​ Salavatsız yapılan bütün dualar geçersiz mi?

Tarih: 06.03.2024 - 09:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Sitenizde çelişki mi var?
- Taberanî’nin el-Evsat’ta (h. no: 721) Hz. Ali’den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Muhammed’e ve onun Al-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çıkamaz).” Heysemi, bu hadisin senedinin sahih olduğunu belirtmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
- Sitenizde yazınızda bunlar yazmakta sizin sitenizde başka bir yere girmiştim salavatsız dualar kabul olabilir yazıyordu. Evet, farklı bir yer değil sizin sitenizde 2 farklı yazı ve burada çelişki yok mu?
- Salavatsız tüm dualar reddediliyorsa başa salavat koymadan olması imkansıza yakın duaların gerçekleştiğine şahit oldum bunu nasıl açıklayabiliriz bilmeyenin kabul olur da bilenin ret mi edilir duası?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, bazı hadislerde geçen şunu yapmayanın imanı olmaz, ibadeti olmaz, duası makbul olmaz gibi ifadeler, tamamen olmaz anlamında değil, aksine tam ve mükemmel anlamda kabul olmaz demektir. Örneğin;

"Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz."(1)

mealindeki hadis-i şerifte geçen iman etmiş olmaz cümlesi, mükemmel bir imanı olmaz

Yoksa "kendisi için istemediğini mümin kardeşi için istemeyen kâfir olur" anlamında değildir. İmanın kemali açısından değerlendirilir. Kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen kıskanç ve bencil kişi de böyle, mutlak manada kafir olur demek değildir, "kâmil bir iman sahibi değildir" demektir.

Aynen bunun gibi, salavatsız yapılan dualar da elbette duadır ve yapılabilir, ancak kâmil ve mükemmel bir dua için salavat da getirilir.

İşte bu hikmetten dolayı, sitemizdeki “salavatsız da duanın kabul olacağına dair” cevabımız bir ihtiyat payı olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bizim kendi yorumlarımızda çelişki yoktur.

Bu kısa bilgiden sonra bazı bilgileri ayet ve hadis kaynaklarına dayanarak takdim edeceğiz:

1. “Muhammed’e ve onun Al-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua perdelidir.”(2) anlamındaki hadis rivayetinde yer alan raviler, Heysemi’nin dediği gibi raviler “sika” yani güvenilir olmakla beraber, bazı ravilerin yaşlanınca hafıza zayıflığı nedeniyle hata edebileceği ifade edilmiştir. Bu açıdandır ki, Münavi gibi bir kısım büyük muhaddisler bu rivayeti zayıf kabul etmişlerdir.

2. Bu rivayetin senedi sağlam da olsa bir şekilde tevil etmeyi zorunlu kılan kuvvetli deliller vardır. Şöyle ki:

a) Mesela: Hz. Peygambere (s.a.v) asla salavat getirmeyen bazı Yahudi, Hristiyan ve daha başka gayrimüslimlerin bazı dualarının kabul edildiğine tarih şahitlik etmektedir.

b) Hz. Peygamber (asm) Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken tavsiyeleri arasında -dini, salavatı, söz konusu edilmeden- mazlumun duasının kabul olacağını haber veren ifadeler de vardır:

“Mazlumun bedduasından sakın, çünkü onunla Allah arasında bir perde yoktur.”(3)

c) “Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.”(4) mealindeki ayette “Müslüman, mümin, takva sahibi, salavat getiren” gibi kayıtlar konmadan mutlak olarak “kullarım..” kavramının kullanılması bütün insanları içine almaya yöneliktir.

Elbette salih olmak gibi salavat duası da duaların kabulü için çok önemli bir vesiledir, bunda şüphe yoktur.

Nitekim rivayete göre Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

“Zaman yaklaştığında (ahir zamanda) mümin kimsenin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz (hep doğru çıkar) Çünkü müminin rüyası nübüvvetin 46 cüzünden bir cüzüdür.”(5)

Hz. Muhammed (asm)’den sonra artık bir peygamber gelmeyeceği, ahir zamanda kıyamete yakın İslam’ın hakikatlerini ders veren gerçek din alimleri de çok azalacağı için, Allah merhametiyle -dinini yaşamak isteyen- müminleri rüyalar vasıtasıyla desteklemek üzere uyarır, müjdeler ve azarlar. Bu sebeple;

 “Müminin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz. Dili en doğru olanın rüyası da en doğru olur.”(6)

Demek ki, duanın kâmil anlamda makbul olması için salavat getirmek de önemli bir sebeptir, ancak salavat getirilmeden yapılan duaların geçersiz olmaz, her duanın mutlaka bir karşılığı olur.

Kaynaklar:

1) İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/113.
2) bk. Taberani, Evsat: 721.
3) Buhari, no: h.no: 1496.
4) Bakara, 2/186.
5) Buhari, h.no: 7017.
6) bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, ilgili hadisin açıklaması.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun