Sizce ayetlerin ters yüz edilmesinin hikmeti nedir?
- Necm suresinde 1. inişte 2 yay mesafesi, uhra "ikinci-sonraki" inişte sidretül münteha gerçekleşir.. Miraç anlatılarında bu sıra tam tersidir izahı ne?
- Necm Suresi’nin ilk 18 ayetindeki eylem ve mekân akışı incelendiğinde şu metinsel dizilim ortaya çıkmaktadır:
1. Aşama (Necm 7-9): Ufukta belirme, yaklaşma ve iki yay mesafesi (Kâbe Kavseyn) kadar yakınlaşma.
2. Aşama (Necm 13-14): "Ve لقد رآه نزلة أخرى عند سدرة المنتهى" (Andolsun ki onu sonraki/ikinci inişinde de Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında gördü). Geleneksel kabul ve kurgularda ise bu kronolojik akış tersine çevrilmektedir: Geleneksel kurgu, peygamberin göğe yükselip önce Sidretü'l-Müntehâ'ya ulaştığını iddia ederek 2. aşamadaki olayı 1. sıraya taşımaktadır. Ardından Sidre sınırının aşılıp ilahi huzura/Kâbe Kavseyn'e varıldığını ileri sürerek 1. aşamadaki olayı 2. sıraya çekmektedir.
Değerli kardeşimiz,
Hz. Peygamber (asm) Cebrail'i (as) asli sureti ile iki defa görmüştür. İlk görmedeki yakınlaşma kab-ı kavseyn ifadesi ile anlatılırken ikinci görüşü ise mirac gecesinde sidretü'l-müntehada gerçekleşmiştir. Zemahşerî'nin de ifade ettiği üzere "nezleten uhra" kelimesi sonraki iniş anlamında değil "bir başka defa" anlamına gelmektedir. (bk. Zemahşeri, İlgili ayetlerin tefsiri) Dolayısıyla ayette bir mekânsal sıralama ve yüksek-alçak mekân olgusundan ziyade zamansal sıralama söz konusudur.
Mirac gecesindeki anlatımda ise aynı gecede gerçekleşen Mirac olayının kendi içerisindeki örgüsünden bahsedilmektedir.
Görenin, görülenin ve görmenin mahiyeti hakkında tefsirlerde farklı yorumlar bulunmaktadır.
Bu yorumlara göre ayetlerin manası da farklılık göstermektedir. Ancak en kuvvetli görüşe göre Hz. Peygamber (asm), Hz. Cebrâil’i iki defa aslî suretiyle görmüştür; bunlardan biri yeryüzünde, diğeri ise Miraç mucizesi sırasında Sidretü’l-Müntehâ civarında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Necm suresindeki ifadeler ile Miraç rivayetleri arasında bir sıra çelişkisi bulunmamaktadır.
Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Necm suresindeki bu ayetleri doğrudan Miraç hadisindeki olayların kronolojik sıralamasıyla birebir eşleştirmek doğru değildir. Çünkü Miraç hadislerinde Hz. Peygamber (asm) semaya yükselmesi ve Cenab-ı Hak ile münasebeti anlatılırken, Necm suresinin bu bölümünde ağırlıklı olarak “Hz. Cebrail’in Peygamber Efendimize aslî suretiyle görünmesi” üzerinde durulmaktadır.
Nitekim ayetlerde onun iki defa görüldüğünden söz edilmekte, ancak “önce şu oldu, sonra bu oldu” şeklinde ayrıntılı bir kronolojik sıra verilmemektedir.
“Bir başka inişte” ifadesiyle ikinci bir görmeye işaret edilmekte ve bunun Sidretü’l-Müntehâ yanında gerçekleştiği bildirilmektedir. Bu sebeple ayetlerdeki sıralamayı Miraç anlatısındaki bütün olayların sıralaması olarak değerlendirmek isabetli değildir.
Ayrıca ayetlerde geçen “iki yay mesafesi kadar veya daha yakın” (قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى) ifadesinin kime ait olduğu konusunda tefsirlerde farklı yorumlar vardır. İbn Abbas’a göre bu, Cebrail’in Rabbine yaklaşmasını; Muhammed b. Kab’a göre Peygamber Efendimiz'in (asm) Rabbine yaklaşmasını ifade eder. Bir başka görüşe göre ise Cebrail’in Hz. Peygamber'e yaklaşması söz konusudur.
Dolayısıyla ayetteki bu ifadeyi kesin olarak Miraç’taki belirli bir merhaleye yerleştirmek mümkün değildir.
Burada ayrıca Fahreddin Râzî ve diğer müfessirlerin üzerinde durduğu önemli bir husus vardır:
Ayetlerdeki bazı zamirlerin merci açıkça belirtilmemiştir. “Ufukta görünen kimdir?”, “yaklaşan kimdir?”, “Peygamberimiz kimi görmüştür?” gibi sorular hakkında tefsirlerde farklı görüşler bulunmaktadır.
Tefsirlerin bütünü dikkate alındığında kuvvetli yorumlardan biri, Hz. Peygamber'in (asm) Hz. Cebrail’i iki defa aslî suretiyle görmüş olmasıdır.
Bunlardan biri yeryüzünde, ilk vahiy döneminde; diğeri ise Mi‘rac sırasında, Sidretü’l-Münteha civarında gerçekleşmiştir.
Buna göre, Necm suresinde geçen konunun maksadı, Miraç’ın bütün safhalarını kronolojik olarak anlatmak değil, Resulullah’ın (asm) vahyi getiren Hz. Cebrail’i gerçekten gördüğünü ve bunun bir defa daha semavî âlemde gerçekleştiğini bildirmektir.
Bu açıdan ayetlerdeki sıralama ile Miraç rivayetlerindeki sıralama arasında bir çelişki yoktur. Ayetler farklı iki görme hadisesini ve bunların bazı özelliklerini zikretmekte; Miraç hadisleri ise Miraç’ın olay örgüsünü daha ayrıntılı şekilde anlatmaktadır.
Bu hususta Fahreddin Râzî, Mâverdî, Kurtubî, İbn Âşûr ve Merâğî gibi müfessirlerin ilgili ayetlere yaptıkları açıklamalar incelendiğinde, ayetlerdeki zamirlerin ve yakınlaşma ifadelerinin farklı şekillerde yorumlandığı görülmektedir. Bu da meselenin, soruda ifade edildiği gibi kesin bir şekilde “ayetlerin sırasının ters çevrilmesi” şeklinde anlaşılmaması gerektiğini göstermektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Necm suresinin 5. ayetinde öğreten, 8. ayetinde yaklaşıp sarkan, 10. ayetinde vahyeden, 11 ve 13. ayetlerde görünen kimdir?
- Miraç mucizesi, Cebrail’in inmesi mi?
- Kâbe kavseyn ve sidretü'l-müntehâ ne demektir?
- Miraç Kandili hakkında, hadislere dayanarak açıklama yapar mısınız?
- SİDRETÜ'L-MÜNTEHÂ'
- Sidretü'l-münteha hakkında bilgi verir misiniz?
- Kuran'a sokulan yanlışlar mı var?
- Miraç olayında Cebrail'in bir noktadan sonra, gidersem yanarım, dediği doğru mudur?
- Miraç kandili nedir; değerlendirilmesi hakkında bilgi verir misiniz? Kandil geceleri nasıl değerlendirilmeli, hangi ibadetler yapılmalıdır?
- SIDRETÜ`L-MÜNTEHÂ`
Yorumlar
Necm suresinde 1. inişte gördüğü zatı diğer inişinde sidretül müntehada gördü diyor. yani iki görüşte de gördüğü aynı zat. Fakat geleneksel miraç anlatılarında Sidretü'l-müntehada Cebrail'i iki yay mesafesi kadar olan kısımda Allah'ı görüyor. Bu nasıl oluyor ? Ayet ile bu anlatım çelişmiyor mu?
Hz. Peygamber Cebrail'i asli sureti ile iki defa görmüştür. Şöyleki; Hz. Peygamber, Cebrail'i asli sureti ile farklı zamanlarda iki defa görmüştür. İlki kab-ı kavseyn ifadesi ile anlatılırken ikinci görüşü ise mirac gecesinde sidretü'l-müntehada gerçekleşmiştir. Zemahşerî'nin de ifade ettiği üzere "nezleten uhra kelimesi sonraki iniş anlamında değil "bir başka defa" anlamına gelmektedir. (bkz. Zemahşeri, İlgili ayetlerin tefsiri)