Peygamberimiz zırhını arpa karşılığı rehin mi bırakmış?

Tarih: 14.07.2026 - 12:42 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Resûlullah (asm) vefat ettiğinde zırhı otuz ölçek arpa karşılığı bir Yahudinin yanında rehin miydi?
- Hz. Enes'in bildirdiğine göre: “Muhammed ailesi dokuz ev oldukları halde, yanlarında bir ölçek yiyecek bulunmadan sabahlayıp akşamladıkları olur.” demiş midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, bu konuda muhtelif rivayetler vardır. Peygamber Efendimiz (asm) hayatı boyunca kıt kannaat bir geçim sürmüştür, denilebilir.

Hz. Âişe (r.anha) validemiz rivayet ediyor; o şöyle dedi:

: تُوُفِّيَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ودِرْعُهُ مرْهُونَةٌ عِند يهودِيٍّ في ثَلاثِينَ صاعاً منْ شَعِيرٍ .

"Resûlullah (asm), zırhı otuz ölçek arpa karşılığı bir Yahudinin yanında rehin bulunmakta iken vefât etmiştir." (Buhârî, Cihâd 89, Megâzî 86; Müslim, Müsâkât 124-126).

Enes (ra) şöyle dedi:

: رَهَنَ النَّبِيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم دِرْعهُ بِشَعِيرٍ ، ومشيتُ إِلى النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم بِخُبْزِ شَعيرٍ ، وَإِهَالَةٍ سَنِخَةٍ ، وَلَقَدْ سمِعْتُهُ يقُولُ :

« ما أَصْبحَ لآلِ مُحَمَّدٍ صــاعٌ ولا أَمْسَى وَإِنَّهُم لَتِسْعَةُ أَبْيَاتٍ »

Nebî (asm), arpa karşılığında zırhını rehin bırakmıştı. Ben Nebî (asm)’e bir arpa ekmeği ve erimiş bayat içyağı götürmüştüm. Onun şöyle buyurduğunu işittim:

“Muhammed ailesi dokuz ev oldukları halde, yanlarında bir ölçek yiyecek bulunmadan sabahlayıp akşamladıkları olur.” (Buhârî, Büyû 14, Rehin 1, Meğâzî 29)

Peygamber Efendimiz’in (asm) kendisinden arpa alıp zırhını yanına rehin bıraktığı Yahudinin Evs kabilesinin Zafer oğullarına mensup Ebû Şahm adında biri olduğu bilinmektedir. Hz. Peygamber’in (asm) aile fertlerinin bir senelik geçimini temin edecek miktarda zahîreyi bir yerde biriktirdiği sahih rivayetlerle sabittir. Bu borçlanmanın, o zahîre bittikten sonra olduğunu söyleyenlerin yanında, gelen misafirler sebebiyle olduğunu söyleyenler de vardır. Fakat, Resûl-i Ekrem’in niçin sahâbîlerinden birine değil de Medine’li bir Yahudiye borçlandığı hususu, İslâm âlimlerinin farklı yorumlarına sebep olduğu gibi, çeşitli fıkhî hükümler çıkarılmasına da kaynaklık etmiştir. Bu yönde ortaya konulan yorumlar arasında şunlar dikkat çekicidir:

* Hz. Peygamber (asm) böyle bir ticârî ilişkinin câiz olduğunu ashâba göstermek istemiş olabilir;

* Sahâbe arasında borç verebilecek kadar malı olan bir kimse bulunmaması sebebiyle böyle davranmış olabilir;

* Sahâbenin zenginlerinden borç aldığı takdirde, para olarak arpanın bedelini veya kendi cinsinden dengini almak istemezler; o takdirde ben de minnet altında kalırım endişesi Peygamberimiz’i (asm) böyle hareket etmeye sevketmiş olabilir.

Bu tahminlerin her birinde doğruluk payı bulunabilir; bunlar üzerine bina edilecek hükümler de doğru olur. Bu hadisin hem hadis kitaplarımızın çeşitli bölümlerinde nakledilmiş olması hem de fıkıh kitaplarımızda birbirinden farklı sahalarda delil olarak kullanılması gayet tabiîdir. Çünkü bu hadis-i şerif alışveriş, borç alıp vermek, rehin mal bırakmak, gayri müslimlerle ticârî ilişki kurmak, ölümden sonra borç bırakmak gibi konularla doğrudan ilgilidir. Yine bu hadîs-i şerîf, Peygamber Efendimizin (asm) ne kadar mütevâzî bir hayat sürdüğünü, dünya malına düşkünlük göstermeyerek zühde yönelik bir yaşayışı tercih ettiğini, açlıkla tokluk arasında bir ömür geçirdiğini bizlere öğretmektedir.

Peygamber Efendimiz’in (asm) adı geçen Yahudiye olan borcunu vefatından sonra Hz. Ebû Bekir (ra) ödemiş ve rehin bırakılan kalkan da geri alınıp damadı Hz. Ali’ye teslim edilmiştir.

İkinci hadis de aynı mahiyette olup, râvi Enes, Peygamber Efendimizin (asm) zırhını kime rehin bıraktığından bahsetmemiştir. Muhtemelen anlatılan hadise aynıdır. Peygamber ailesinin yanında bir ölçek miktarında yiyecek maddesinin bile sabahlayıp akşamlamadığının belirtilmesi, Allah Resulü’nün ihtiyaç fazlası bir şeyi yanında tutmayıp muhtaç olanlara verdiğini gösterir. Esasen Peygamberimizin âdetinin böyle olduğunu şimdiye kadar geçen pek çok rivayetten öğrenmiş bulunmaktayız. Peygamber hanımları olan annelerimizin de bu durumu ne kadar sabır ve anlayışla karşıladıklarını, ümmetin bir parçası olmanın şuur ve idraki içinde olduklarını bir kere daha görmüş oluyoruz.

Özet olarak:

- Hz. Peygamber (asm), hayatının sonuna kadar mütevazı bir hayatı tercih etmiş, rehin bıraktığı zırhı karşılığında bir Yahudiden borç almak zorunda bile kalmıştır.

- Veresiye alışveriş yapmak câizdir.

- Harb edilen yerde, yiyecek sıkıntısından dolayı alınan bir mal karşılığında satıcıya silah ve harp aleti rehin verilebilir. Düşmana silah ve harp aleti satmak ise câiz değildir.

- Gayri müslimlerle alışveriş yapmak câizdir.

- Müminlerin anneleri (r.anhuma) olan Peygamber Efendimizin (asm) hanımları da her türlü açlık ve sıkıntıya sabırla katlanmışlardır.

(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., H. No: 505 ve 506)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun