Sahabelere İbadetlerde Yetişilemeyeceğine İşaret Eden Hadis-i Şerifler

1) Onların Bir Saatlik Ameli Sizden Birinin Bir Ömürlük Amelinizden Hayırlıdır:

“Muhammedin (SAV) ashabına seb (hakaret) etmeyiniz. Çünkü onlardan birinin bir saatlik ameli, sizden birinizin bir ömürlük amelinden daha faziletlidir.” (el-Askalânî İbnu Hacer, el-Metâlibul-Âliye, Beyrut ty. IV, 46; Ayrıca bk. Sunenu İbn-i Mâce II, 1334; (Bela katlandıkca ücretin katlanacağı, karşılığın büyüklüğünün belanın büyüklüğü nisbetinde olacağı, dindarların, dindarlığı nisbetinde belalara maruz kalacağı); Tefsîrul-Kuranil-Azim II, 47 (Allah Rasulüne hizmetin önemi) II, 45. Çığır açma yönünden sahabeler.)

İbn-i Macenin “Fezail-i Ashâb-ı Nebi” ünvanı altındaki onbirinci babında, aynı hadisi şerifin bir benzeri daha geçmektedir. Nüseyr b. Züğlûkun bildirdiğine göre Hz. Ömerin oğlu “İbn-i Ömer” şöyle diyordu:

“Muhammed (SAV) in ashabına sebbetmeyin. Onlardan birinin bir saatlik makamı, sizden birinizin bir ömürde yaptığı amelden daha hayırlıdır.” (Sunenu İbn-i Mâce, I, 57 (162. hadis); Tefsîrul Kurânil-Azim, II, 301; Bedirde sahabe oluşun önemi Sunenun-Neseî V, 99-100 (iyiliklere vesile olma yönünden sahabiler, binlerce, milyonlarca kişinin-ahiret açısından-kendisi hesabına yatırım yaptığı kimselere benzerler. Çünkü onlar kendilerinden sonra gelen her müslümanın hayatı boyunca yaptığı iyilikler, kendileri hesabına yazılan kimselerdir. Bu açıdan da onların öldükten sonra da, bir saatte kazandıkları büyük yekun tutacaktır. ve bu devam edecektir.))

Bu hadis-i şerif de mefhum olarak bundan önce ki hadis-i şerifi desteklemektedir. Sahabeler içlerinde bulunduğu tehlikeli şartların, meşakkatlerin, tefekkürle süsledikleri ibadetlerinin tesiri ile az bir zamanda pek büyük makamlara çıkmaktaydılar. Bizzat kendisi sahabe olmuş sahabeliği tatmış ve islamla yoğrulmuş birisi olarak Abdullah b. Ömer (RA) böyle söylüyordu. Ashabın, özellikle Sabıkîn-ı Evvelînin az bir zamanda yetiştiği mertebelere onlardan sonra gelen, fetihten sonraki sahabeler yetişemedikleri gibi, sahabe olmayanların yetişmesi hiç mümkün değildi. Bir ömürde birçok amel yapılsa da, onların çetin şartlarda, nübüvvet atmosferinde, yaptıkları az bir amelin pek değerli keyfiyetine yetişmek mümkün değildi.


Babası Hz. Ömer (RA) Müslüman olduğunda beş yaşlarında olan Abdullah Mekkeye hicret eden yaşının küçüklüğünden dolayı Bedire katılmasına müsaade edilmeyen, islamı öğrenmek için Suffalılara dahil olan, hicretin 73. yılında 86 yaşında vefat eden bir alim idi (Sahihu Müslim Fezail, 140; Üsdülğâbe III, 227; Şerhul-Akîdetit-Tahâvîyet, s. 488). O bu ihtarını sahabelerden sonra en faziletli olan tabiinden olanlara veya sonraki sahabelere yapmıştı. Rasulüllahı çok seven ve Rasulüllahın da kendisini çok sevdiği 2630 hadis rivayeti ile Ebu Hureyreden sonra ikinci sırayı alan titiz sahabi budur. Bu hadis-i şerifte: “Rasulullahın sahabelerini tahkir etmeyin, onlar hakkında hoşlarına gitmeyecek davranışlarda bulunmayın. Çünkü onların az bir zamanda, bir saatte (bir zaman diliminde) kazandığı sevabın faziletine bir ömürde yetişemezsiniz” ikazını yapıyor.

Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun