Bir kimseye Allahlık demenin sakıncası var mı?

Tarih: 30.10.2021 - 08:49 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Allahlık" ifadesi ustaca kurgulanmış tuzak bir laf. İmana ve inanca leke getiren, insanın kalbini rencide eden, bir yerde vicdanı sızlatan bir yakıştırma.

Çoğu zaman bu ve benzeri sözler rastgele, gelişigüzel kullanılıyor, sözün nereye vardığı hiç mi hiç düşünülmüyor, hesabı kitabı yapılmadan dillerde gezip duruyor.

Halbuki bu sözler sakıncalı sözlerdir. Her yönüyle saçma ve bayağı ifadelerdir.

- “Allahlık” ne demek?
- Ne anlama geliyor?
- Kimler için söyleniyor?
- Ne amaçla, hangi düşünceyle kullanılıyor?

TDK sözlüğü, “Allahlık” kelimesi için şöyle bir açıklama getiriyor:

“Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan saf ve zararsız kimse.”

Bir de örnek cümle veriyor: “Bu adam Allahlığın biri, elinden hiçbir şey gelmiyor.”

Günlük dilde de şu şekilde dönüp dolaşıyor:

“İşiniz Allahlık”, “Allahlık adam”, “Allahlık Ali Bey misali”, “Tam Allahlık bir hal, ahı gitmiş vahı kalmış.”

Dikkat edilirse, bilgisiz, beceriksiz, sorunlu ve hiçbir işe yaramayan insanlar bu sözlerle anlatılıyor.

Böylece Allah’a –haşa– bir eksiklik, bir noksanlık izafe ediliyor. Sanki insan Allah’a yaklaşırsa, Allah’a kul olmaya çalışırsa, Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirirse aptal, budala ve sefil bir hale gelirmiş gibi bir mana çıkıyor.

Yahut bir iş yolunda gitmiyorsa, planlandığı ve düşünüldüğü gibi bir sonuca varılamıyorsa, suç Allah’a atılıyor, hata Allah’a mal ediliyor. Böylece insan farkına bile varmadan Allah’a isyan ediyor.

Oysa beceriksizlik insanın kendinden kaynaklanır, dağınıklık kişinin kendi ihmali ve tembelliği sonucudur. Neden Allah’a verilsin, bu konularda niçin Allah suçlansın?

Kur'an bu konuda diyor ki:

“Başınıza ne musibet gelirse, kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir...” (Şura, 42/30)

Demek ki, insanın beceriksizliği kendindendir. Hiç kimseyi suçlamaya, hiç kimseye suç atmaya hakkı yoktur. Hele hele Allah’a yakıştırmaya, Allah’a vermeye hiçbir şekilde hakkı ve haddi yoktur.

Bu söz bilmeyerek kullanılmışsa, hatadan dönüp pişman olmak gerekir, ağzını ve dilini böyle sözlerle kirletmemek icap eder.

Bu arada “Allahlık” ile “Allah adamı” sözünü birbirine karıştırmamalıdır. Çünkü “Allah adamı” demek, “Allah’a yakın kul” anlamındadır; veliler, evliyalar için kullanılır. Veliler, Allah’ın emrine uyan, onun sevgisini ve zikrini gönlünden hiç çıkarmayan, gafletten uzak olan kişiler anlamındadır.

Tasavvuf dilinde “ricâlullah”, “ehlullah” terimleri mevcuttur. “Rical”, “adamlar” anlamına gelen bir kelimedir, karşılığı “Allah adamı” demektir. Allah’a yakınlığı ile bilinen, kullukta belli bir mertebeye gelen, imanda yüksek derecelere ulaşmış kimse demektir.

“Allah adamı” ifadesi Kur'an-ı Kerim'de, “Rabbâniyyûn, Rabbbâniyyîn, Ribbiyyûn” şeklinde geçer.

“Kûnû Rabbâniyyîn (Allah’la içtenlikle kulluk eden kimseler olun).” (Al-i İmran, 3/79)

“Ribbiyyûne kesîr (Çok Allah erleri vardır).” (Al-i İmran, 3/146)

Hatta büyük İslam müceddidi olan, Müceddid-i Elf-i Sânî olarak bilinen, Hicri ikinci bin yılın müceddidi olan Ahmed Faruk Serhendî “İmam-ı Rabbani” olarak anılır ve bilinir. Bu da “Allah adamı imam” demektir.

Bütün mesele, her durumda Kur’an ve sünnet çizgisinde giden Allah adamı olabilmektir. Buna “ihsan makamında kulluk" denir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun