Üç günden fazla küsmek haram ise, Peygamberimiz neden bir ay küs kalmıştır?

Soru Detayı

Îlâ hadisesinde Peygamberimiz hanımlarıyla bir ay konuşmamıştır. 3 günden fazla küs kalmak haram ise bu nasıl olmuştur? 

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, Peygamber Efendimizin açıklamalarına göre, Müslümanlar birbirleriyle en fazla üç gün üç gece dargın durabilirler. Daha fazla dargın durmaları yasaktır.

Ancak yine Peygamber Efendimizin uygulamaları dikkate alındığında Dinî ya da şer'î bir sebep varsa o takdirde küslük süresi uzayabilir. Nitekim Hz. Peygamber (asm), hanımlarıyla bir ay kadar ilişkisini kesmiş ve küs durmuştur.

Buna göre, bir Müslümanın bir Müslümana dini bir nedenden dolayı üç günden fazla küs durması da günah olmaz.

Îlâ ve Tahyir şeklinde ifade edilen konunun özeti şudur:

Sözlükte “yemin etmek” anlamına gelen îlâ kelimesi terim olarak kocanın yemin, adak veya bir şarta bağlamak suretiyle eşiyle cinsel ilişkide bulunmayı kendisine yasaklamasını ifade eder.

Kuran-ı Kerîm’de terim anlamında bir defa geçen îlâ (Bakara 2/226), Hz. Peygamber’in eşlerine îlâ yapmasına dair rivayet başta olmak üzere bazı hadislerde de yer almaktadır.

İslâm’dan önce Câhiliye Arapları îlâyı zıhâr gibi bir boşama yöntemi olarak uyguluyorlardı. Ancak bu yöntem geniş bir zamana yayıldığı için daha çok kadını baskı altına almak, ona zarar vermek için kullanılıyordu. Koca herhangi bir sebeple eşine kızdığında bir iki yıl veya daha uzun süreyle ona yaklaşmamaya yemin ediyor, süre bitiminde gerektiğinde yeni yeminle süreyi uzatıyordu. Îlânın sonuna kadar evlilik akdi devam ettiğinden kadın yeni bir evlilik yapma imkânı bulamıyordu.

İslâmiyet, eşler arasında meydana gelen anlaşmazlıkların cinsel açıdan diğerini terk boyutuna varması halinde bu davranışın özellikle kadını mağdur etmemesi için belirli bir sınır getirmiştir. Eşlerin birlikte yaşayıp yaşamayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla yeterli bir deneme süresi olan dört aylık bir zaman içinde dönüş olmaması ayrılık konusunda bir kararlılığa işaret ettiğinden sürenin bitiminde evliliğe son verilerek eşin serbest bırakılması sağlanmıştır. Bu bakımdan îlânın çağdaş hukukta boşanma sebebi sayılan terkle yakın benzerliği vardır.

Îlânın meşruiyeti Kitap ve Sünnet’le sabittir.

Kuran-ı Kerîm’de, “Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay beklerler. Eğer bu süre içinde yeminlerinden dönerlerse şüphesiz ki Allah her şeyi çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. Eğer boşamayı kastederlerse muhakkak Allah her şeyi çok iyi işiten, çok iyi bilendir.” Buyurulur. (Bakara 2/226-227)

Hz. Âişe’den nakledilen, “Resûlullah eşlerine îlâ yaptı ve kendisine helâli haram kıldı. Arkasından da haramı helâl yaptı ve yeminden dolayı kefâret verdi” (Buhârî, Nikâḥ, 91, 92; Tirmizî, Ṭalâḳ, 21) şeklindeki rivayet ve bu olayın ayrıntılarıyla ilgili hadisler îlânın meşruluğunun diğer delilleridir.

Sade bir hayat yaşayan Hz. Peygamber eşlerinin bazı maddî taleplerinden dolayı üzülmüş ve îlâ yaparak onlardan bir ay uzak kalmıştır.

Daha sonra nazil olan Ahzab suresinin 28-29. ayetleriyle Resûl-i Ekrem aleyhissalatü vesselam Efendimizin hanımları, müreffeh bir hayat yaşamak üzere kendisinden ayrılmak veya Allah’ı, resulünü ve ahiret hayatının güzelliklerini tercih etmek hususunda serbest bırakılmış, bunun üzerine onlar da isteklerinden vazgeçerek Hz. Peygamber’le yaşamayı tercih etmişlerdir.

Küsmek ve dargın durmak konusuna gelince:

Konuyla ilgili bazı hadisler şöyledir:

"Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız, ve hased etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması  helâl değildir." (Buhârî, Edeb 57, 58, 62; Müslim, Birr 23, 24, 28, 30-32)

"Bir müslümanın, din kardeşini üç gün üç geceden fazla terkedip küs durması helâl değildir: İki müslüman karşılaşırlar  biri bir tarafa öteki öbür tarafa döner. Halbuki o ikisinin en iyisi önce selâm verendir." (Buhârî, Edeb 62, İsti'zân 9; Müslim, Birr 23, 25, 26)

"Her Pazartesi ve perşembe günü ameller Allah'a arzolunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere)  siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edinbuyurulur." (Müslim, Birr 36)

İlk hadiste, önce ilişki kesme noktasına gelinmemesi için gerekli tavsiyelerde bulunulmakta sonra da şayet böyle bir noktaya gelinmişse, bunun en son sınırının üç gün üç gece  yani 72 saat olduğu belirtilmektedir. Bunun ötesinde isterse bir saat olsun küs durmanın helal olmadığı bildirilmektedir.

Günlük dünyevî işler ve ilişkiler sebebiyle birbirine kırılan iki Müslümanın, - ciddî bir dînî sebep söz konusu olmadığı sürece -  en çok üç gün birbirlerinden uzak kalabilecekleri, küs durabilecekleri kaidesi böylece ortaya konulmuş olmaktadır.

İkinci hadis, bu genel kaideyi hatırlattıktan sonra, ilişki kesme ve küs durma olayını bir misalle anlatmakta ve bir gerçeğe dikkat çekmektedir. İki Müslüman birbiriyle yolda belde karşılaştıkları zaman, biri yüzünü bir tarafa öteki öbür tarafa çevirir veya yollarını değiştirir ya da birbirlerini görmezden gelirler.

Herhangi bir sebeple birbirine küsmüş iki Müslüman karşılaştığı zaman, kim önce selâm verirse, hayırlı olan odur.

Üçüncü hadis,  birbiriyle  alakayı kesen ve birbirine küsen Müslümanların  ilâhî huzurda tâbi tutuldukları bir muameleyi haber vermekte ve dolayısıyla Müslümanları sürekli barışık olmaya çağırmaktadır.

Her pazartesi ve perşembe günleri kulların amelleri Allah'a arzolunur ve yüce Rabbimiz şirk dışında kalan günahları kullarından dilediklerine bağışlar. Birbiriyle küs iki müslümanın ameli arzolununca görevli meleklere bunların amellerinin kabulünü aralarını düzelttikleri zamana kadar erteleyin, buyurulur. Yani işledikleri iyi kötü bütün amelleri bekletilir, kabul ve af muamelesine tabi tutulmaz.

Sevgili Peygamberimizin haber verdiği bu işlem, bir Müslüman için ne kadar ağır bir durumdur. Bu ağır durumdan kurtulmak için, yegâne yol, dargın olduğu kişilerle derhal barışmaktır.

Buna göre:

- Müslümanlık, toplumda kardeşliği esas alan bir dindir.

- Müslümanlar birbirleriyle en fazla üç gün üç gece dargın durabilirler.

- Dinî ya da şer'î bir sebep varsa o takdirde küslük süresi uzayabilir.

- Küslerin en hayırlısı karşılaştıkları zaman önce selâm verendir.

- Birbiriyle dargın olan Müslümanların amelleri, barıştıkları zamana kadar ilâhî huzurda bekletilir, kabul veya af muamelesine tâbi tutulmaz.

İlave bilgi için tıklayınız:

"İ'lâ Hadisesi" olarak tarihe geçen; Peygamberimiz (sav)'in Ezvâc-ı ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
14.705 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun