Ağlayacağım geliyor düşününce anılarımı, ne yapmalıyım?

Tarih: 05.04.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Çok duygusal biriyim. Özlüyorum geçmişimi, anı ve anılarımı. Ağlayacağım geliyor düşününce. Çok hasret ve özlem var içimde. Aklıma geliyor duygusal anılarım. Ne yapmalıyım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah’ın insanoğluna bahşettiği en güzel nimetlerden olan duygular, sağlığa, ikili ilişkilere, sosyal hayata katkılarıyla insanı insan yapan en önemli değerlerdendir. Aynı zamanda insanı diğer mahlukat içinde üstün kılan zenginliğidir. Ağlamak duygusu da bu zenginliğe dâhildir.

Nitekim yapılan bilimsel çalışmalarda, ağlamanın insanın göz sağlığına fizyolojik katkısı olduğu gibi, stres ve sıkıntılı durumda kişinin ruh sağlığına da iyi geldiği tespit edilmiştir. 

Ağlamak, bizim toplumumuzda kimi zaman duygu boşalması, kimi zaman çaresizlik göstergesi, kimi zaman zayıflık olarak değerlendirilir. Oysaki ağlamak insani bir tepkidir ve her zaman zayıflık olarak değerlendirilmemelidir. Yeter ki yerinde ağlanılsın ve ağlamak bir davranış biçimi ve kişilik sorunu haline gelmesin.

İnsanın hassas olduğu konular ve zamanlar vardır. Bazen mutluluktan bazen de hüzün ve acıdan dolayı hassaslaşır ve ağlar. Ancak bu dönemler uzarsa, ağlamak rahatsızlık verici olur ve bir kişilik sorunu dönüşür.

Anladığımız kadarıyla fazla ağlamak, sizi de rahatsız etmiş olmalı ki yardım talebinde bulunuyorsunuz.

Özellikle depresyon durumunda ve hüzün verici zamanlarda ağlayan insan, bir rahatlık hissedince bir şartlanma söz konusu olur ve bu durum bir kısır döngüye dönüşür. Yani ağlayınca rahatlar, rahatlamak isteyince otomatikman ağlar.  Fizyolojik ve psikolojik bir tepki olan ağlama, zamanla bağımlılık haline gelir ve kişi sürekli ağlamak ister. Bunu,  en çok hangi konu ve olay onu ağlamaya götürürse o konuya odaklanarak gerçekleştirir. Bu durum sizde geçmiş hatıraları düşünmek şeklinde kendisini göstermektedir.

Düşünce, duygu ve davranışların domino taşı gibi birbirini etkilemesiyle oluşan bu kısır döngünün kırılması lazım.

Buna, önce düşüncelerinizi değiştirmek suretiyle başlayabilirsiniz. Çünkü her düşünce insan zihninde Yüce Yaratıcı tarafından bir duygu ile kodlanmıştır. Yani bir düşüncenin zihinde canlanmaya başlamasıyla beraber, onunla senkronize olan duygu otomatik olarak devreye girer. O duygu da kişiyi bir davranışa yönlendirir.

Örneğin, geçmişinizde yaşadığınız acı olaylar veya özlem duyduğunuz güzel olaylar ve günleri düşündüğünüzde duygulanıyor ve ağlıyorsunuz. Çözüm sizi duygulandıran düşüncelerden uzak durmaktır. Düşünceyi keserseniz, otomatikman duyguyu ve davranışı da kesebilirsiniz.

Bunun kolay olmadığı bir gerçektir. Çünkü çok büyük bir ihtimalle rahatlama duygusu sizde ağlama davranışı ile koşullandığı için, sizi ağlatan şeyleri gayrı ihtiyarı olarak düşünüyorsunuz.

Bunun önüne geçmek için yapmanız gerekenleri kısaca şöyle özetleyebiliriz.

1) Düşüncenizi değiştirmek için nefes ve kas gevşetici egzersizler yapın.

Beyniniz, iradi olmadan maziyi düşünüp sizi hüzünlendirmeye başlayınca, nefes ve gevşeme eksersizleri yapın. Derin nefes egzersizlerinden sonra, aynı şekilde ayak kaslarınızdan başlayarak tüm kaslarınızı gevşeten egzersizler yapın.

Unutmayın ki insanın düşüncesini başka bir noktaya odaklamasının en kısa ve en kolay yolu, derin ve düzenli nefes almaya odaklanmasıdır. Çünkü beynimizin çalışma ilkelerine göre, zihnimiz aynı anda iki şeyi birden düşünemediği için, kişi için kolay olay olan nefes alıp vermeye odaklandığınızda, sizi hüzünlendiren diğer düşüncelerden otomatikman uzaklaşacaksınız.

2) Sizi yoğun duygu atmosferine sokan diğer uyaranlardan da bir süreliğine uzak kalın.

Örneğin duygulu müzikler, filimler ve diğer medyadan uzak kalmak gibi. Çünkü özellikle müziğin duygularımız üzerinde olağanüstü bir etkisi var. Bir şarkının bizi hüzünlendirmesini belki sözlerine bağlayabilirsiniz. Ancak sadece melodiden oluşan şarkılar da bizi duygusal olarak etkileyebilir.

Dünyevi hüzünleri artıran şarkı türküler kadar, uhrevi düşünceleri dile getiren duygusal ilahiler de duygu yoğunluğunu artırır. Çünkü hepsinin sözleri farklı olsa da beyinde kişiyi ağlamaya götüren biyokimyasal değişmeler üzerindeki etkileri aynıdır. 

3) Tefekkür ağırlıklı eserler okuyun.

Düşünceye odaklanmayı sağlayan ilmi kitaplar ve Risale-i Nur gibi Kur'an tefsirlerinden tefekkürlük bölümleri okuyup, bir arkadaşınız veya aileden birileriyle karşılıklı mütalaa edin.

Yine benzer şekilde okuduğunuz ilmi kitapların özetini çıkarmak suretiyle, düşünce ağırlıklı bir meşgale içine girebilirsiniz

4) Rahatlamayı, ağlama ile değil başka bir şeyle koşullandırmanın yollarını deneyin.

Duygusal olarak hassas olduğunuz bir dönemden geçtiğinizi zannediyoruz. Belki de depresyon durumu da söz konusu olabilir. Eğer durum böyle ise, rahatlamaya ihtiyaç duymaktasınız. Rahatlamayı, ağlama ile değil başka bir şeyle koşullandırmanın yollarını deneyin.

Mesela, sıkıldığınızda sizi daha önceleri rahatlatan şey ne ise onu yapın. Bu herhangi bir hobi olabileceği gibi, bir arkadaş ziyareti de olabilir. Yani rahatlamak için yeni bir uyarıcı bulmalısınız.

5) Maziyi algılama biçiminizi gerçekçi bir çerçeveye oturtun.

Bilindiği gibi maziyi düşünmek birçok insan için hüzün vericidir. Bu mazide yaşananların çok acı veya çok güzel olmasından kaynaklanmaz. Bilakis, günlük hayatın sıkıntıları ve diğer sorunlar, olgunlaşmanın getirdiği giderek artan mesuliyet duygusu mazıyı zihnimizde günümüzden daha hoş, basit ve huzurlu halde getirmesindendir.

Ayrıca geri dönememek insana acı verir. Yani maziye hüzün verici anlamlar yüklemek bir yanılsamadır veya bugünden kaçıştır. Muhtemelen gelecek yıllarda da artık mazi olmuş olan bugününüzü düşünüp aynı duyguları hissedeceksiniz.

Her şeye rağmen bu durum değişmez ve bir aydan uzun sürerse, dindar bir uzmanla görüşmenizde fayda var.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun