Aylarca evimizde ateş yakılmaz, iki siyah ile geçinirdik ne demek?

Tarih: 30.06.2026 - 14:49 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İnternette okumuştum; Hz. Aişe Validemiz anlatıyor:
"Bizim evimizde yemek için aylarca ateş yakılmazdı..." Nasıl geçinirdiniz diye sorulduğunada "İki siyah, yani hurma ve su." cevabını veriyor.
- Bu hadisin tam metnini verip açıklamasını yapar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konudaki bir rivayet şöyledir:

Urve’nin Âişe (r.anha)’dan rivayet ettiğine göre o:

: وَاللَّه يا ابْنَ أُخْتِي إِنْ كُنَّا لَنَنْظُرُ إلى الهِلالِ ثمَّ الهِلالِ . ثُمَّ الهلالِ ثلاثةُ أَهِلَّةٍ في شَهْرَيْنِ . وَمَا أُوقِدَ في أَبْيَاتِ رسولِ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم نارٌ . قُلْتُ : يَا خَالَةُ فَمَا كَانَ يُعِيشُكُمْ ؟ قالتْ : الأَسْوَدَانِ : التَّمْرُ وَالمَاءُ إِلاَّ أَنَّهُ قَدْ كَانَ لرسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم جِيرانٌ مِنَ الأَنْصَـارِ . وَكَانَتْ لَهُمْ مَنَايحُ وَكَانُوا يُرْسِلُونَ إلى رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم مِنْ أَلبانها فَيَسْقِينَا .

"Ey kız kardeşimin oğlu! Allah’a yemin ederim ki, biz bir hilâli, sonra diğerini, sonra bir başkasını, yani iki ayda üç hilâli görürdük de Resûlullah (asm)in evlerinde hiç ateş yakılmazdı.", demişti. Ben:

– Teyzeciğim! O halde geçiminiz ne idi, dedim. Teyzem:

"İki siyah, yani hurma ve su. Ancak şu var ki, Resûlullah (asm)’in ensardan sağmal hayvanları bulunan komşuları vardı. Onlar Resûlullah (asm)e bu hayvanların sütlerinden gönderirlerdi; o da bize içirirdi.", dedi. (Buhârî, Hibe 1; Rikak 17; Müslim, Zühd 28)

Urve’nin babası sahâbe-i kirâmdan Zübeyr İbni Avvâm, annesi Hz. Âişe’nin ablası Esmâ’dır. Teyzesi Hz. Âişe’nin birçok rivayeti bize Urve vasıtasıyla ulaşmıştır. Hz. Âişe, Peygamber hanımlarının hayatlarını hangi şartlarda sürdürdüklerini pek çok açıklamalarıyla ortaya koyar. Bu rivayet, onların ne kadar zor şartlar altında ve ne büyük bir geçim sıkıntısı içinde yaşadıklarını bize göstermektedir.

Peygamber ailesinin evlerinde günlerce sıcak yemek pişmediği olurdu. O günlerde sadece hurma yeyip su içerek yaşarlardı. Sahâbîlerin birçoğunun durumu da özellikle Medine’de İslâm'ın ilk yıllarında bundan farklı değildi. Şu kadar var ki, gerek ensar gerekse muhacirlerden olsun bütün Müslümanlar birbirlerine son derece yardımcı olmakta ve ellerinde bulunan her şeyi paylaşmakta idiler. Hatta o dönemdeki bu paylaşım ve yardımlaşma örneğinin bir benzerini tarihin kaydetmediği, herkesin kabul ettiği bir gerçektir.

İşte Peygamber Efendimiz (asm) de aynı şartlarda hayatını sürdürmüş, güç yetirmesi mümkün olduğu halde, içinde yaşadığı toplumdan farklı, seçkin bir hayat yaşamayı aklından geçirmemiştir. Böylece, toplumu yöneten ve onları idare edenlerin nasıl olması gerektiğinin de eşsiz örneğini sergilemiştir.

Özetle:

- Peygamber Efendimiz (asm), hayatı boyunca içinde yaşadığı toplumun bir ferdi olarak, herkesin yaşadığı şartlarda hayatını sürdürmeyi tercih etmiştir.

- Peygamber ailesinin nasıl bir hayat sürdüğü herkesin bilgisi dahilindedir.

- Peygamber ailesinin ev halini bilmek, birçok şer’î hükmün kaynağını teşkil etmesi açısından önemli görülmüştür.

- Toplumu yönetenler, yönettikleri halkın hayat standardları üstünde bir yaşayış tarzına özlem duymamalıdır.

- Başkalarına örnek olacak ve topluma yol gösterecekse, bir yöneticinin veya örnek alınabilecek kimselerin ev hallerinin ve geçim şartlarının bilinmesinde bir sakınca yoktur.

(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., H. No: 492)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun