Başımıza gelen musibetlerin üçte biri göz değmesinden mi?

Tarih: 09.08.2026 - 10:57 | Güncelleme:

Soru Detayı

Başınıza gelen musibetlerin üçte biri nazar değmesindendir. Hz. Muhammed sav böyle bir hadis var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu sözün Arapça rivayetinde: أَفَلَا اسْتَرْقَيْتُمْ لَهُ، فَإِنَّ ثُلُثَ مَنَايَا أُمَّتِي مِنَ الْعَيْنِ ifadesi yer almaktadır.

Anlamı: “Onun için rukye yapmadınız mı? Zira ümmetimin ölümlerinin üçte biri nazar sebebiyledir.” şeklindedir. (Suyuti, el-Camiu’s-sağır, no: 1315)

Suyuti, bu rivayetin zayıflığına işaret etmiştir. (el-Camiu’s-sağır, a.y.)

Hadisteki, منايا (menâyâ) kelimesi “ölümler, ölüm sebepleri” anlamına gelir. Dolayısıyla “musibetlerin üçte biri” yerine “ölümlerin üçte biri” şeklindeki tercüme daha isabetlidir.

Nazarın hak olduğunu bildiren sahih hadisler vardır. Resulullah (asm) Efendimiz, “العَيْنُ حَقٌّ” “Nazar haktır.” buyurmuştur. Aynı hadisin devamında nazarın Allah’ın kaderinden bağımsız olmadığı da açıkça ifade edilmiştir: وَلَوْ كَانَ شَيْءٌ سَابِقَ الْقَدَرِ لَسَبَقَتْهُ الْعَيْنُ Kaderi geçecek bir şey bulunsaydı bu göz değmesi olurdu. (Buhari, Ṭıb, 36; Müslim, Selam, 41-42)

Nevevî de hadisi açıklarken, nazarın veya başka herhangi bir zararın ancak Allah’ın takdiri ve izniyle meydana gelebileceğini belirtmektedir. (Nevevî, Şerhu Müslim, 14/174)

Nazarın ciddi bir tesirinin olabileceğini ifade eden başka rivayetler de bulunmaktadır.

Cabir b. Abdullah’tan nakledilen şu rivayet de önemlidir: أَكْثَرُ مَنْ يَمُوتُ مِنْ أُمَّتِي بَعْدَ قَضَاءِ اللَّهِ وَقَدَرِهِ بِالْعَيْنِ Ümmetimden ölenlerin çoğu, Allah’ın kaza ve kaderinden sonra nazar sebebiyle ölür.

Hafız Heysemî, hadisin sahih olduğuna işaret etmiştir. (bk. Mecmauz-Zevaid, 5/106)

İbn Hacer de bu hadisin “hasen” olduğunu belirtmiştir. (Fethu’l-Bârî, 10/204)

Elbette Allah’ın izniyle nazar haktır, bazı ölümlerin sebebi de nazar olabilir, ancak her hastalığı, kazayı veya ölümü nazara bağlamak doğru olmaz. Bir kimsenin başına gelen her sıkıntıyı nazarla açıklamak veya belirli bir kişiyi delilsiz şekilde “Seni o nazar etti.” diyerek suçlamak doğru değildir. Bazılarında nazarın tesiri varsa bile bu, Allah’ın iradesi ve kaderi çerçevesindedir.

Sünnette nazara karşı dua ve rukye de bulunmaktadır. Nitekim Sahl b. Huneyf’in başından geçen olayda, Resulullah (asm) bir kimse hoşuna giden bir şey gördüğünde onun için bereket dilemesini istemiştir:

“Sizden biriniz neden din kardeşini öldürüyor? Biriniz kardeşinde beğendiği, hoşuna gittiği bir şey gördüğü zaman, ona mübarek olması için dua etsin (Mâşallah, Bârekallah gibi sözler söylesin)” buyurur.

Daha sonra Peygamberimiz (asm) bir miktar su ister ve nazar eden Amr’ın abdest almasını emreder. (İbni Mâce, Tıb: 32, Müsned, 3/447)

Bu sebeple insan başkasında hoşuna giden bir güzellik, başarı, mal, evlat veya başka bir nimet gördüğünde bunu Allah’ın lütfu olarak görmeli ve “Maşallah, Allah bereketini artırsın.” gibi ifadelerle hayır ve bereket dilemelidir.

Hz. Peygamber (asm) torunları Hasan ve Hüseyin için, “Allah’ın en mükemmel kelâmını vesile kılarak sizi şeytanlardan, zararlı şeylerden ve kötü bakışlardan korumasını O’ndan niyaz ederim” şeklinde dua etmiş, Hz. İbrâhim’in de oğlu İsmâil ve İshak’ı bu sözlerle Allah’ın korumasına havale ettiğini bildirmiştir (Müsned, 1/236, 270; Buhârî, Enbiya, 10)

Bir rivayete göre Resûl-i Ekrem Ümmü Seleme’nin evinde yüzü sararmış bir kız çocuğu görmüş ve, “Bu çocuğa rukye tedavisi yapın, çünkü onda nazarın etkisi var” demiştir (Müslim, Selam, 59)

Sonuç olarak:

Nazar haktır, hükmü sahih hadislerle sabittir. Fakat “Ümmetimin ölümlerinin üçte biri nazardandır” şeklindeki özel rivayet zayıftır.

Sahih ve hasen kabul edilen rivayetlerden çıkarılabilecek ölçülü sonuç ise şudur:

Nazar Allah’ın izniyle gerçek bir tesire sahip olabilir; fakat Allah’ın kaderinden bağımsız değildir. Mümin, dua ve meşru rukye gibi sebeplere başvurur, gerekli maddî tedbirleri alır ve sonucu Allah’a bırakır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun