Kur'an, Mekke'nin içinde bulunduğu bir gecede mi indirildi? Yani dünya o tarihte döndükçe ve bölgeler o tarihte kadir gecesine girdikçe, her bölgeye iner de iner mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuya birkaç madde halinde yaklaşmaya çalışacağız. Maddeler arasındaki bağlantıyı keskin zekânıza havale edeceğiz:

- Kur’an’da Kadir Gecesi; “Her hikmetli işin içinde yazılıp belirlendiği gece”(Duhan, 93/4) olarak değerlendirilmiştir. Bundan anlaşılıyor ki, kadir gecesi, genel olarak Allah’ın ezelî ilminde şekillenmiş bütün hikmetli işler -yıllık programlar halinde- ilgili meleklere tevdi edildiği bir gecedir. Allah’ın ilim, irade ve kudretinin yansıması olan her hikmetli işin belirlendiği bir gece, Allah’ın ilim, irade ve kelam sıfatından –insanlık camiasına- ilahî bir mesaj olarak gelen Kur’an-ı Hakim'in inişine de ev sahipliği yapması, Hakim olan Allah’ın hikmetinden onay aldığını göstermektedir. Demek ki, Kadir Gecesi, Kur’an inmeden önce de Allah katında özel bir konuma sahipti. Ancak, bütün hikmetli işlerin ezelî bir tercümanı olan Kur’an’ın da o gecede inmesiyle, ona ayrı bir değer katmış ve Kur’an’a iman etmiş olan müminler için, -bin aydan hayırlı- özel bir konuma kavuşturulmuştur.

- İbnü Cerir ve diğerlerinde açıklandığı üzere, çoğunluk rivayet tefsirleri İbnü Abbas'tan şu ifadeleri nakletmişlerdir: Kur'ân hepsi birden olarak Ramazan'da, Kadir Gecesinde dünya semasına indi. Sonra Allah yerde bir şey yapmak, vahyetmek istedikçe ondan indirdi, ta ki topladı. Aynî'nin "Buharî Şerhi"nde ifadesine göre tamamı olarak Kadir gecesinde Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına indirildi de Beyt-i İzzet'e kondu, Cebrail (a.s.) onu sefere (kâtip melekler)ye yazdırdı, sonra da Cebrail onu Peygamber'e parça parça indiriyordu. Başı ile sonu arası yirmi üç sene oldu. Buna göre Kadir Gecesi Kuran’ın toptan Dünya Semasına indirildiği gecedir. (Elmalılı, Kadir Suresinin tefsiri.)

- Ayrıca kaynakların belirttiğine göre, Hz. Peygamber (a.s.m)’e ilk vahiy Kadir Gecesi seher vaktinde inmiştir.(bk. İbn Aşur, Kadir suresi tefsiri). Bu durum, gecenin bir dilimi değil, akşamdan sabaha kadar süren geniş bir zaman dilimini ihtiva ettiğini göstermektedir.

“Artık o gece tam bir esenliktir, gider.. Tam tan ağarıncaya kadar”(Kadir, 97/5) mealindeki ayette “ila matlai’l-fecr” değil de “hatta matlai’l-facr” şeklinde ifade edilmesi, bu gecenin özel konumunun, tan ağırınca bitmeyip, ondan sonra da devam edeceğini gösteriyor(a.g.y). Bundan anlaşılıyor ki, kadir gecesi, bazen 12-14 saat kadar süren bir sürece sahiptir. Bu süre, dünya ülkeleri arasındaki saat farkını -yaklaşık olarak- telafi eden bir zamandır. Bir kısmı akşamlarken, bir kısmı da sabahlamış oluyor.

- Kur’an’ın ilk indiği gecenin Mekke’nin gecesi olduğunda şüphe yoktur. Fakat, meleklerin inmesinin yalnız o bölgeye mahsus olduğunu söylemek isabetli olmaz. Çünkü, melekler o gecede diğer hikmetli işler için de inerler. O işler ise, yeryüzünün her bölgesi için geçerlidir. “Melekler iner de iner” mealindeki ifadeden anlaşılıyor ki, -gecenin başından itibaren, ta tanyeri ağarmasından sonrasına kadar- gruplar halinde inmeye devam erdeler. Bu da o şerefe nail olma süresinin geniş bir yelpazede devam edeceğini göstermektedir.

- Allah hakimdir, abes iş yapmaz. Bir günün ışığını sırasıyla dünyanın yüzüne sarıp bütün mahlukatına sergilediği gibi, Kur'an’ı indirdiği Kadir gecesini de, hikmetiyle bütün dünyanın yüzüne sarmıştır. O gece nereye uğrarsa, onun feyz ve bereketi de oraya iner de iner. Nitekim, Cuma ve Bayram günlerinde de bu durumu görmekteyiz. Nerde Cuma ve Bayram varsa, orada onların feyz ve bereketi de vardır. Önemli olan bu gün ve geceleri layıkıyla değerlendirmek ve bütün günlerimizi Cuma ve Bayram gibi; bütün gecelerimiz de Kadir gibi görmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun