Allah, yaratma işini araçsız / vasıtasız bir şekilde bizzat mı yapmaktadır?

Soru Detayı

- Allahu Zülcelal yaratma işini araçsız-vasıtasız bir şekilde bizzat mı yapmaktadır?
-  Mesela bir karıncanın yaratılmasında müvekkel meleğin görevi nedir?
- Arabayı gerçekte götüren Allahu Zülcelal olmasına rağmen biz ''Arabayı şoför sürüyor.'' diyoruz, meleklerin görevi de buradaki şoförün görevi gibi midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu konuda genel prensip şu olmalıdır: Allah zatında, sıfatlarında ve isimlerinde olduğu gibi fiillerinde de birdir, ortağı yoktur.

Bunun anlamı şudur: Melekler dahil hiç bir varlık icat noktalarında/yaratmanın söz konusu olduğu hususlarda herhangi bir etkiye sahip değildir.

“Ey iman edenler! Kendilerinizi ve ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan o müthiş ateşten koruyun. Onun başında kaba yapılı, sert ve şiddetli melekler olup onlar asla Allah’a isyan etmez ve kendilerine verilen bütün emirleri tam yerine getirirler.” (Tahrim, 66/6)

mealindeki ayetin son cümlesi meleklerin bazı işler yapmakla yükümlü olduklarını göstermektedir.

Öyleyse melekler Allah’ın talimatı doğrultusunda bazı işler yaparlar. Fakat bu işler asla bir yaratma işi değildir. Çünkü tevhid akidesi buna izin vermez.

Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıdaki ifadeleri konumuza ışık tutmakladır:

“Melekler, Mabudlarının emriyle işledikleri işlerde ve onun hesabıyla işledikleri amellerde ve onun namıyla ettikleri hizmette ve onun nazarıyla yaptıkları nezarette ve onun intisabıyla kazandıkları şerefte ve onun mülk ve melekûtunun mütalaasıyla aldıkları tenezzühte ve onun tecelliyat-ı cemaliye ve celaliyesinin müşahedesiyle kazandıkları tena'umda öyle bir saadet-i azîme vardır ki, akl-ı beşer anlamaz, melek olmayan bilemez.”

“Meleklerin bir kısmı âbiddirler (yalnız ibadet ederler), diğer bir kısmının ubudiyetleri (ibadetleri ve kullukları) ameldedir. Melaike-i arziyenin amele kısmı bir nevi insan gibidir. Tabir caiz ise, bir nevi çobanlık ederler. Bir nevi de çiftçilik ederler. Yani rûy-i zemin, umumî bir mezraadır. İçindeki bütün hayvanatın taifelerine Hâlık-ı Zülcelal'in emriyle, izniyle, hesabıyla, havl ve kuvvetiyle bir melek-i müekkel nezaret eder. Ondan daha küçük her bir nevi hayvanata mahsus bir nevi çobanlık edecek bir melaike-i müekkel var. Hem de rûy-i zemin bir tarladır, umum nebatat onun içinde ekilir. Umumuna Cenab-ı Hakk'ın namıyla, kuvvetiyle nezaret edecek müekkel bir melek vardır. Ondan daha aşağı bir melek, bir taife-i mahsusaya nezaret etmekle Cenab-ı Hakk'a ibadet ve tesbih eden melekler var. Rezzakıyet arşının hamelesinden olan Hazret-i Mikâil Aleyhisselâm, şunların en büyük nâzırlarıdır."(bk. Nursi, Sözler, s. 353)

Özetle melekler, "irade" sıfatından gelen, "tekvini şeriat" olarak bilinen ve kâinatta işleyen Cenab-ı Hakk'ın icraatlarının hamelesi ve mümessilleridir. Hakiki irade ve tesir sahibi Kudret-i İlâhiyenin emirlerine tâbi olarak çalışır, iş görürler.

İlave bilgi için tıklayınız:

Melekler her bir kar (yağmur) tanesini taşır mı?
Allah'ın sebepleri yaratmasının ve çalıştırmasının hikmeti nedir?
Melekler niçin yaratılmıştır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun