Etrafımızdaki göremediğimiz alemler var. Dinimiz bunlara değinmiş midir, onları neden göremiyoruz?

Tarih: 01.09.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Kur’an’da cinler aleminden söz edilmekte ve onların insanlar tarafından görülmeyecek bir yapıda olduğu vurgulanmaktadır. İlgili ayetin meali şöyledir:

“Muhakkak ki şeytan ve kabilesi, kendilerini görmeyeceğiniz yerlerden sizi görürler.”(Araf, 7/27).

Şeytanın cin kabilesinden olduğunu yine Kur’an’dan öğreniyoruz.(bk. Kehf, 18/50). 

Alimler, cinleri görememe hususunu şöyle açıklamışlardır: Allah, insanların gözlerinde, cinleri görecek bir idrak, bir algılama kabiliyeti vermemiştir. Onun için insanlar onları göremiyorlar. Cinlerin gözlerinde ise, insanları görebilecek bir algılama kabiliyeti yaratmıştır. Bu sebeple cinler insanları görebiliyorlar. Mutezile alimlerine göre, insanların cinleri görmemesi, onların ince, latif bir vücuda sahip olmalarındandır. İnsanların bedenleri kesif olduğundan, cinler tarafından görülebilmektedir.(bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri).

Şunu da belirtelim ki, bazı alimlerin belirttiğine göre, cinler/şeytanlar insanların aklını alamazlar.  Eğer öyle olsaydı, onların en çok düşman olduğu, salih, takva sahibi ve alim olanların aklını alırlardı. Bu durumun mevcut olmaması, onların böyle bir şeye güç yetiremeyeceğinin göstergesidir.

Yine, cinler/şeytanlar, istedikleri kılığa giremezler. Öyle olsaydı, insanların kendi aralarında güvenleri sarsılırdı. Kişi, “Acaba bu benim çocuğum mu, eşim mi? Yoksa bir cin mi?” diye tereddüt edecekti. Böyle bir kargaşalığa ilahî hikmet müsaade etmez. Ancak Allah izin verirse değişik şekillerde bürünerek görülebilirler. (krş. a.g.y).

Çevremizde cin ve melek gibi ruhanîlerin olduğunda şüphe etmemek gerektir. İnsanların amellerini yazan (İnfitar, 82/11), onları takip edip bazı musibetlerden koruyan (Rad, 13/11) meleklerin olduğunu Kur’an’dan öğrenmekteyiz.

Cevap 2:

Melekleri neden göremiyoruz?

Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler. Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Ancak Cenâb-ı Hak peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir. Ayrıca, melekler farklı şekillere girerek görülebilirler.

Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve beş duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları iddiasını gerektirmez. Duyu organlarımızın maddî âlemde kendi dahi hissedemedikleri pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez. Bugün varlığı âletlerle tesbit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde tanıyacaktık.

Biz daha kendi âlemimizdeki tezahürlerin hakikatına vâkıf değilken, Cenâb-ı Hakk`ın yarattığı nâmütenâhî âlemlerdeki nâmütenâhî hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz?

Demek ki bir şey`i gözle görememek, o şey`in yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şey`in vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz. İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Bir insana görevlendirilmiş kaç tane melek vardır? 

Melek, cin ve şeytanların temessülü hakkında bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun