Allah Teala bazı gaybi meseleleri kullarına bildirir mi? Bir insan başka bir insan hakında görmediği şeyleri bilebilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah Teala, bazı kullarına ilham yolu ile gaybi şeyleri bildirebilir.

İlham; feyiz yoluyla kalbe ilka olunan mana. Akıl yürütme ve düşünmeye dayanmadan, kalpte doğan bilgi. İlhamın çeşitli tarifleri yapılmakla beraber, ortak noktaları dikkate alındığında şöyle tarif edilebilir; herhangi bir istidlal yoluna başvurmadan, insanın ruhî melekeleri vasıtasıyla bir konu hakkında ilim sahibi olması.

Kur'an'da peygamber olmadığı bilinen şahıslara geldiği bildirilen vahiy, ilham ile tefsir edilmiştir. Allah Hz. Musa (as)'ın annesine "Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman, onu suya bırak, korkma, üzülme biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız." (Kasas, 28/7). Bu ayet-i kerimedeki vahyin ilham olduğu kabul edilirse, ilhamın uykuda ve uyanık iken geldiği söylenebilir. Nitekim Allah Teâlâ'nın Hz. İbrahim (as)'e oğlunu kurban etmesini söylemesi, uyku halindeki ilhama misaldir. (Ramazan Efendi, Haşiye ala Şerhi'l-Akâid, s. 63).

İlâhî kelâma mazhariyet, sadece nebilere has bir özellik değildir. Bazı insanların rüya veya ilham gibi bir yolla, gaybdan bazı sırlara muttali’ olmaları mümkündür ve vakidir. Nitekim şu ayet, Allah’ın insanlarla konuşma prensibini dile getirmektedir:

“Hiçbir beşer için, Allah’ın, bir vahiyle veya perde arkasından konuşması veyahut bir elçi gönderip de izni ile ona dilediğini bildirmesi dışında konuşması yoktur.” (Şûra, 42/51)

Ayette, “Allah peygamberlerine bu üç yoldan başka konuşmaz.” denilmeyip “Allah insanlarla bu üç yoldan başka konuşmaz.” denilmesi, peygamber dışındaki diğer insanların da, ilâhî kelâmdan nasibi olabileceğini göstermektedir. Buna göre:

a. Allah’ın vahiyle konuşması, vahyin şiddet ve zaaf yönüyle çeşitli mertebelerini içine alabilir. Hem peygamberlere hem de, Hz. Musa (as)’ın annesinde olduğu gibi, diğer insanlara, gerek yakazada, gerekse rüyada olan ilâhî mesajı ifade eder. Dolayısıyla, buradaki vahiy, “ilham” manasını da tazammun etmektedir.

b. Allah’ın perde arkasından konuşması, Hz. Musa (as)’ın ilk vahye mazhar olduğunda, doğrudan ilâhî hitabı duyması gibi durumları içine alır.

c. Allah’ın bir elçi vasıtasıyla konuşması, Hz. Cebrail (as)’i peygamberine gönderip vahyini bildirmesi tarzındaki durumları bildirmektedir.

Görüldüğü gibi, “Gaybın hazineleri” Allah katında olmakla beraber, Allah gerek peygamberine, gerekse bazı has kullarına birtakım sırlarını bildirmektedir.

İslâm akâidinde, ilim elde etme yolları arasında "ilham" kabul edilmemiştir. Kelâm âlimlerinin çoğu bu görüştedir. Ancak bu meseleyi Taftazanî (ö. 797/1395) şöyle yorumlamıştır:

İlham, herkes için bilgi vasıtası değildir. Başkasına karşı delil olarak kullanılmaya elverişli de değildir. Kişinin kendisi için ilham delil olabilir. Çünkü ilhamla ilim hasıl olduğu konusunda şüphe yoktur. Bu hususla ilgili hadisler mevcuttur. Birçok seleften bununla ilgili haberler nakledilmiştir. (Taftazani, Şerhu'l-Akâid, terc. Süleyman Uludağ. s. 121).

İlave bilgi için tıklayınız:

Allah dilediğine gaybı bildirir mi, ayetlerle delil gösterir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR