Yalnızken, Rabbine isyan etmekten alıkoyacak kadar takvası olmayan kişinin yapacağı amellerin Allah nezdinde ne kıymeti olabilir ki, hadisini açıklar mısınız?

Tarih: 22.03.2013 - 09:44 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu anlamda bir hadis rivayeti vardır:

“Yalnız kaldığında, kendisini Rabbine isyan etmekten alıkoyacak kadar takvası olmayan bir kimsenin yapacağı amellerin Allah nezdinde ne kıymeti olabilir ki?” (bk. Deylemi, 4/437; Feyzu’l-Kadir, 3/439; Kenzu’l-Ummal, 3/430)

Bu hadiste takvaya, Allah korkusuna vurgu yapılmıştır. Nitekim ilgili hadis rivayetinin başında “Amellerin efendisi vera’dır.” diye ifade edilmiştir.

Kişinin imanının gücünü, Allah’a olan sevgi ve saygısının derecesini belirleyen şey, Onun emir ve yasaklarına riayet etmesiyle anlaşılır.

Bu konudaki kulun ihlas ve samimiyeti; onun insanların olmadığı, kimsenin kendisini görmediği yerlerdeki takvasıyla doğru orantılıdır. Çünkü tek başına kaldığı zaman din emirleri konusunda gösterdiği gevşeklik nispetinde, kendisinin insanların yanında iken yaptığı amellerinde gösteriş tortusunun var olduğuna hükmedilebilir.

Oruç ibadetinin çok övülmesinin; ücretinin yalnız Allah’ın bildiği kadar pahalı olduğunun vurgulanması, oruçtaki takvanın başka ibadetlere göre çok daha fazla olmasından kaynaklanır. Çünkü namaz, zekat, hac  ve benzeri ibadetlerde -açık olduklarından ötürü- riya virüsü bulaşabilir. Fakat Oruç gibi gizli olan bir ibadetin içine riya mikrobunun girme imkânı yok gibidir. Örneğin oruçlu olduğunu söyleyen kişi istese evinde gizlice yemeğini yer ve dışarıda oruçlu gibi görünebilir. Bu sebeple, oruç gibi manen veya kimsenin olmadığı yerlerde maddeten tek başına kalan kimsenin göstereceği takva onun Allah’a olan imanının gücünü, ona karşı beslediği sevgi ve saygısının boyutunu gösteren şaşmaz bir ölçüdür.

İmam Gazali verayı dört kısma ayırmıştır:

a. Âdil olmanın şartı olan vera: Bu vera’ açıkça haram olan söz ve fiillerden kaçınmak anlamına gelir. Bu vasfa sahip olmayanın şahitliği kabul edilmez.

b. Salihlerin verası: Bu takva, haram olma ihtimali olan şüpheli şeylerden uzak durmak manasına gelir. “Şüpheli olanı bırak, şüphesiz olana bak!” manasına gelen hadis-i şerifte bu takva çeşidine işaret edilmiştir.

c. Mütakkilerin verası: Harama vesile olabilir kaygısıyla, açıkça helal olan bazı şeylerden uzak durmak...

“Kişi, zararlı bir işe sebep olabilir düşüncesiyle, zararsız olan şeyleri terk etmediği sürece mütakkilerden sayılmaz.”

manasına gelen hadiste takvanın bu çeşidine işaret edilmiştir. Gıybete girer düşüncesiyle insanların durumlarından söz etmekten sakınmak gibi.

d. Sıddıkların verası: Masiva ile meşgul olmaktan sakınmak. Zamanını boş yere harcamamak için hep Allah’ı hatırlamak, Onun zikri ile meşgul olmak... (bk. İhya, 1/18-19)

İlave bilgi için tıklayınız:

En üstün iman, nerede olursan ol Allah'ın seninle olduğunu bilmendir...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun