Ateistler, Kur'an-ı Kerim'de bulunan fakat Tevrat'ta bulunmayan Ad, Semud ve Arim Kavmi ile ilgili bilgilerin eski Arap hikayelerinden aldığını ileri sürmektedirler. Bu iddiaya nasıl cevap verilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Her şeyden önce, iddia sahibi iddiasını ispat etmek zorundadır. Bu evrensel hukuk kuralına göre, ilgili kıssaların Hz. Muhammed (asm) tarafından Kur’an’a konduğunu, Allah’ın vahyi olmadığına dair iddialarını ispat etmek zorundadır. Bunu ispat etmeyen yalancı ve iftiracı damagasını yemekten kurtulamayacaktır.

İkincisi, eğer Kur’an’da tek bir ayet Allah’ın sözü olduğu ispat edilirse, Hz. Muhammed (asm)’in hak peygamber olduğu kesinlik kazanacaktır. Hz. Muhammed (asm)’in hak peygamber olduğu ispat edildikten sonra, Kur’an’da bütün ayetlerin Allah’ın sözleri olduğunu kabul etmek aklıselimin kabul etmek zorunda kalacağı bir gerçektir. Çünkü, Allah’tan vahiy alan bir insandan daha ahlaklı, daha dürüst kimse olamaz. Böyle dürüst bir insanın kalkıp Allah’a iftira etmesi asla mümkün değildir. Üstelik, hayatı boyunca herkesten daha fazla Allah’tan korktuğu, ona saygı duyduğu, bir dediğini iki etmediği binler tarih, hadis, tefsir ve siyer kaynaklar tarafından en sağlam bilgi yollarıyla bize kadar gelmiş ve bununla peygamberliği tescil edilmiş Hz. Muhammed (asm)’in Rabbine karşı bu derece saygısızlık etmesi, ondan çekinmemesi, ondan korkmaması, hiçbir aklıselimin kabul etmesi mümkün olmayan bir safsatadır.

Kur’an’da yer alan gaybi haberlerin aynen çıkması, bir tek suresinin bile bir benzerinin insanlar tarafında yapılamayacağına dair meydan okuması ve bu meydan okumanın hala yürürlükte olmasına rağmen İslam’ın en büyük düşmanlarının böyle bir şeye cüret edip bir şey ortaya koyamaması, Kur’an’ın on beş asır önce ortaya koyduğu evrensel ahlaki değerlerin, bugün bile insan olan insanlar tarafından hayranlıkla karşılanması, ferdi, içtimai ve ailevi hukuk ahlak felsefesinin erbabı tarafından harika olarak görülmesi, vs. vs., Hz. Muhammed (asm)’in Allah’ın elçisi olduğunu gösteren binden fazla mucizeyi ortaya koyması gibi binler delille nübüvveti sabit olan bir zat hakkında böyle düşünen kimsenin ne kadar bilgisiz olduğu izaha ihtiyaç bile duymaz.

Ateistler, Kur'an-ı Kerim'de geçen bir konuyu Tevrat'ta veya İncil'de bulunca ordan aldığını iddia etmekte, bulamayınca Arap müşriklerinden aldığını ortaya atmakta ve hiçbir kaynak da gösterememektedirler.

Eğer söz konusu kavimlerin kıssalarını çevresindeki bazı Arap müşriklerinden öğrenmiş olsaydı, bu hususu düşmanları her tarafta lanse edip aleyhinde kullanacak ve kimse ona iman da etmeyecekti. Halbuki, tarihin şahadetiyle , önceleri Kur’an için “bunlar eskilerin masallarıdır”diyen müşriklerin belki de yüzde doksan sekizi daha sonra ona iman etmiş ve dolayısıyla başta söylediklerinin yalan olduğunu kendi kal ve hal dilleriyle itiraf etmişlerdir.

Son olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki, hiçbir peygamberin peygamberliği, Hz. Muhammed (asm)’in peygamberliği kadar açık değildir. Çünkü, diğer peygamberlerin bütün mucizeleri tarihte kalmış ve şu anda bir tesirleri söz konusu değildir. Oysa, Hz. Muhammed (asm)’in en büyük mucizesi olan Kur’an-ı Kerim her zaman ortadadır ve kıyamete kadar mucizelik misyonunu yerine getirmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR