Biriktirmek için dilenen gerçekte kor mu istiyor?

Tarih: 17.08.2026 - 14:31 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bu hadis-i şerifi açıklar mısınız?
“Mal biriktirmek için dilenen,  gerçekte  kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin.” (Müslim, Zekat 105)
- Hadisin Arapça aslını yazar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurdu:

« مَنْ سَأَلَ النَّاس تَكَثُّراً فَإِنَّمَا يَسْأَلُ جَمْراً ، فَلْيسْتَقِلَّ أَوْ لِيَسْتَكْثِرْ »

Mal biriktirmek için dilenen, gerçekte kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin.” (Müslim, Zekât 105).

Hadis-i şerif, kanaatsizliğin kötü sonuçlarından birini ve sonuçtaki büyük tehlikesini haber vermektedir: Mal toplayıp biriktirmek için dilencilik yapmak.

İhtiyacı yokken ve dilenmesi de câiz değilken sırf servet yapmak, mal biriktirmek için dilenen kimseler toplumlarda hep olagelmiştir. İnsanların merhamet duygularını kötüye kullanarak böyle bir yola sapanlar, bir anlamda dilenciliği alışkanlık ya da sanat haline getirenlerdir. Bu yüzsüz kimseler, aslında insanların mallarını değil, kendilerini yakacak kor parçacıkları toplamaktadırlar.

Hadisin İbni Mâce’deki rivayetinde bu husus açıkça “cemre cehennem = cehennem koru” diye yer almaktadır. Bu yüzden, “Dilenmeyi sanat haline getirenler cehennem ateşi ile azap edileceklerdir. Yani bu kimselerin halktan topladıkları, cehennemde kor haline gelmiş ateş parçalarına dönüşecek ve o insanlar bunlarla dağlanacaklardır.” yorumu yapılmıştır.

Dinen zengin sayılmanın üç derecesi vardır:

1. Zekât vermeyi gerektiren zenginlik. Bu, yıl boyu nisap miktarı mala malik olmak demektir.

2. Zekât almayı haram, fıtır sadakası ve kurban kesmeyi vacip kılan zenginlik. Bu, aslî ihtiyaçlardan artan ve nisâba ulaşan herhangi bir mala sahip olmaktır.

3. Dilenmeyi haram kılan ve fakat istemeden verilen sadakayı almaya mani olmayan zenginlik. Bu da günlük nafakaya ve avret yerlerini örtecek elbiseye sahip olmak demektir.

İşte bu durumdaki bir insanın kalkıp dilencilik yapması, o işi alışkanlık ya da sanat edinmiş olmasıyla yorumlanır. Böylesi kimselerin topladıkları da kendileri için birer kor parçası demektir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz (asm), “Bu durumu öğrendikten sonra artık dileyen dilediği kadar dilensin.” buyurmakla çok ciddî bir uyarıda bulunmuştur. Yoksa bu tür kimseleri serbest ya da kendi hallerine bırakmak anlamında bu sözleri söylememiştir. Bu hadis-i şerifte açık bir tehdid ve sakındırma vardır.

Konuyla ilgili bir rivayet de şöyledir:

İbni Mes’ûd (ra)den rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) şöyle buyurdu:

« مَنْ أَصابَتْهُ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ تُسَدَّ فاقَتُهُ ، وَمَنْ أَنْزَلها باللَّه ، فَيُوشِكُ اللَّه لَهُ بِرِزقٍ عاجِلٍ أَوْ آجِلِ »

Kim ihtiyaç içine düşer de bunu insanlara açarsa, ihtiyacı kapanmaz. Kim de ihtiyacını Allah’a arz ederse, Allah’ın, hemen veya ileride o kimseye rızık vermesi umulur.” (Ebû Dâvûd, Zekât 28).

Ayet-i kerimeler:

“Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur.” (Yunus,10/107),

“Kim Allah’a karşı saygılı davranırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse, Allah ona yeter.” (Talâk, 65/2-3).

Özetle:

- Mal biriktirmek için dilenmek, ateş toplamak demektir.

- Hz. Peygamber (asm) dilenciliği şiddetle yasaklamıştır.

- Müslümana izzet ve şerefini korumak yaraşır.

- Müslüman, her hacetini Allah’a arz edip O’ndan yardım dilemelidir.

- Allah’a tam güven beslemek gerekir. Kişi istek ve ihtiyaçlarının eninde sonunda karşılanacağını kabul etmelidir.

- Halka el-avuç açmak, dert yanmak, sürekli sıkıntıda kalmak demektir.

- Dua, kulluğun gereği ve özüdür.

(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., Hadis No: 533, 535)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun