Emeviler, ismi Ali olan çocukları katletti mi?

Tarih: 30.04.2026 - 21:46 | Güncelleme:

Soru Detayı

Şiiler, Emevilerin ismi Ali olan çocukları katlettiğini iddia ediyorlar ve buna delil olarak şu rivayeti getiriyorlar:

“Emeviler yeni doğan çocuklardan kime ‘Ali’ ismi verilse onu katlediyorlardı. Bu yüzden Rebâh da oğluna ‘Uley’ adını verdi.” (Zehebî, Siyer, 7/411-412)

İmam Zehebî başta olmak üzere muhaddislerimizin bu (ve varsa benzer) rivayetlerin sıhhatleri hakkında beyanları nedir?

İlaveten, Şiilerin iddialarını aksi bir delille çürütmek için Emevilerde ismi Ali olan meşhur kişiler var mı, mesela bir veliaht? Ayrıca rivayette ismi geçen Rebâh isimli kişi kimdir? Hayatı hakkında malumat verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Uley b. Rebâh, Hicrî 15 (636) yılında Mağrib’de doğdu. Babası Rebâh’ın sahabi olduğuna dair rivayet güvenilir bulunmamıştır. Onun Resul-i Ekrem zamanına yetiştiği, fakat Hz. Ebû Bekir devrinde Mısır Valisi Mukavkıs’a elçi olarak gönderilen Hâtıb b. Ebî Beltea vasıtasıyla Müslüman olduğu anlaşılmaktadır.

Uleyy’in Hz. Muâviye b. Ebû Süfyân’a elçi olarak gittiği ve babasıyla birlikte ona biat ettiği zikredilmiştir. (Buhârî, et-Târîhu’l-kebîr, 6/274)

“Alicik” anlamındaki “Uley” adı bazı kaynaklarda “Ali” şeklinde de geçmektedir.

Şiî kaynaklarda zaman zaman Emevîlerin, “Ali” ismi verilen çocukları öldürdüğü iddia edilmekte ve buna delil olarak bazı rivayetler ileri sürülmektedir. Bu rivayetlerden biri, Şemseddin ez-Zehebî’nin Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ adlı eserinde zikrettiği bir haberdir.

Söz konusu rivayette, Emevîlerin “Ali” ismini taşıyan çocukları öldürdüğü, bu sebeple Rebâh’ın oğluna “Uley” adını verdiği ifade edilmektedir.

Zehebî bu tür eserlerinde her rivayeti sahih kabul ederek değil, bazen sadece nakletmek için de zikreder. Kendisi birçok yerde rivayetleri ayrıca tenkit eder. Bu nedenle ilgili rivayeti delil alarak hüküm çıkarmak doğru olmaz.

Nitekim bu rivayet hem sened hem metin bakımından ciddi problemler içermektedir:

1. Sened yönünden

Rivayette geçen bazı râviler, örneğin Abdurrahman b. Süveyd b. Saîd, tanınmamaktadır.

Muhammed b. Muhammed el-Kerhî hakkında cerh ve ta‘dil âlimlerinin değerlendirmesi yoktur.

Muhammed b. İbrahim et-Tarsûsî de güvenilir kabul edilmemiştir.

Bu sebeplerle rivayet, usul açısından çok zayıf kabul edilir.

2. Metin yönünden

Böyle büyük bir zulüm söz konusu olsaydı, bu durumun çok sayıda tarih ve hadis kaynağında yaygın şekilde yer alması gerekirdi.

Oysa böyle bir uygulamaya dair güvenilir ve yaygın bir nakil bulunmamaktadır.

Ayrıca o dönemde “Ali” ismini taşıyan çok sayıda âlim ve şahsiyetin bulunması, iddianın genellenemeyeceğini göstermektedir.

Uley b. Rebâh meselesi

Rivayette adı geçen Uley b. Rebâh tâbiîn neslindendir.

Hicrî 15 (636) yılında doğmuştur ki bu tarih Hz. Ömer dönemine rastlar.

Bu durum, onun isminin Emevîler sebebiyle değiştirildiği iddiasını tarihî açıdan geçersiz kılar; zira Emevî Devleti henüz kurulmamıştır.

Ayrıca İbn Hibban’ın belirttiğine göre, “Uley” şeklindeki isimlendirme Emevî baskısından değil, Hz. Ali’ye karşı kinlerinden ötürü “Ali” isminin küçültülmüş manasını vermek isteyen Şam bölgesinin bir geleneği olduğu içindir. Hatta bu zat dahi “Kim bana “Ali” dese ona hakkımı helal etmem” dediği rivayet edilir. (bk. Meşahiru ulemai’l-Emsar, 197)

Emevîlerde Ali isimli meşhur kişiler var mı?

Evet, vardır. Bu da “Ali ismi sistematik olarak yasaktı / öldürülüyordu” iddiasını çürütür.

En dikkat çekici örnek: Ali b. Yezid, Yezid b. Muaviye’nin oğludur. Yani doğrudan Emevî hanedanına mensup bir şehzadedir yani veliaht konumundadır. (Belâzürî, Ensab, 9/190)

İsminin “Ali” olması, hanedan içinde bile bu ismin kullanılabildiğini açıkça gösterir.

Ayrıca genel olarak tâbiîn ve sonraki nesillerde “Ali” ismi yaygın şekilde kullanılmaya devam etmiştir. Eğer iddia edildiği gibi sistematik bir katliam veya yasak olsaydı, bu ismin toplumda yaygın kalması mümkün olmazdı.

Bu tür somut örnekler, iddianın genelleme niteliği taşıdığını göstermektedir.

Özetle:

Emevîler içinde bile “Ali” ismini taşıyan şahısların bulunması, rivayetin senedinin zayıf olması ve tarihî gerçeklerle çelişmesi, “Emevîler ‘Ali’ ismini taşıyan çocukları sistematik olarak öldürüyordu” şeklindeki iddianın ilmî açıdan geçerli olmadığını göstermektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun