Şarap içen ravi güvenilir olabilir mi?

Tarih: 24.04.2021 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

İçki içen birisi sika ravi olabilir mi?
1) İbni Hacer rivayet ediyor: "Ali ibn Haşram kendisinin Veki'ye şöyle dediğini söyledi: İbni Aliyye’nin şarap içtiğini gördüm, bu yüzden gidemedim ve onu eve götürmek için bir eşeğe ihtiyaç duydum. Veki dedi: Eğer bir Basralı’nın şarap içtiğini görsen onu nehyet ama Kufelinin şarap içtiğini görsen, onu nehyetme. Ben sordum: Neden? O dedi: Çünkü Kufeliler şarabı din için içiyorlar ama Basralılar dinden çıkmak için. (Tehzibut tehzib, c. 1, sh. 243)
Bu ne kadar doğru? (Şarabı din için içiyorlar demek küfür değil mi?) Bazı rafiziler bunu bizim (Ehli Sünnetin) rical ilmine karşı kullanıyorlar...
2) Mizzi yazıyor: "Ebu Bekir El Mevrudi dedi ki, Ahmet bin Hanbel’e soruldu: Muhammed bin Yahya ibn Sümeynanı mı çok seviyorsun, yoksa İbni Ebu Teubu mu? O söyledi: İbni Ebu Sümeynanı. O bir hadis yazdı ve sonra yazdı: Eğer onun kötü alışkanlığı olmasaydı, yani şarap içmeyi olmasaydı.." (Tehzibul-Kemal,c. 6, sh. 616) Ahmet bin Hanbel içki içeni mi sevmiş? Şu konu ile ilgili Zehebi yazıyor: "Ahmet bin Hanbel dedi: O (İbni Ebu Sümeyna) İbni Ebu Teub’dan daha iyi olurdu, eğer şarap içmeseydi." (Mizanul İtidal, c. 4, sh. 64)
Mizzi yazıyor: "Arkadaşlar gelip söylediler ki, onlar Ahmet’in yanında Halif’den konuştular ve sordular: O şarap içiyor muydu? O dedi: Evet, içtiği bize gelmiştir. Ama Allaha yemin ederim ki, o sikadır." (Tehzibul Kemal, c. 8, sh. 301-302)
Şarap içen nasıl sika oluyor? Şarap içmek cerh nedeni değil mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Rivayetin doğru tercümesi şöyledir:

“...Veki dedi: Eğer bir Basralı’nın şarap (Nebiz) içtiğini görsen onu (kötü bir kimse olmakla) itham et; ama Kufelinin şarap içtiğini görsen, onu (kötü bir kimse olmakla) itham etme! Ben sordum: Neden? O dedi: Çünkü Kufeliler din için (Dinin nebizi haram kılmadığına inandıklarından) şarabı (Nebizi) içiyorlar, Basralılar ise, din için (Din nebizi haram kıldığını düşündüklerinden) onu terk ediyorlar." (Tehzibut tehzib, c. 1, sh. 243)

Buna göre;

a) Buradaki ifadeler şarap için değil, nebiz için kullanılmıştır. Kufe alimleri, Nebizin haram olmadığına inanırlar. Bu sebeple, kufelilerin nebiz içmelerinden ötürü haram işliyorlar diye itham etmemek gerekir. Basra alimleri ise Nebizin haram olduğu görüşünde oldukları için eğer onlar nebiz içerlerse “bunlar bile bile haram bir şarabı içiyorlar” diye itham edilebilirler.

b) Nebizin haram olup olmadığı konusunda alimler arasında ihtilaf vardır. Şafiilerden İmam Nevevi, cumhurun görüşü olarak seslendirdiğine göre, nebiz hakkındaki yasak, nebizin yapılış şekline göredir; şayet nebiz karışık maddelerden yapılırsa, sarhoş etmezse o zaman tenzihen mekruhtur. Şayet sarhoş ederse haram olur.  

İmam Ahmed, İshak ve ekser Şafii ulemasına göre -sarhoş etmezse bile- nebiz haramdır.

Kufe alimleri ise bunun helal olduğu görüşündedirler.. (bk. Fethu’l-Bari, 10/68-69)

c) Nebiz deri türünden bazı kaplarda hazırlanırsa alimlerin ittifakıyla caizdir.

Müslim, İbn Hanbel, Ebu Davud, Nesai’in rivayet ettiği bir hadis rivayetine göre, Peygamberimiz (asm) önce deriden başka  kaplarda nebizin yapılmasını yasaklamış sonra da serbest bırakmıştır. (bk. Nasbu’r-Raye, 4/308)

Hanefi alimleri bu sahih hadise dayanarak, hangi kapta yapılırsa yapılsın Nebiz içmenin caiz olduğunu söylemişlerdir. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 4/2628).

İşte İmam Veki’in sözleri alimlerin bu ihtilafına dikkat çekmeye yöneliktir.

Cevap 2:

Şunu belirtelim ki, -ilk sorunun cevabında da geçtiği üzere- bu konudaki “şarab”dan maksat şarap değil “Nebiz”dir. İçenler de Nebizi helal gören Kufe ekolündendir.

Burada söz konusu olan şarabın nebiz olduğunu gösteren şu açık ifadeyi göz ardı etmek doğru değildir:

 "لولا أن فيه تلك الخلة، يعني الشرب يعني شرب النبيذ على مذهب الكوفيين "

(Eğer onda o huy olmasaydı, yani içmek, yani; Kufelilerin mezhebine göre “NEBÎZ”i içmeseydi..) (bk. Mizzi, Tehzibu’l-Kemal, a.g.y).

Yoksa, büyük İslam alimlerini, özellikle de muhaddisleri haram olan şarap içmekle itham etmek büyük bir hatadır ve büyük bir iftiradır. Üstelik, ümmetin dinini kendilerinin vasıtasıyla öğrendiği büyük hadis otoritelerini, fıkıh imamlarını içki içmekle itham etmek sadece o değerli ilim adamlarının kıymetini eksiltmekle kalmaz, aynı zamanda İslam dininin bize kadar gelmesini sağlayan bu zatların verdikleri dinî bilgilerin sağlığını da bozar.

ÖNEMLİ BİR NOT: 

Bu konuda yine yanlış yazılan isimlerden ötürü bunun cevabı saatlerimizi aldı. Çünkü yazım hatalarından dolayı doğrusunu bulamıyoruz. 

Örneğin:

“Muhammed bin Yahya ibn Sümeynan”ın doğrusu “İbn Ebî Semîne”dir.

Keza “ İbni Ebu Teub”un doğrusu “İbn Ebî Tevbe”dir.

Keza sorudaki “"Ebu Bekir El Mevrudi”nin doğrusu “Ebu Bekir el-Mervezî”dir.

Keza, sorudaki “Halif’den konuştular” ifadesindeki “Halif”in doğrusu “Halef el-Bezzar”dır.

Keza, verilen kaynağın numarası “Tehzibul-Kemal, c. 6, sh. 616” şeklindedir. oysa doğrusu “26/616”dır.

Bütün bu yanlışlar zamanımızın israf olup zayi olmasına neden olmuştur. Lütfen dikkatli olalım!

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun