Ebû Hanife’nin içtihad sistematiği nasıldı, içthatlarının kaynaklarına nasıl ulaşılabilir?

Tarih: 13.11.2014 - 09:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hanefi mezhebinin vediği hükümlerin neye dayandığını bulamıyorum. Yani verdiyi hükmü hangi hadise dayandırmış?
- Bu konuda hangi kitaplar var, Türkçe'ye tercüme edilmiş midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Ebû Hanife’nin içtihad metodu ile ilgili rivayetler incelendiğinde, onun kitap ve sünnet başta olmak üzere konuyu aklî ve naklî boyutlarıyla ele aldığı ve her bir hüküm ile ilgili delillerden nasıl hükme ulaşıldığını tartıştığı ve bir neticeye vardığı görülecektir.

Ebû Hanife’nin içtihad sistematiği, Hz. Ömer’in yaptığı gibi bir komisyon içtihadı idi. Ebû Hanife’nin değişik ilim dallarında uzmanlardan oluşan bu meclisinde, bir gün bir meselede kıraat ilmi ile ilgili talebesi gelmeyince, o gelinceye kadar ilgili meselede hüküm vermeyi ertelemesi meşhurdur.

Ancak Ebû Hanife’nin fetvalarının nakledildiği İmam Muhammed’in eserlerinde her fetvanın delili zikredilmemiştir. İmam Ebû Hanife’nin vefatından sonra aynı metodolojiyle içtihat yapacak âlimlerin yetiştirilebilmesi için, onun içtihat ilkelerinin netleştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkınca, bu büyük imamın talebeleri ve onların yetiştirdiği Hanefi âlimler yoğun bir arayış içine girdiler.

Bu kapsamda öncelikle kendisinden nakledilen içtihatlar arasındaki sistematik bütünlüğü sağlayan içtihat ilkelerini tespit edebilmek için, benzeri düzeydeki teklîfî hükümleri çeşitli açılardan karşılaştırma işine ağırlık verdiler. Bu çalışmalarda İmam Ebû Hanife’nin fıkıh akademisinde yetişmiş İmam Ebû Yusuf (v.182) ve İmam Muhammed (v.189) gibi birinci nesil ve İsa b. Eban (v.221) gibi ikinci nesil imamların verdiği bilgiler birinci el kaynak olmuştur.

İşte Hanefi fıkıh usulü kitaplarındaki hadîslerle ilgili tasnif ve kriterler, İmam Ebû Hanife’nin içtihat sistematiğini ortaya çıkarabilmek için yapılan bu çalışmalar sonucu ulaşılan tespitlerdir.

Güvenilir tarih kaynaklarında İmam Ebû Hanife’nin özellikle hadîs dersi aldığı hocaları arasında, Ata b. Ebî Rebah, Zeyd b. Ali, Şa’bi, Tavus, İkrime, Katade, Nafi, Zühri, Simak b. Harb ve Hammad b. Ebi Süleyman başta olmak üzere yüz civarında büyük tâbiûn âliminin ismi geçmektedir. Bazı kaynaklarda ise Ebû Hanife’nin yüzlerce tâbiûn âlimiyle görüşüp hadîs aldığı bilgileri yer almaktadır.

Ebû Hanife, Kufe’deki tâbiûn âlimlerinin bilgi birikimini elde etmede en fazla, Hammad b. Ebî Süleyman’dan faydalanmıştır. Onun Hammad b. Ebî Süleyman’ın derslerine hiç aksatmadan yaklaşık yirmi yıl kadar devam ettiği bilinmektedir. Hattâ onun bu hocasından iki bin civarında ahkâm hadîsi yazdığı bilgisi de güvenilir kaynaklarda yer almaktadır.

İmam Ebû Hanife, Ehl-i Beyt imamlarının hadîs birikimlerine de vâkıf olmuştu. Bu kapsamda onun Zeyd b. Ali ile uzun süre yakından görüştüğü ve kendisinden hadîs dinlediği bilinmektedir. Onun tahsil hayatında Hammad b. Ebî Süleyman ve Ata b. Ebî Rebah gibi, Zeyd b. Ali de çok özel bir yere sahiptir. Ayrıca tarihî kaynaklarda onun hac esnasında Ehl-i Beyt imamlarından İmam Muhammed Bâkır ve İmam Cafer Sadık ile de görüşüp bazı fıkhî konuları müzakere ettikleri bilgisi yer almaktadır.

Bütün bunların ötesinde onun çok yönlü yetişmesinde tahsil hayatı gibi, derslerinin de etkili olduğu dikkatten uzak tutulmamalıdır. Zîrâ onun dersleri uzun süreli müzakerelere sahne oluyordu. Bu esnada öğrencilerinin görüşlerini en ince ayrıntılarına kadar dinler, bu görüşlerle kendi görüşünü çeşitli açılardan karşılaştırırdı.

Hattâ onun özellikle hayatının son yıllarında, çeşitli ilim dallarında uzman kırk civarında seçkin öğrencisinden oluşan akademi benzeri bir ilmî yapılanma gerçekleştirdiği biliniyor. Bu uzman grup arasında hadîs alanında derinleşmiş birçok öğrencisi de vardı.

Görülüyor ki onun aktif tahsil hayatı ömrünün sonuna kadar devam emişti. (bk. Beşir Gözübenli, İmam Âzam Ebû Hanife'nin İçtihat Sistematiğinde Sünnet ve Hadis, Yeni Ümit, Sayı: 88, Nisan-Mayıs-Haziran – 2010, Yıl: 23)

Cevap 2:

Hanefî mezhebinin içtihatlarının kaynağı olan hadisleri ve diğer rivâyet delillerini ihtivâ eden eserlerden üç tanesi şunlardır:

1. Şerhu Ma’âni’l-Âsâr.

Ebû Ca’fer Ahmed b. Muhammed et-Tahâvî (v.321/933)’ye âittir. Bu eser İbrâhîm Şemseddîn’in dört ciltlik tahkîkli baskısındaki rakamlandırmaya göre 7.325 adet, Yusuf Abdurrahman el-Mar’aşlî’nin rakamlandırmasına göre ise 7.467 adet İmâm Tahâvî’nin senedleriyle rivâyet ettiği hadîsi içermektedir.

Bu eser Beşir Eryarsoy’un tercümesiyle yedi cilt olarak Türkçeye de kazandırılmıştır. (Bekâ Yayınları 2009)

Buhârî Şârihi Hâfız Bedruddîn el-Aynî (v.855/1451) bu eser üzerine iki büyük şerh yazmıştır. Bunlardan ilki ve en büyük olanı "Mebâni’l-Ahbâr fî Şerhi Me’âni’l-Âsâr" ismini taşımaktadır. İkinci şerh ise ilkinin bâzı ilaveleriyle birlikte bir nevî ihtisâr ve tehzîbi mâhiyetinde olan "Nühabu’l-Efkâr fî Tenkîhi Mebâni’l-Ahbâr"dır. Nühabu’l-Efkâr yakın bir târihte Ebû Temîm Yâsir İbrâhîm’in tahkikiyle neşredilmiştir. Ardından Seyyid Erşed el-Medenî’nin tahkikiyle -daha evvel Hindistan’da tabedilmiş olan baskısının-  yirmi üç cilt olarak ikinci bir neşri gerçekleşmiştir.

Şerhu Me’âni’l-Âsâr, hem mâlikî kâdîsı İbn Rüşd ve hem de Hanefî fakihi muhaddis Hâfız Zeyleî gibi iki büyük âlim tarafından ihtisâr edilmiştir. Her iki muhtasar da el yazması hâlindedir.

2. Ukûdu’l-Cevâhiri’l-Münîfe fî Edilleti Mezhebi Ebî Hanîfe.

Hâfız Muhammed Murtazâ ez-Zebîdî (v.1205) Hanefî ulemâsının istidlâl ettiği hadislerden Kütüb-ü Sitte’de bulunanları Sünen bablarına göre tertîb ederek oluşturmuştur.

3. İ’lâu’s-Sünen.

Zafer Ahmed el-Osmânî et-Tahânevî (v.1394)’nin Hanefî mezhebinin istidlâl ettiği 6.123 adet hadîsin tahrîcini, istinbât vecihlerini, muhâliflerin delilleri ile karşılaştırma ve münâkaşasını ihtivâ eden eseridir.

Mukaddime ve fihristleriyle birlikte yirmi cilt olarak basılmıştır. (Dâru’l-Fikr, Beyrut 1421/2001)

Türkçeye çevirisi Misvak Neşriyat tarafından hâlen gerçekleştirilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun