Sizin En İyileriniz Zamanımda Yaşayanlarınızdır


Halbuki, Buharide de geçtiği üzere Rasulüllah (SAV) İmran b. Husayndan gelen bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır:

“Sizin hayırlılarınız zamanımda yaşayanlarınızdır. Sonra zamanımda yaşayanlara yakın olanınız, sonra onlara yakın olanlardır” buyurdu. İmran (RA) dedi ki: “Rasulüllahın bunlara yakın olanlardır diye iki defa mı yoksa üç defa mı zikrettiğini hatırlamıyorum”. (Rasulullah (SAV) sözüne devam ederek:

“Sonra öyle kimseler gelir ki, kendilerinden şahitlik istenmediği halde şahitlik ederler. Hıyanete devam ederler onlara güvenilmez. Nezrederler (söz verirler) nezirlerini yerine getirmezler. (yiyip içmek, dünya hayatında rahat yaşamaktan başka düşünceleri olmadığından) onlarda şişmanlık görülmeye başlar.” (Cevâhîrul-Buharî, s. 230, (Kitabus-şehadat 9. 378. hadis); Sunenun-Neseî, VIII, 94; Sunenu İbn-i Mâce II, 137 (no 3957) 1346; (no: 4053-4054); Sahîhul-Buhârî, VIII, 94).


Aynı hadis-i şerifin benzeri başka hadisler de vardır. Meselâ “hayrul - kurûni karnî” hadisi de mütevatir bir hadistir. Buharinin 25. kitabının 62. babında da,

“İnsanların en iyileri benim asrımdakilerdir. Sonra onları takib edenler, sonra onları takib edenler” (Benzer hadisler için bk. Sahîhu Müslim hadis no: 210, 215; Ebû Davud, 39. kitab, bab 39; Sunenu Tirmizi 31. kitab, bab 45; Râmûzul-Ehâdîs, 1937, 3501. hadis).


İbn-i Abbas (RA) Rasulüllah (SAV) tarafından, sahabelerden sonra gelen ve fazilette onların takipcileri olan tabiine, sahabelerin bir saatlik ameline bir ömürde yetişilemiyeceğini ihtar ettiğine göre, daha sonraki insanlar, ibadetlerinde zikir ve tesbihlerinden faydalanmada onlara nasıl yetişebilecektir.


Ayrıca bu hadis-i şeriflerde zamanın geçmesi ile sahabe asrındaki manevi atmosferin değişeceği insanların ideallerinin farklılaşacağı açıklanmakta, zamanla zihinlerin kalplerin, latifelerin dünya hayatına, yöneleceği belirtilmektedir. (Bu hususla islam anlamada ictihadda sahabelere, yetişilemiyeceği konusu arasında irtibat kurulmalıdır); Ayrıca bk. es-Savâikul-Muhrika s. 211, Sübulüs-Selâm IV, 127, Şerhul-Akîdetit-Tahâviye s. 467; Hâşiyetul-Kestellî, Alâ Şerhil-Akâid s. 177, Şerhul-Makâsıd V, 318-319).

Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun