Dünyevi isteklerden kurtulup Allah'ın rızasını aramaya nasıl yönelebilirim?

Dünyevi isteklerden kurtulup Allah'ın rızasını aramaya nasıl yönelebilirim?
Tarih: 28.10.2021 - 09:13 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kişi sevdiğiyle beraber olmak ister. Sevgili olanlar da uzun ömürlü olanları tercih eder.

Buna göre, insanın Allah’a ve ahiret gününe imanı ne kadar kuvvetli olursa o nispette Allah’ın rızasını kazanmaya çalışır ve buna engel gördüğü dünyevi gayrimeşru isteklerden de vazgeçer. Çünkü Allah bir yâr-ı bâkidir, onun yolunda yapılan her şey de onun ebedi kılmasıyla bakileşir.

İkinci sevgili olan dünyanın ömrü kısa, lezzetleri az, çileleri çoktur. Özellikle bu gayrimeşru sevginin ebedi ahiret yurdunda cezası vardır.

Dünyada ve ahirette bahtiyar olmanın bir yolu, insanın kendini bu dünyada Allah’ın bir misafiri ve askeri olarak görmesi, dünyayı da Allah’ın bir misafirhanesi ve kışlası olarak bilmesi ve ona göre hareket etmesidir. Bu bilinç ve şuur ne kadar yerleşirse, o kadar çabuk Allah’ın rızasına ulaşabilir.

Bu gerçeği Bediüzzaman Hazretleri şöyle dile getirir:

"Görüyorum ki, şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de izan etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına daimî bir elmasın fiyatını vermez; istikamet ve lezzetle hayatını geçirir."

"Evet, dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye ise,gayet sağlam elmaslar kıymetindedir."

"İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hâkezâ şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek demektir." (Mektubat, Dokuzuncu Mektup)

Dünya bir misafirhane, ama askeri bir misafirhane. Birtakım kaide ve kuralları var. Ona uymak lazım, uymadığın zaman cezası var, onu çekersin. Bir düzen var, ona uyacaksın. Askerin vazifesi emir dairesinde hareket etmektir. Askere giden insan bilir ki, burada belli bir süre kalacak, sonra evine barkına, anasına, babasına kavuşacak. Yani geçici bir süre burada kalacak.

İnsan, ilahi emir dairesinde çalışmalı ve kulluk vazifesini yerine getirmekle mükellef bir asker gibi olmalıdır. Ve bu asker, dünya kışlasında misafir; terhis oluncaya kadar orada kalacak. Kendini asker ve misafir bilen bir insan, dünya kışlasına gönlünü bağlamaz. Askerin vazifesi, emir dairesinde hareket etmek ve ücretini ancak Sultanından beklemektir.

Böyle bir insan, talim vazifesini aksatmadan yürütür ve terhis olacağı günü merakla bekler. Ne asker arkadaşlarından ayrılmanın elemini çeker ne de dünyadan ayrılacağına üzülür. İlahi emirler dairesinde bir ömür geçirir. Allah için çalışır, Allah için sever ve Allah için düşmanlık eder. “İnna lillah” sırrına erer.

Şu halde:

"Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır.

Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.

Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.

Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.

Hem madem ne iyilik ve ne fenalık, cezasız kalmayacaktır. Hem madem لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur.

Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.

Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır."

"Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, malayani şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin." (Mektubat, On Altıncı Mektup)

Bu tefekkür sistemi, imanla parlar, iyi amellerle yeşerip serpilir. Bu rotayı takip edenler “çoktan Üsküdar’ı geçmişler.”

İlave bilgi için tıklayınız:

Dünya sevgisi hakkında farklı değerlendirmeler yapılıyor. Bazıları ...

Allah rızası için evladı sevmek, arkadaşı sevmek, anne babayı ...

Allah sevdiği kuluna, dünyanın fani olduğunu anlamasını, üstün bir ...

İhlas tam olarak nedir; ihlas nasıl kazanılır?

Ameller niyetlere göredir, deniliyor. Buna göre iyi niyetle yapılan ...

Niyete göre sevap değişir mi? En iyi niyet hangisidir?

İşlediğim günahların etkisinden kurtulup Allah'ın rızasını nasıl ...

Amelde Allah rızasını gözetmek hakkında bilgi verir misiniz ...

İslam her şeyi Allah rızası için yapmamızı emreder mi?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun