Mirasçısının malını kendi malından daha çok seven kimdir?
- Peygamber Efendimizin (asm), mirasçısının malını kendi malından daha çok sevenlerin kimler olduğunu sormuş daha sonra da bunu açıklamış diye bir şey duydum.
- Bu doğru mu, tamamı nasıldır?
Değerli kardeşimiz,
Konuyla ilgili bir hadis rivayeti şöyledir:
وعنه قالَ : قال رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم :
« أَيُّكُمْ مَالُ وَارِثِهِ أَحَبُّ إِليه مِن مَالهِ ؟ » قالُوا : يا رَسولَ اللَّه . ما مِنَّا أَحَدٌ إِلاَّ مَالُهُ أَحَبُّ إِليه . قال : « فَإِنَ مَالَه ما قَدَّمَ وَمَالَ وَارِثهِ ما أَخَّرَ »
İbni Mes’ûd (ra)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm), ashabına: “Hanginize mirasçısının malı, kendi malından daha sevimlidir?” diye sordu. Sahabiler, “Ey Allah’ın Resulü! Hepimiz malımızı her şeyden fazla severiz.” dediler.
Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) Efendimiz şöyle buyurdu:
“Kişinin kendi malı hayır yaparak önceden gönderdiği, mirasçısının malı ise, harcamayıp geriye bıraktığıdır!” (Buhârî, Rikak 12)
İnsanlar mal harcama veya saklama konusunda birbirinden farklıdır. Kimi vardır, eline geçeni yer içer veya muhtaçlara sadaka verir. Kimi de vardır, ne kendisine ve çoluk çocuğuna yeterince harcar ne de hayır hasenat yapar. Cimridir, pintidir. Beş kuruş harcamak istemez. Mal biriktirmeyi marifet sayar.
İşte Hz. Peygamber (asm) Efendimiz bu konuyu aydınlatmak üzere bir gün ashabına, mirasçısının malını kendi malından daha çok sevenlerin kimler olduğunu sormuştur. Onlar da meseleyi sonuç itibariyle ele alarak, herkesin kendi malını daha çok sevdiği cevabını vermişlerdir. Hz. Peygamber (asm) maksadını anlatmak üzere bir kimsenin kendi malı ile mirasçısının malının ne demek olduğunu tarif etmek suretiyle konunun bir kez daha düşünülmesini istemiştir.
Bilinen bir gerçektir ki, insan ne kadar zengin olursa olsun, öbür dünyaya nihayet bir kefen bezi ile uğurlanmaktadır; hiç kimse malıyla gitmemektedir. Hâl böyle olunca, herkesin kazandığı mal, netice itibariyle mirasçılarına kalmaktadır. Kazandığı malı yerli yerinde harcayamayan kimse, mirasçısı için mal biriktiriyor demektir. Onun da o malı nasıl değerlendireceğini Allah bilir.
Malını seven kişi, onu beraberinde götüren kişidir. Yani elindeki serveti sevap olarak ahirete taşıyabilen kimse, kendi malını gerçekten seven kişi demektir. Bu durumu anlatmak için halkımız “Ne verirsen elinle, o gider seninle.” diyerek, insanın hayatta iken bizzat yapacağı iyiliğin gerçek iyilik olduğunu anlatır.
Peygamber Efendimizin (asm) ifadesiyle, herkesin dünyadan nasibi, yiyip tükettiği, giyip eskittiği ya da tasadduk edip ahirete gönderdiğidir:
النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وهُوَ يَقْرَأُ : { أَلهَاكُمُ التَّكَاثُرُ } قال:
« لَيْسَ لابْن آدَمَ حَقٌّ في سِوى هَذِهِ الخِصَال : بَيْتٌ يَسْكُنُهُ ، وَثَوْبٌ يُوَارِي عَوْرَتَهُ وَجِلْفُ الخُبز ، وَالمَاءِ »
Abdullah İbni Şihhîr (ra) şöyle dedi:
Resûlullah (asm)’in yanına gelmiştim. O, “Elhâkümü’t-tekâsür” sûresini okuyordu. Sûreyi okuyup bitirince şöyle buyurdu:
“Âdemoğlu, malım malım deyip duruyor. Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önden gönderdiğinden başka malın mı var ki?” (Müslim, Zühd 3-4)
Nitekim Yüce Rabbimiz de bir ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı saygılı olun ve herkes yarını için ne hazırladığına dikkat etsin!” (Haşr, 59/18)
Söz konusu bu hadis-i şerif, ölüm döşeğinde iken malının bütününü veya çoğunu sadaka olarak vermeye kalkan kimseye hitaben söylenmiş olan “Mirasçılarını zengin olarak bırakman, fakir bırakmandan senin için daha hayırlıdır.” (bk. Buharî, Cenâiz 36) hadisine ters düşmez. Çünkü hadisimiz, kişinin sağlığında yapması gereken iyilik ve yardımlarla ilgilidir.
Buna göre:
- Malını seven, onu beraberinde ahirete götürebilendir. Yani hayatında iyilik yapabilen kimselerdir.
- İleride mirasçısının olacak malın bekçiliğini yapmak akıllıca bir iş değildir.
- Hadis-i şerifte eldeki imkânların mümkün mertebe önceden ahiret azığı olarak gönderilmesini teşvik etmektedir.
- Her türlü mal mülk ve zenginlik bu dünyada kalır. Hiç kimse, bu dünyadan âhirete maddî bir varlık götürmez.
- İnsan bu dünyada zaruri ihtiyaçları dışında mal ve servet biriktirmekle, mirasçılarına, onlar da yoksa başkalarına hizmetçilik ve bekçilik etmiş olur.
- Zaruri ihtiyaçlar dışında aşırı derecede mala düşkünlük ve dünyaya karşı hırslı olmak dinimizde hoş karşılanmamış ve teşvik edilmemiştir.
- Sahip olunan servet ve zenginlikten sadaka vermek, muhtaçlara yardım etmek ve sevâbı kıyamete kadar devam edecek olan hayırlar yapmak teşvik edilmiştir
* * *
İnsanın hakkı olan şeyler, zarûrî ve vazgeçilmez ihtiyaçlarıdır. Bunların da en önemlisi ve başta gelenleri oturulacak bir ev, vücudu örtüp soğuktan ve sıcaktan koruyacak giyecekler, karnı doyuracak ve hayatın devamını sağlayacak yiyecek ve içeceklerdir. İnsan bunları kazanıp elde etmek için çalışıp didinir. Dinimiz, bu yöndeki her çabayı ibadet olarak değerlendirir. Bu konuyla ilgili bir rivayet şöyledir:
Ebû Amr –ki Ebû Abdullah ve Ebû Leylâ da denilir–Osmân İbni Affân (asm)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (asm) şöyle buyurdu:
« لَيْسَ لابْن آدَمَ حَقٌّ في سِوى هَذِهِ الخِصَال : بَيْتٌ يَسْكُنُهُ ، وَثَوْبٌ يُوَارِي عَوْرَتَهُ وَجِلْفُ الخُبز ، وَالمَاءِ »
“Âdem oğlunun şunlar dışında bir hakkı yoktur: Oturacağı ev, bedenini örtecek elbise, yiyecek ekmek ile su koyacak kap.” (Tirmizî, Zühd 30)
Özet olarak:
- Oturulacak ev, bedeni örtecek elbise, yenilecek ekmek ve içilecek su zaruri ihtiyaçların başında gelir.
- Sınırları dinin emriyle çizilmiş olan tesettür, hem erkek hem de kadınlar için farzdır.
- Hayatı devam ettirmek için, zaruri olan şeylerin en azıyla yetinmek fazilettir.
- Zarûrî olan ihtiyaçları karşılamak için çalışıp çabalamak, gayret etmek dinimizin emirlerindendir.
(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., Hadis No: 483, 484 ve 546)
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Sen ve malın babanındır, hadisini açıklar mısınız?
- VEDÂ HUTBESİ
- TEBÜK GAZÂSI
- "Kim, mal sâhibi bir yetime veli olursa, bu malla ticaret yapsın, malın zekâtını yiyip bitirmesine terketmesin." [Tirmizî, Zekât 15, (641).] Hadisini açıklar mısınız? Hadislerin mana rivayeti caiz midir?
- Kıyâmet günü, insanlar arasında hükmedilecek ilk şey kandır, hadisini açıklar mısınız?
- "Müşteri kızıştırmayınız. Bir kimse kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın... Hiçbir kadına, kız kardeşinin çanağındaki nimetin kendi kabına konması için, onun boşanmasını istemesi helâl olmaz." hadisi ne demektir?
- Birbirinizle hasetleşmeyiniz ne demektir?
- Peygamber Efendimizin çocuk sevgisi hakkında bilgi verir misiniz?
- PEYGAMBER EFENDİMİZİN MEDİNE`YE GELİŞİ
- TÂİF KUŞATMASI DÖNÜŞÜ SIRASINDA OLAN OLAYLAR VE MÜELLEFE-İ KULUB UYGULAMASI