Alem - Allah, Alem - insan münasebeti nedir?
Alemc- Allah münasebeti nedir?
Âlem - insan münasebeti nedir?
Değerli kardeşimiz,
Alem-Allah münasebeti nedir?
Âlem - Allah münasebeti, resim ile ressam arasındaki münasebete benzer. Yüce Allah’ın mevcudatla alâkası onları yaratmasıdır. Her şey Cenab-ı Hakk’ın eseridir. Eşya O değildir, ama O’ndandır. Temsilde hata olmasın, Mimar Sinan’ın irili ufaklı yüzlerce eseri o usta san’atkârı gösterir. Ama bunların hiçbiri Mimar Sinan’dan bir parça değildir.
Âlemde her şey olması gereken ölçüler çerçevesinde yaratılmıştır. Buna şu misalle bakabiliriz: Gözlük, kişiye özel olur, herkes her gözlüğü kullanamaz. Bize gözlüğün reçetesini yazan doktor, altı yıllık bir tıp eğitiminden sonra artı dört yıllık bir ihtisasla bunu gerçekleştirir. Bediüzzaman şöyle der:
“Gözü veren zat hem gözü görür hem ince bir mana olan gözün gördüğünü görür, sonra verir. Evet, senin gözüne bir gözlük yapan gözlükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür, sonra yapar. Hem kulağı veren zât, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir.”[1]
Yani bize gözü kulağı veren Allah, elbette ilme dayanarak bunları vermekte, bunlarla neler gördüğümüzü ve neler duyduğumuzu da görmekte, işitmektedir.
Allah- âlem münasebeti, her an devam eden canlı, dinamik bir ilişkidir. İbn Arabi, bu dinamik ilişkiyi halk-ı cedîd ile ifade eder.[2] Bu ifade, esas itibarıyla Kur'ânî bir kavramdır. Kur'ânın sekiz âyetinde “halk-ı cedîd” ifadesi geçer.[3] Mesela şu âyete bakalım:
“Biz ilk yaratmada acizlik mi gösterdik? Doğrusu onlar yeni bir yaratılıştan şüphe içindeler.”[4]
“Halk-ı cedîd”, “yeni bir yaratılış” demektir. Âyette anlatılan durum, ikinci yaratılışla alâkalıdır. İlk olarak şu âlemi ve içindekileri yoktan yaratan Allah, elbette ve elbette diğer âlemi (ahireti) ve içindekileri yeniden yaratmaya kadirdir.
İbn Arabi, bu kavramı “Allah her an âlemi yeniden yaratır” manasında kullanmıştır. Bu mana en azından şu cihetle doğrudur: Âlem her an farklı bir âlem olmaktadır. Çünkü âlemde her şey hareket halindedir. Gözlüğü bize veren ustanın artık o gözlükle bir münasebeti kalmaz, ama gözü veren Allah’ın her an gözle münasebeti devam etmektedir. Göz canlı bir organizmadır ve an yenilenmektedir. Bu durum göz gibi canlı organizmalarda böyle olduğu gibi, cansız gördüğümüz eşyada da böyledir. Çünkü onlardaki atomlarda bulunan elektronlar hayret verici bir süratte hareket etmektedir.
Âlem - insan münasebeti nedir?
İnsan, şu âlem içinde en seçkin bir varlıktır. O, emanet-i kübrânın / büyük emanetin taşıyıcısıdır. İlgili Kuran ayeti bunu şöyle bildirir:
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular. İnsan ise onu yüklendi. O gerçekten çok zalim, çok cahildir.”[5]
Keza insan yeryüzünün halifesidir. Kuran bunu şöyle anlatır:
“Hani Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde bir halife kılacağım’ demişti.”[6]
İnsan küçük bir âlem, âlem büyük bir insandır. İnsan hakkında mikro kozmos, âlem hakkında ise makro kozmos tabirleri kullanılır. Âlem büyük bir ağaca benzetilirse insan bu ağacın meyvesidir. Meyve, ağacın bütün özelliklerini taşıdığı gibi, insan da âlemin bütün özelliklerini taşımaktadır.
Mesela âlemde ruhlar âlemi vardır, bunun bir numunesi insanın ruhudur. Âlemde eşyanın görüntülerinin yansıdığı misal âlemi vardır, bunun bir numunesi insanın hayalidir. Dünyanın üçte ikisi sudur, insanın da üçte ikisi sudur. Yeryüzünde hem dağlar ve kayalar gibi sert yerler, hem de toprak gibi nisbeten yumuşak yerler vardır. İnsan vücudunda da hem kemik gibi sert yerler hem de et gibi yumuşak yerler vardır…
Öte yandan âlem büyük bir fabrika olarak düşünülürse, insan bu fabrikanın mamul maddesi gibidir. Küçücük bir şekerin koskoca bir fabrikada üretilmesi gibi, insan da şu âlem fabrikasında üretilmektedir. İnsan vücudunun havayla suyla, güneşle toprakla, hatta uzayın uzak noktalarıyla yakından alâkası bulunmaktadır.
[1] Nursi, Şualar, Envar Neşriyat, İst. 2002, s. 10.
[2] Bkz. Muhyiddin İbn Arabi, Füsusu’l- Hikem (Tercüme ve şerh: Ahmed Avni Konuk) İFAV Yay. 2017. I, 39.
[3] Ra’d 13/5, İbrahim 14/19, Secde 32/10, Sebe 34/7, 35/Fatır 16, Kaf 50/15, İsra 17/49 ve 98.
[4] Kaf, 50/15.
[5] Ahzab, 33/72.
[6] Bakara, 2/30.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Allah her bir yarattığını “ilk defa” mı yaratıyor?
- Alem, Alem-i Emir, Alem-i Misal, Alem-i Gayb, Alem-i Berzah gibi alemler ne demektir?
- ÂLEM
- İmam-ı Rabbani'nin alem-i misal yorumu nasıldır?
- AHMED AVNİ KONUK’UN YARATILIŞ FELSEFESİ
- Gerçekten, şeytan, savaş, hastalık güzel mi, kötülüğü Allah mı yarattı?
- Alem-i Misal, İslam'da var mıdır?
- Alemlerin en büyüğü nedir?
- Metafizik olan ruh fizik aleme nasıl etki ediyor?
- Alem bütün mü, birlik var mı?