Bergson sezgiciligi ile ilgili ayetler var mıdır?

Tarih: 15.04.2017 - 06:27 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kuran’da kalp gözü ve Bergson sezgiciliği ile ilgili ayetler var mıdır?
- Bergsonun sezgiciliğine İslam'ın bakışı nasıldır?
- Sezgicilik ile ilgili ayetler ve İslama göre nasıldır?
- Hakkında bilgimiz olmayan bir konuda nasıl gerçeğe ulaşırız.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bergson’un sezgiciliği, hayatın zamana dayalı olarak dolayımsız idrakine dayalı bir gerçeklik algısını savunur.

Dolayımsız idrak olarak sezgi, ancak yaşantısal tecrübede açığa çıkar ve anlatılmaktan öte yaşanılan bir gerçeklik olgusu olarak tanımlanır.

W. Dilthey’in "Hayat Felsefesi", Bergson’un "Yaratıcı Tekâmül", "Madde ve Bellek" ile "Metafiziğe Giriş" eserlerinin yanı sıra Bergson’un sezgiciliği üzerine merhum Nurettin Topçu’nun "İsyan Ahlakı" adlı tezi ve eseri İslam düşüncesi bağlamında kıymetli bir eserdir.

Ayrıca Muhammed İkbal’in "İslam Düşüncesinin Yeniden Teşekkülü" adlı eseri de söz konusu sezgiciliğe ve "Hayat Felsefesine" içerik olarak güçlü atıflar yapmaktadır.

Bu eserler okunduğunda sezgiciliğin nasıl kullanıldığı anlaşılacaktır.

Kur'an-ı Kerim’de 16 yerde kullanılan kalp ve sezgisel idrak bağlamında kullanılan ‘fuad-efide’ (iç / manevi kalp) kavramı dikkat çekicidir.

“Ve sana anlattığımız şeylerin hepsi, resûllerin haberlerindendir. Onlarla senin kalbindeki fuad hassasını sağlamlaştırırız. Ve bunda (bu haberlerde) sana hak, müminlere öğüt ve zikir geldi.” (Hud, 13/120)

“Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.” (Necm, 53/11)

“Ki çıkar gönüllerin üstüne” (Hümeze, 104/7)

“Yine o küfredenler dediler ki: o Kuran ona cümlesi birden indirilseydi ya! Biz onu gönlüne iyi tespit edelim diye böyle indirdik ve fevkalade bir tertil ile tertil eyledik.” (Furkan, 25/32)

Bir düşünce konusunun doğrudan doğruya, kasıt ve ihtiyar olmaksızın birden bire kavranması, aklî sezgi, daha çok hads kelimesi ile ifade edilir.

Sözlükte “bir işin veya olayın sonucunu tahmin etme, ölçüp biçme; doğruluğundan emin olmadığı beyanlarda bulunma; hızlı ilerleyiş, çabuk kavrayış” gibi anlamlara gelen hads (Fr. intuition), mantık ve felsefe literatüründe sezgisel bir tarzda işleyen zihin faaliyetini, buna bağlı olarak elde edilen bilgi türünü ifade eder ve en yaygın biçimiyle “zihnin, birlikte meydana gelmeleri sebebiyle ilkelerden (mebâdî) sonuçlara (metâlib) vasıtasız olarak hızla intikal etmesi” diye tarif edilir. (et-Tarîfât, “ĥads” md; Tehânevî, I, 300-301)

Konusu, muhtevası ve psikolojik fonksiyonlarla ilişkisi bakımından çok farklı sezgi türlerinden (Lalande, s. 537-541, Piéron, s. 205-206; Topçu, s. 47-58; Prasad, s. 44-46) ve buna bağlı olarak bilgi çeşitlerinden söz edilebilir.

Tecrübî sezgi, aklî sezgi, mistik sezgi ve felsefî sezgi bunların başlıcalarıdır. (Cemîl Salîbâ, I, 454)

Kelâmcılar nezdinde sezginin özellikle aklî olanı değer taşır. Onlara göre hads, aklî öncüllerden sonuçlara süratle intikali veya basit bir müşahede ile sonuca ulaşmayı yahut öncülle sonucun aynı anda zihne gelişini ifade eder. Bu tür bir bilgi zaruri olup kesinliği tartışılmaz. Filozoflar için de hadsin bu anlamı geçerlidir.

Ayrıca birçok Meşşâî filozofu ile Gazzâlî gibi düşünürler keşf ve ilham, rüya ve vahiy gibi bâtınî ve sırrî bilgi şekillerini de hadsin türleri olarak görme eğilimindedirler.

İlave bilgi için tıklayınız:

İslam'da akıl ve kalp ne demektir? Kalp mi merkez yoksa akıl mı ...
İmanı, sezgicilik yoluyla ispatlar mısınız?

Kaynaklar:

- Lisânü’l-Arab, “ĥds” md.;
- et-Tarîfât, “ĥads” md.; Tehânevî, Keşşâf, I, 300-302;
- A. Lalande, Vocabulaire technique et critique de la philosophie, Paris 1983, s. 537-541;
- H. Piéron, Vocabulaire de la psychologie, Paris 1963, s. 205-206;
- Fârâbî, es-Siyâsetü’l-medeniyye, Haydarâbâd 1346, s. 3;
- İbn Sînâ, en-Necât, Kahire 1357/1938, s. 166-168;
- Gazzâlî, Meâricü’l-ķuds, Kahire, ts. (Matbaatü’l-İstikāme), s. 160-162;
- Sühreverdî, Ĥikmetü’l-işrâķ (nşr. H. Corbin, Opera métaphysica et mystica içinde), Tahran 1331/1953, s. 40-42;
- Fahreddin er-Râzî, Mefâtîĥu’l-ġayb, II, 206-207;
- Âmidî, el-Mübîn, s. 92;
- Teftâzânî, Şerĥu’l-Maķāśıd, İstanbul 1305, I, 25-26;
- İbn Haldûn, Muķaddime, Beyrut, ts., I, 113-114;
- Abdüllatîf el-Harpûtî, Tenķīĥu’l-kelâm, İstanbul 1330, s. 15;
- Nurettin Topçu, Bergson, İstanbul 1968, s. 47-58;
- Ebü’l-Alâ el-Afîfî, Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin Tasavvuf Felsefesi (trc. Mehmet Dağ), Ankara 1975, s. 100-103;
- Abdülkerîm Osman, ed-Dirâsâtü’n-nefsiyye inde’l-müslimîn, Kahire 1981, s. 355-357;
- Zekî Bedevî, Mucemu muśŧalaĥâti’l-ulûmi’l-ictimâiyye, Beyrut 1982, s. 226;
- Cemîl Salîbâ, el-Mucemü’l-felsefî, Beyrut 1982, I, 451-454;
- S. Prasad, Religion and Reason, Delhi 1987, s. 44-46.
(TDV İslam Ansiklopedisi, Hads md.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun