En ağır imtihanlar, peygamberlere gelirse, bazı insanlar neden daha ağır belalar çeker?

Tarih: 24.06.2015 - 00:48 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Biz şuna inanırız: İmtihanın şiddeti önce peygamberlere, sonra sahabelere sonra evliyalara göre silsile halinde azalır. Yani en ağır imtihan yükünü peygamberler çeker.
- Peki, geçenlerde internette gördüm: Bir kadın, dünyanın en çirkin kadını seçilmiş. Ve bu kadın için yorumlarda, ''Yakılmalı!'' denilmiş. Bu kadın kaç defa intihar etmeyi düşünmüş ve hep vazgeçmiş. Şimdi hiç bir peygamber çirkin değildir, hepsi de azası tam ve güzeldirler. O halde (haşa) bu kadın ve bu kadının durumundakiler, peygamber kadar, (haşa belki daha fazla, çünkü hiçbir peygamber çirkin değil.) ağır bir imtihan mı yaşıyorlar?
- Birkaç cümleyle değil, uzunca ve tatmin edici bir izah istiyorum sizden...

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konuyu birkaç madde halinde açıklamakta fayda vardır.

a) İnsanların algılarıyla işlerin karıştığı bir dünyada yaşıyoruz. Aslında hiçbir insan gerçekte çirkin değildir. Hepsinde de Allah’ın bir çeşit sanat eseri tecelli etmiştir. Ve bu sanat itibariyle çok da güzeldir. İnsanlar, o kadın hakkında ileri-geri konuşmamış olsalardı, o kadın böyle bir sendrom yaşamazdı.

Nice insanlar gaddarca işkence görüp öldürülüyor. Bunların imtihanı bu kadınınkinden çok daha zordur.  

Demek ki meseleye bu pencereden bakmak hatalıdır.

b) Hadislerde ifade edilen asıl husus, peygamberlerin hayat boyu karşılaştıkları maddi-manevi belalar ve musibetlerdir. Ki, burada imtihanlar söz konusudur. Çünkü BELA kavramı imtihana işaret eder.

Buna göre, peygamberlerin ve evliyaların gördükleri musibetler, belalar, onların iç dünyalarını şiddetli bir imtihan alanına çeviriyor. Başkasının aynı konuda çektiği yüz gramlık sıkıntıya mukabil onlar bin gram sıkıntı çekerler.

c) Bunu şöyle açıklayabiliriz:

Her insanın iç kalbinin müteessir olma durumu, o kalp sahibinin taşıdığı şerefin boyutuyla orantılıdır. Peygamberler ve onları takip eden evliyalar, insanların en şerefli kesimidir.

Bu sebeple, denilebilir ki, insanlar tarafından onlara karşı yapılan bir gram saygısızlık, başkalarına yapılan bin gram saygısızlıktan daha çok etki yapar. Bu etkiye dayanmak için o nispette büyük bir sabır gerekir.

İşte onların gösterdiği bu sabır imtihanlarının büyüklüğünün bir göstergesidir.

d) Bununla beraber, hadisteki hüküm, genel bir kuraldır. Yani prensip olarak peygamber olanlar, peygamber olmayanlardan daha fazla musibet ve sıkıntı çekerler. Bazı insanların aynı oranda bir musibete maruz kalması, bu hükme aykırı değildir. Çünkü, “Her genelin bazı istisnaları vardır.” kuralı burada da geçerlidir.

- Keza, daha aşağı bir mertebede olan bir kimsenin daha yukarı bir mertebede olan bir kimseden bir iki noktada daha üstün olması, o yukarıdaki mertebede bulunan kimsenin % 98 oranındaki üstünlük ölçüsü olan faziletlerine ters değildir.

Bunun gibi, bazı kimselerin bazı yönlerden peygamber ve evliyalardan daha  fazla meşakkat ve sıkıntı çekmeleri, umum peygamberler hakkında geçerli olan büyük sıkıntıların varlığını mizandan düşürmez.

e) Şu hadis-i şeriften de peygamberlerin aynı musibetten diğer insanların iki kat sıkıntı çektiklerini görmek mümkündür:

Abdullah b. Mesud anlatıyor:

“Bir  defa Hz. Peygamberin yanına girdim, kendisi sıtmaya yakalanmıştı. Elimi vücuduna dokundurdum ve: ‘Gerçekten şiddetli bir sıtma nöbetine tutulmuşsunuz.’ dedim.

'Evet, sizden iki kişinin çekebileceği kadar ıstırap çekiyorum.' buyurdu.” (Buhârî, Merdâ 3, 13, 16; Müslim, Birr 45)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun