Vesveseli ve zayıf insanlara cinlerin zarar verir deniyor. Mesela nasıl vesveseli ve zayıf insan; örnek veirir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cinlerin kendisine zarar vereceğini düşünen ve yalnız kaldığı zaman cinleri düşünüp korkan insanlar ile manevi bünyesi zayıf olan insanlara zarar verme ihtimali vardır. Çünkü içinde taşıdığı bu hislerle kendisini iyice zayıf düşürmüştür.

İnsan Allah'ın izni olmadan hiç bir şeyin kendisine zarar veremeyeceğini bilmeli ve dua okuyarak Allah'a tevekkül etmelidir. Okuduğu dualar ve Allah'a olan tevekkülü onu cinlerin zararından koruyacaktır.

a) Şeytanın şerrinden Allah (c.c.)'a sığınmak, Allah Teâlâ Kur'an'ında şöyle buyuruyor,

"Ne zaman şeytandan bir kötü düşünce seni dürtüklerse Allah'a sığın. Çünkü O işitendir, bilendir." (A'raf, 7/200)

Başka bir ayette ise şöyle buyurmaktadır:

"Ve de ki: Rabbim şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım ve onların yanımda bulunmalarından sana sığınırım." (Müminun, 23/97-98)

Efendimiz (s.a.v.) mescide girdiği zaman, "Euzu billahil azimi ve bi vechihil kerimi ve suldanihil kadimi mineşşeydanirracimi" duasını okur ve şöyle buyurlardı.

"Bu duayı okuyan için şeytan der ki, 'O kimse günün diğer vakitlerinde de benim şerrimden muhafaza edilir.' " (Ebu Davud, Salat, 446)

b) Ayet-el Kürsi'yi okumak

Ayet-el Kürsi cinlerin şerrinden korunmak için büyük bir kaledir.

Ebu Eyyub-i Ensari (r.a.)'nin bodruma benzer bir yeri vadi. Hurmalarını orada tutardı. Cinlerin gül denilenlerinden biri gelir oradan hurma aşırırdı. Ebu Eyyub bunu Peygamber (s.a.v.)'e şikayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) "Git ve cini gördüğün zaman Allah'ın adı ile Rasulüllah'a git de" dedi. Ebu Eyyub geldi ve cini yakaladı. Fakat cin bir daha gelmeyeceğine yemin ettiği için salıverdi. Sonra Rasulüllah (s.a.v.)'ın yanına geldi. Rasulüllah "Yakaladığın esiri ne yaptın?" diye sordu. Eyyub (r.a.) "Bir daha gelmeyeceğine yemin etti." dedi. Rasulüllah (s.a.v.),"Yalan söylemiş, yine gelecektir." dedi. Gerçekten ikinci defa geldi, yine Ebu Eyyub kendisini yakaladı, tekrar gelmeyeceğine yemin edince salıverdi. Ebu Eyyub Rasulüllah (s.a.v)'ın yanına geldi. Rasulüllah (s.a.v.), "Yalan söylemiş, yine gelecektir." dedi. Üçüncü defa gelince, Ebu Eyyub yakalayıp ona dedi ki, "Seni artık Rasulüllah'ın yanına götürünceye kadar bırakmam." Bunun üzerime cin, Sana bir şey hatırlatacağım, evinde Ayet-el Kürsiyi oku. Ne cin ne de şeytan sana yaklaşmaz." dedi. Ebu Eyyub tek başına Resulüllah'ın yanına geldi. Rasulüllah (s.a.v.) Ebu Eyyub'a "Yakaladığın esiri ne yaptın?" diye sordu. Ebu Eyyub hadiseyi anlattı. Efendimiz (s.a.v.), "Yalancı olduğu halde bu sefer doğru konuşmuş." buyurdular. (Buhari, Vekale, 10)

Ebu Hureyre (r.a.)'den:

"Peygamberimiz (s.a.v.), 'Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi Bakara suresidir. Orada Kur'an ayetlerinin baştacı, efendisi olan bir ayet vardır, o da Ayet-el Kürsi'dir.' buyurdu." (Tirmizi, Fezailü'l-Kur'an, 2)

Bir başka hadisi şerifte,

"Sûre-i Bakara'da Kur'an'ın baştacı, efendisi vardır. Hangi evde okunursa şeytan o evden çıkar, o da Ayet-el Kürsi'dir." (bk. Cami’ussağir, 2/47, no.1289)

İnsan tam bir teslimiyetle Ayet-el Kürsi okursa, şeytan ona yaklaşmaz, yaptığı hileleri bozulur. Cinin hastadan uzaklaşmasında bilhassa son ayetin fazla tekrarlanmasının uzaklaşmasında çok tesiri vardır. Defalarca denenmiştir. Şeytanın arkadaşlarına keşfettirdiği batıl meseleler Ayet-el Kürsi okuyarak engellenir.

Bunlar şeytanın dostlarının kulağına fısıldadığı bazı haberlerdir. Kur'an dili ile "şeytanlar arkadaşlarına vahy ederler." (En'am, 121) Bazı cahiller de bunları evliya zannederler.

c) Sûre-i Bakara'nın sonunu (Amener Rasulu) okumak.

Ebu Mesud (r.a.)'dan; Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur:

"Bakara sûresinin sonunda iki ayet vardır ki, kim onları bir gece okursa, bunlar ona kâfi gelirler. Kötülük ve şerri def ederler." (Buhari,Fezailü'l-Kur'an,10,17)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur:

"Allah’ü Teala Bakara suresini iki âyetle sona erdirdi ki, bunları bana Arş’ın altındaki bir hazineden verdi. Bunları öğreniniz, kadınlarınıza, oğullarınıza öğrettini, talim ediniz. Çünkü bu iki ayet: hem bir salât (namazda okunan Kuran) hem bir Kuran (ayetleri), hem de bir duadırlar." (Müsned, 4/147, 151, 5/180; Hakim, Müstedrek, 1/562)

Numan b. Beşir (r.a.)'dan; Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:

"Şüphesiz Allah’u Teala, gökleri ve yeri yaratmadan 2000 yıl önce bir kitap yazdı ve o kitaptan iki ayet indirerek Bakara suresini bu iki ayetle bitirdi. Bu iki ayet, bir evde 3 gece okunursa, şeytan o eve yaklaşamaz." (Tirmizi, Fedailül-Kuran, 4; Beyhaki, Şu’abül-İman, 2/460)

d) İhlas ve Muavvizeteyn'i (Felak ve Nas Surelerini) Okumak

Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur:

“Her akşam ve sabah üçer defa “Kulhüvallahü ehad” sûresiyle Nâs ve Felâk sûrelerini oku, seni her türlü tehlike ve zarardan korumaya yeterli olur” (Ebu Davud, Edeb, 101; Nesaî, İstiâze 1; Tirmizi, Daavat, 117) 

Ukbe bin Amir (r.a)’den rivayet edilmiştir. Ukbe bin Amir (r.a)’den rivayet edilmiştir. Bir gün Resulullah (s.a.v.) ile birlikte Cuhfe ve Ebva arasında giderken birden ortalığı bir rüzgar ve karanlık kapladı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) Felak ve Nas surelerini okuyarak gelecek belalardan Allah’a sığınmaya başladı ve bana da böyle musbet anında aynı şeyi yapmamı tavsiye ederek şöyle buyurdu: ”Ey Ukbe! Bu iki sure ile Allah’a sığın; çünkü Allah’a sığınan hiçbir kimse, bu ikisinin benzeri ile korunmadı.” (Ebu Davud, Vitir, 1463; Beyhaki, Sünenü’l-Kübra, 2/394)

Başka bir rivayette Resulullah (s.a.v.) Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ukbe bin Amir (Radıyallahu Anh)’a şöyle buyurdu:

“Ey Ukbe! Sabah akşam üçer defa İhlas, Felak ve Nas surelerini devam et. Arkasından şöyle söylemeyi ihmal etme: Allah’ım! Sana yaptığım bütün kulluk hizmetlerimde ve son nefesimi verdiğim sırada şeytan gelip bana vesvese vermeye başlayınca, beni onun elinde koyma. Bu hususta şimdiden Sana sığınıyorum.” (Hâkim, Müstedrek, 1,240)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR