Allah, imtihan aracı olarak neden kötü şeyler kullanıyor?

Soru Detayı

- Neden Allah (cc) imtihan aracı olarak insanların acı, ızdırap çekmesini, diğer insanların arasında rezil olmasını veya onlara muhtaç olmasını sağlıyor?
- Buna mukabil, dua edin vereyim diyor ancak siz sıkıntılara gark olmuşken dua ediyorsunuz, zikr ediyorsunuz fakat sonucu lehinize çevirecek herhangi bir müdahale de bulunmuyor.
- Ancak eğer isyan ederseniz veya etmeye meyillenirseniz kısa bir sürede Allah'ın müdahalesi gerçekleşip siz bulunduğunuz durumdan daha kötü bir duruma girebiliyorsunuz.
- İyiliğe, lehinize bir müdahale bir türlü gelmezken, kötülüğünüze, sizi daha da zora sokacak bir müdahale hiç gecikmiyor hemen gerçekleşiyor.
- Bu neden böyle oluyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Evvela, sorudaki “bir kötülükten sonra hemen Allah’ın müdahalesi gerçekleşiyor” manasına gelen ifadeler gerçeği yansıtmıyor. Çünkü Allah’ın bir ismi, Halim’dir; suçlara hemen ceza vermez manasına gelir. Değişik ayet ve hadislerde de bu manayı pekiştiren ifadeler vardır.

 “Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar (ihmal ve kusurlarınız) sebebiyledir, hatta Allah günahlarınızın çoğunu da affeder.” (Şuara, 42/30)

mealindeki ayette bu hakikatin altı çizilmiştir.

- Bununla beraber, musibet ve belalar insanların hayatında büyük önem arz etmektedir. Çünkü, insanların çoğu kendini, sağlıklı, ihtiyaçsız bir zenginlik içinde gördüğünde şımarır. Bu açıdan bakıldığında musibetler de Allah’ın ikaz edici güzel nimetlerinden sayılır.

- Bu konuyu Bediüzzaman Hazretlerinden dinleyelim:

“İ'lem Eyyühel-Aziz! Mer'ayı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musab (hedef) olan bir koyun, lisan-ı haliyle: 'Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade faidemizi düşünür. Madem onun rızası yoktur, dönelim.' diye kendisi döner, sürü de döner. Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsi ve dâll değilsin. Kaderden sana atılan bir musibet taşına maruz kaldığın zaman, اِنَّا لِلّٰهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ söyle ve Merci-i Hakikî'ye dön, imana gel, mükedder olma. O seni senden daha ziyade düşünür.” (bk. Mesnevi-i Nuriye, s. 120).

- Son olarak yine bu sorunuzun en güzel cevabını Risale-i Nur'dan takip edebiliriz:

"Cenab-ı Hak musibetleri veriyor, belaları musallat ediyor. Hususan masumlara, hattâ hayvanlara bu zulüm değil mi?"

"Elcevab: Hâşâ! Mülk Onundur. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Hem acaba: San'atkâr bir zât, bir ücret mukabilinde seni bir model yapıp gayet san'atkârane yaptığı murassa' bir libası sana giydiriyor, hünerini, meharetini göstermek için kısaltıyor, uzaltıyor, biçiyor, kesiyor.. seni oturtuyor, kaldırıyor. Sen ona diyebilir misin ki: 'Beni güzelleştiren elbiseyi çirkinleştirdin; bana, oturtup kaldırmakla zahmet verdin?' Elbette diyemezsin. Dersen, divanelik edersin."

"Aynen öyle de: Sâni'-i Zülcelal göz, kulak, lisan gibi duygularla murassa' gayet san'atkârane bir vücudu sana giydirmiş. Mütenevvi esmasının nakışlarını göstermek için seni hasta eder, mübtela eder, aç eder, tok eder, susuz eder.. bu gibi ahvalde yuvarlatır. Mahiyet-i hayatiyeyi kuvvetleştirmek ve cilve-i esmasını göstermek için, seni böyle çok tavırlarda gezdiriyor. Sen eğer desen: "Beni ne için bu mesaibe mübtela ediyorsun?" Temsilde işaret edildiği gibi, yüz hikmet seni susturacak. Zâten sükûn ve sükûnet, atalet, yeknesaklık, tevakkuf; bir nevi ademdir, zarardır. Hareket ve tebeddül; vücuddur, hayırdır."

"Hayat, harekâtla kemalâtını bulur; beliyyat vasıtasıyla terakki eder. Hayat cilve-i esma ile muhtelif harekâta mazhar olur, tasaffi eder, kuvvet bulur, inkişaf eder, inbisat eder, kendi mukadderatını yazmasına müteharrik bir kalem olur, vazifesini îfa eder, ücret-i uhreviyeye kesb-i istihkak eder." (bk. Mektubat, s. 44-45)

İlave bilgi için tıklayınız:

Deprem ve Musibetlerin Sebepleri, Hikmetleri ve Düşündürdükleri ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR