Uzun ameliyatlara giren bir doktorun, nöbet bekleyen polis ve askerin namazlarını kaçırmasının hükmü nedir? Kazaya bırakma ruhsatı var mıdır? Cem etmesi mümkün müdür?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Namaz, dinimizde en temel ibadetlerden biri kabul edilir. Dolayısıyla, namazın terki için, dinimizde hiçbir mazeret yoktur. Geciktirilmesi (kazaya bırakılabilmesi) için dinin meşru saydığı mazeret ise, unutma ve uyku gibi şuur dışı haller ile o anda (vakti içinde) eda edebilme imkanının bulunmayışından ibarettir.

Ana kural, her namazın kendi özel vaktinde kılınmasıdır. Ancak geçerli bir mazeretin olması durumunda cem yapılabilir. Namaz dinin direği kabul edildiği için, hiçbir mazeret nedeniyle terkine izin verilmemiş, fakat kılınabilmesi için birtakım kolaylıklar getirilmiştir.

Bu bakımdan ihtiyaç, meşguliyet ve sıkıntı gibi olağan dışı durumlarda ve alışkanlık haline getirmemek kaydıyla, cemi caiz gören diğer mezheplerin ve alimlerin bu konudaki görüşlerinden istifade edilerek namazlar cem' edilebilir.

Namazı vaktinde kılmalarında bir sıkıntı ve güçlük söz konusu olan kişilerin, kendi durumlarını yukarıdaki bilgi ve ruhsatlar çerçevesinde değerlendirerek -netice itibariyle Allah'a karşı şahsi sorumluluğunu ilgilendiren- bu konuda kendilerinin karar vermesi en uygun yoldur.

Ayrıca bilinmelidir ki, cem-i takdim veya cem-i tehir yapmak, namazın amacının gerçekleşmesi bakımından, namazın kazaya kalmasından daha uygun bir çözüm olarak görünmektedir. Bu itibarla, bir müslüman kılabiliyorsa en azından farzlarını kılar. Bu da mümkün olmazsa namazlarını cem veya kaza eder.

 

İş koşulları ve ortamları gereği namazlarını vakitlerinde kılamayacak olanların, namazlarını kazaya bırakmaması, cem' ederek eda etmeleri/kılmaları gerekir. Zira Peygamberimiz( sav) namazlarını genelde vaktinde kılmasına rağmen, bazı özel durumlarda da birleştirerek/cem' ederek kılmıştır.

Cem‘, "İki namazı birleştirmek" anlamına gelen bir tâbir olup öğle ile ikindi namazlarının öğle veya ikinde vaktinde; akşam ile yatsı namazlarının akşam veya yatsı vaktinde birlikte kılınmasını ifâde eder.

Pek çok sahih hadis; özellikle yolcu iken (seferî) öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazlarının birleştirilerek kılınabileceğini öngörmektedir. İbn Abbâs, "Rasulullah (s.a.v) Tebûk seferinde öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazlarını birleştirerek kıldı" demiştir. (Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 51, 53) Başka bir hadiste de, Rasulullah (asv)'ın Medine'de (yolcu olmadığı), korku ve yağmur bulunmadığı halde öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazlarını birleştirerek kıldığı rivayet edilmiştir. (Müslim, Salâtü'l-Musafirîn, 54)

Bu itibarla, öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazları, alışkanlık haline getirilmemek ve geçerli bir mazerete dayanmak kaydıyla, hem takdim hem de tehir biçiminde (birini diğerinin vaktinde) cem edilerek bir arada kılınabilir.

Namazları birleştirerek kılacak kişi, cem etmeye niyet ederek, bu namazları peş peşe ve sırasına göre kılar; iki farz arasındaki sünnetleri kılmaz. Şayet cem-i takdim yapılacak ve mesela öğle ile ikindi, öğlenin vaktinde kılınacaksa, öğlen namazına başlarken cem yapmaya; şayet cem-i tehirde yapılacak ve mesela akşam ile yatsı, yatsının vaktinde kılınacak ise, akşam namazının vakti içerisinde cem yapmaya niyet etmek gerekir. Aksi takdirde namazı vaktinden sonraya ertelemiş olur ki bu haramdır.

Buna göre, örneğin akşam ile yatsı cem-i tehir yapılarak yatsı vaktinde (dinlenme veya yemek molasında) kılınacaksa, uygulaması şöyledir: Yatsı vakti girip ezan okunduktan sonra kamet getirilerek ve cem' yapmaya niyet edilerek ilk önce akşam namazı kılınır. Selam verdikten sonra ezan okunmadan ve ikinci kamet getirilmeden veya istenirse getirilerek yatsının farzı kılınır. Buna "Cem-i tehir" denir. Bundan sonra yatsının son sünneti kılınabilir. Daha sonra vitir namazı kılınır. Cem' yapılırken, iki namazın ara vermeksizin peşi peşine ve tertibe (sıraya) uyularak kılınması gerekir.

Kısaca, hiçbir namazınızı kazaya bırakmamaya özen gösteriniz. Namazlarınızı vaktinde kılamayacaksanız, cem' ederek kılmaya niyet ediniz. Cem edilerek kılınan namazın daha sonra vakti içinde bir daha kılınmasına gerek yoktur.

İlave bilgi için tıklayınız:

Askerlik şartlarında namaz kılmanın hükmü nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR