Sonraki Sahabeler Uhud Dağı Kadar Altını Sadaka Vermekle Öncekilerin Bir Müddüne Ulaşamazlar

Sahabenin amellerinin sevabının çokluğuna sevap ve fazilete yetişilemiyeceğine dair şu benzer hadisleri de hatırlamak gerekir. Rasulüllah (SAV) Buhari, müslim, İbn-i Hıbban, Beyhaki ve daha birçok kaynakta geçen bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur:

“Ashabıma sebbetmeyiniz, (hakaret etmeyiniz) sizden birisi uhud dağı kadar altın infak etseydi ashabımdan (birinin verdiği yarım müdde ulaşamazdı.” (Ayrıca bk. Ebû Davud et-Tayâlisinin müsnedi, hadis no: 21, 83, Sunen-i Ebî Davud 39. Kitab. bab 10; Sahîhut-Tirmizi Hadis no, 2165; Kenzul-Ummâl hadis no: 32469; Ashab-ı Kirâm Hakkında Müslümanların Nazih İtikadları, s. 105-106; Şerhul-Akidetit-Tahâviye, s. 468-469; es-Savâikul-Muhrika s. 211; Haşiyetul-Kestelli alâ Şerhil-Akâid s. 187; Muhammed, s. 403; Tarihîhul-Hamîs, II, 97).

Hadisin Buharide geçen şekli de şöyledir:

“Ashabıma sebbetmeyiniz sizden birisi uhud dağı kadar sadaka vermiş olsa onlardan birinin bir müd, yarım müd sadakasına ulaşamaz.” (Sahîhul-Buharî (Fezail-i Ashabı Nebi) IV, 195; Ayrıca bk. Râmûzul-Ehâdîs, 1937. hadis; Ayrıca bk. Hayatus-Sahâbe II, 559 (Abdurrahman b. Avfla ilgili olarak).)

Bu iki hadis-i şerif de birincisinin manasını ihtiva etmektedir. Rasulüllah (SAV) daha sonra müslüman olan sahabelerine, ilk müslüman olan sahabelerine yetişemeyeceklerini ihtar etmektedir.


“Seb, bir kimseyi kendisinde bulunan bir şey ile zemmetmektir (Ashab-ı Kiram Hakkında s. 79). Sahabelerin de hataları olabilir. Fakat onların hatalarına bakarak onları tahkir etmek, onları hoşlanmayacakları şekilde anmak, hürmet duyguları içinde olmamak hoş değildir (Bk. Şerhul-Makasid, V, 303 vd; es-Savâikul-Muhrika s. 210 vd, Hâsiyetul-Kestellî, s. 187 vd, Şerhul-Akîdetit-Tahâviye, s. 467-468; el-Mufredât s. 220). Bir de onların sevaplarına, yaptıkları amellerin faziletlerine bakarak kendilerini değerlendirmek gerekir. Böylece derecelerinin ne kadar yüksek olduğu anlaşılacaktır.


Burada bizzat Rasulüllah (SAV) onların hoşa gitmeyen bir hatasını dile pelesenk ederek, onları tenkidkarâne değerlendirmenin, onlara tavır almanın yerinde olmadığını açıklamaktadır. Çünkü saff-ı evvel olan sahabelerin ve sahabeler içindeki ilk saffın amellerinin sevabı, fezail-i uhreviyeleri çok büyüktür. Hatta, sonraki sahabeler, uhud dağı kadar altın sadaka etseler, ilklerin bir müddüne (Müd: Iraklılara göre iki rıtıllık bir ölçek. (832 gr.)) veya onun yarısına sevap bakımından yetişemez. Çünkü, ilklerin çektiği sıkıntı, meşakkat, tehlikeli durum, islamın ilk zamanlarında küçücük bir hizmeti pek büyük kılmıştır.

Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun