Cemre ismi caiz mi?

Tarih: 07.03.2026 - 01:47 | Güncelleme:

Soru Detayı

Peygamber efendimizin ismi Cemre olan birinin ismini Cemile yaptığını duydum, doğru mu, Cemre ismi caiz değil mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Peygamber (asm) Efendimizin Cemre ismini Cemile olarak değiştirdiğine dair sahih hadis kaynaklarında bir bilgi bulamadık.

Peygamberimiz, isyan esen kız anlamına gelen Asıye ismini güzel kız anlamına gelen Cemile ile değiştirmiştir. (Müslim, Edeb, 14; Tirmizî, Edeb, 66)

Not: En hayırlı dört kadından biri olduğu bildirilen Hz. Asiye’nin ismi ise, ayın harfiyle olan ve isyan eden anlamına gelen Asıye değil, elif harfiyle sağlam bina, direk, sütun, lider ve üzgün gibi anlamlara gelen Asiye’dir.

Cemre ismi caiz mi?

Yahya b. Said’in anlattığına göre Hz. Ömer bir adama: “İsmin nedir” diye sormuş, adam da “Cemre (Kor ateş)” demiş, “Kimin oğlusun” diye tekrar sormuş, adam: “İbnî Şihab (Alevoğlu), deyince; “Kimlerdensiniz” demiş, adam: “Humkâlardan (Ahmaklardan)” “Eviniz nerede” diye sormuş, “Hirretu’n-Nâr’da (Hararetli ateş)” cevabını almış, “Hangisinde” demiş, Zatı Lezâ’da (Şiddetli alev)” cevabını almış. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra): “Bu kadar olumsuz isimle senin ocağın batmış” siye cevap vermiştir. (bk. İbn Şebbe – Târîḫu’l-Medîne, 2/753)

Buna göre Cemre ismi yerine daha uygun bir isim verilebilir.

Güzel İsimler, mekruh isimler, haram isimler ve mübah isimler nelerdir?

İslam’da çocuğa ad seçme ve ad koyma hakkı babaya aittir. Baba ölmüş veya hukukî tasarruflarda bulunmaktan menedilmişse bu hakkı anne kullanır. Doğumundan önce babası vefat eden Hz. Peygamber (asm) efendimizin adı annesi tarafından Muhammed olarak seçilmiş ve bu ad dedesi tarafından konulmuştur.

Çocuğa ad seçilirken gayet titiz davranılması gerektiğini belirten Hz. Peygamber, “Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla, hem de babalarınızın adıyla çağrılacaksınız; bu sebeple kendinize güzel adlar koyun” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb, 61)

İslâm hukukçuları bu nevi hadisleri dikkate alarak ad seçimi ile ilgili bazı hükümler tespit etmişlerdir.

Müstehap adlar

Söyleniş ve mana güzelliği taşıyan, Allah dostlarını hatırlatan adlardır.

Hz. Peygamber (asm);
- Allah’a kulluğu ifade eden Abdullah ve Abdurrahman gibi isimlerin Cenab-ı Hakk’ı memnun edeceğini söylemiş (bk. Buhârî, Edeb, 105-106),
- çocuklara peygamber adlarının verilmesini tavsiye etmiş (bk. Buhârî, Edeb, 109, 61)
- ve kendi adının da -künyesiyle birlikte olmamak şartıyla- alınabileceğini ifade etmiştir (bk. Müslim, Adab, 1)

Efendimizin bu tavsiyeleri Müslümanlar arasında bu nevi isimlerin geniş çapta yayılmasını sağlamıştır. Türkler Hz. Peygamber’e karşı duydukları derin hürmet ve sevgi sebebiyle, onun adını aynen almayı bir nevi saygısızlık kabul etmişler ve Muhammed adını Mehmed şeklinde söylemeyi uygun görmüşlerdir. Yine ona nisbet edilen Ahmed, Mahmud, Hâmid ve Mustafa adlarının Müslümanlar arasında çok yaygın olduğu bilinmektedir.

Haram Adlar

Allah’tan başkasına kulluk manası taşıyan isimleri ad olarak koymak haram sayılmıştır. İslâm’ın mukaddes saydığı şeylere kulluk mânası taşıyanlar da böyledir. Nitekim Hz. Peygamber, Abdülkabe (Kabe’nin kulu) adlı birinin ismini değiştirmiştir. Cenâb-ı Hakk’a mahsus olan isimlerin, “abd” kelimesiyle birlikte olmayarak insanlar için kullanılması, zahirî manada da olsa tevhid inancını zedeler mahiyette görüldüğünden tasvip edilmemiştir. Arap olmayan Müslümanların Rauf, Kadir vb. isimleri kullanmaları, Abdürrauf, Abdülkadir terkiplerini telaffuz etmenin güçlüğünden kaynaklanmış olmalıdır. Arapların Abdullah yerine Abduh adını kullanmasına benzeyen bu isim kısaltması tevhid inancını zedeleyici bir mahiyet taşımaz.

Mekruh Adlar

Hz. Peygamber, putperestliği andıran ve İslâm adabına uymayan adların değiştirilmesini tavsiye etmiş, kendisi de “isyankâr” anlamına gelen Âsıye (عاصية) adındaki bir kızın ismini Cemîle, “elem, keder” anlamına gelen Hazn adlı bir sahabînin adını da Münzir olarak değiştirmiştir.

Peygamberimizin hanımlarından olan Zeyneb’in ve ayrıca Ümmü Seleme’nin kızı Zeyneb’in adları Berre idi. Resulullah “cömert, dürüst, itaatkâr” demek olan bu ismin bir insanın kendini tezkiyesi anlamına geldiğini söyleyerek onlara Zeyneb adını vermiştir.

Ayrıca Firavun, Karun gibi zalimlerin adlarını almayı da menetmiştir. Tâhâ, Yâsin gibi bazı sûrelerin başında bulunan harfleri isim olarak kullanmak da hoş karşılanmamıştır.

Hz. Peygamberin bazı isimleri umulan iyiliklere işaret sayması sebebiyle olmalıdır ki Türk toplumunda çocuğu yaşamayan bazı aileler son doğan çocuklarına Yaşar, Dursun, çok çocuğu olanlar sonuncusuna Yeter, Songül, yalnız kız çocuklarına sahip olanlar da Döndü, Döne gibi adlar koyarak tefeül etmişler ve bu manaların çocuklarında gerçekleşmesini arzulamışlardır. Bunda herhangi bir mahzur görülmemiştir.

Mubah Adlar

Haram ve mekruh sayılan adların dışında kalan isimler mubah sayılır. Cebrail, Mikail gibi melek isimlerinin alınması mubah sayılmış, ancak İmam Mâlik’in bunu uygun görmediği rivayet edilmiştir. Allah’a mahsus isimlerden olmakla beraber kullarda da bulunması arzu edilen adil, nasır, cevad gibi vasıfların yalnız başına ad olarak alınması mubahtır.

Milliyet bakımından Arap olmayan Müslüman kişilerin adları da İslâm inanç ve ahlâkına ters düşmedikçe değiştirilmemiştir. Selçuk, Alparslan gibi adlar bu kabildendir. Karahanlı Sultanı Satuk Buğra Han Müslüman olunca Abdülkerim, oğlu Baytaş da Mûsâ adını almışlardır.

Bugün Müslümanlığı kabul eden herkes, kendisine Müslüman muamelesi yapılması isteği ve gayri müslimlere benzememe düşüncesiyle adını değiştirmekte ve bir Müslüman adı almaktadır.

Birden fazla ad koymak sakıncalı mı?

Hz. Peygamber’in birden fazla adının bulunduğunu bizzat belirtmesi, bir kimsenin birden fazla adının olabileceğini göstermektedir. (bk. Buhârî, Menakıb, 17)

İsim kkoyarken ezan ve kamet okumak sünnet mi?

Çocuğa ad koyarken, Peygamberimizden rivayet edildiğine göre, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunur.

Nitekim Hz. Peygamber’in, torunu Hasan’ın adını koyarken kulağına ezan okuduğu bilinmektedir. (bk. Tirmizî, Eḍâḥî, 16)

Böylece çocuğun kulağına ilk defa İslâm’ın şiârı olan kelime-i tevhid ile birlikte kendi adı söylenmiş olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun