Yahudiler, deve etini helal kılan Al-i İmran Suresi 93. ayet inince, itiraz etmişler ve deve etinin Tevrat'ta yasak olduğunu söylemişlerdir. Buna göre hangisi doğrudur?

Tarih: 29.06.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrail oğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun." (Al-i İmran, 3/93) mealindeki ayet Medine’de inmiştir. O devirde başta Abdullah b. Selam gibi Müslüman olmuş Yahudi alimleri de bu ayetin inişinde oradaydı. Eğer, bu ayetin bu meydan okuyuşu doğru olmasaydı, bu adamlar İslam dininde kalmaya devam ederler miydi? Yanlışı açıkça görülmüş bir dinde niçin kalsınlar ki?

Gerek bu sahabî gibi olan Yahudî alimleri, gerekse tarih boyunca İslam dininin hak olduğunu görerek Müslüman olmuş yüzlerce Yahudî bilginlerinin bu ayet karşısında herhangi bir tereddüt göstermemeleri, Kur’an’ın hak Allah kelamı olduğunun kanıtlarından biridir.

Bu ayetin hemen ardından gelen “Artık kim bundan sonra Allah adına yalan söylerse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Al-i İmran, 3/94) mealindeki ayetin ifadesi, söz konusu tartışmanın arka planını ve sonucun ne olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu ayette Yahudilerin kendi iddialarını ispat edemediklerini, Tevrat’ta istenilen delili getiremedikleri, dolayısıyla Hz. Muhammed (a.s.n)’in konuyla ilgili sözlerinin doğru çıkmasıyla  yalancı duruma düştükleri aklı başında olanların gözleri önüne serilmiştir.

“Ancak geviş getiren, çatal ve yarık tırnaklı hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve, tavşan, kaya tavşanı. Bunlar geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılırlar” (Yas.14: 7) şeklindeki Tevrat’ın ayetinde, bu yasakların Hz. İbrahim döneminden beri var olduğunu söylemiyor. Bu yasakların Tevrat’ta söz konusu olduğunu düşünmek en makul olanıdır. Çünkü bu ayet orada geçmekte ve geçmişe dair herhangi bir kayıt koymamaktadır. Zaten, Kur’an’ın ifadesi, -Hz. Yakub’un kendisine haram kıldığı şeylerin dışında- İsrail oğulları için var olan yasakların Tevrat’la birlikte gelmiş olduğu şeklindedir.

Nitekim Levililer’de bu konu "İsrail halkına deyin ki” başlığı altında işlenmiş ve bu yasakların Tevrat’ın yasakları olduğuna işaret edilmiştir. (L ev.11: 2-8)

Bu açıklamalardan açıkça anlaşılıyor ki,  bu konuda Tevrat ile Kur’an’ın ifadelerinde çelişki anlamına gelen, birbirine ters düşen herhangi bir şey söz konusu değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

rkygrkn

ilminiz ile bizi aydınlattığınız için ALLAH razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kadirerz

Yukarıda bahsetmiş olduğunuz şekilde nişanlı kalmak hele hele bu zamanda çok zor bence harama gidip günah işlemektense eşlerin bir birlerini aylece tanıyıp bir an önce nikah kıymalarının daha sağlıklı olabileceğini düşünüyorum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ysnoner

YAPTIĞINIZ AÇIKLAMA İLE BİZİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN SİZ DEĞERLİ İNSANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN.TÜM NİŞANLI VE NİŞANLI OLACAKLARA CENABI ALLAH GÜÇ VE KUVVET VERSİN. BU KONUDA DA CİDDİYET GÖSTERSİNLER.DUA İLE...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
sevgimtrak

Yukarıda bahsetmiş olduğunuz şekilde nişanlı kalmak hele hele bu zamanda çok zor, bence harama gidip günah işlemektense eşlerin bir birlerini aylece tanıyıp bir an önce nikah kıymalarının daha sağlıklı olabileceğini düşünüyorum. bu konuya ben de bu görüşle katılıyorum.. malesef şu anda durumlar çok farklı %10luk bir dilim gösterebilirim bu şekilde hayat süren. ama durum ne olursa olsun esasen kız ve erkeğin birbirlerini bu dünyada korudukları gibi birbirinin ahiretlerini de korumaları gerekir. gerçek seven sevdiğinin zararını da karını da gözetlemeli. Allah herkesi gerçek sevenlerle karşılaştırsın inş...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ablakakbey

Allah razı olsun.gerçekten net açıklanmış.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun