Şafii mezhebine göre akşam namazının vakti ne zamana kadar devam eder? Bazı zaruri hallerde Hanefilere uyarak akşam namazını geç kılabilir miyiz?

Tarih: 17.03.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Aşağıda konu genişçe izah edilmiştir. Buna göre; zaruret halinde Şafiiler akşam namazını -vakit konusunda- hanefileri taklit ederek kılabilirler.

Akşam Namazının Vakti:

Akşam vakti, icma ile güneşin batmasından itibaren başlar. Yani bütünü ile gü­neş yuvarlağının batması ile başlar. Hanefî, Hanbelî ve Şafiî'nin önceki görüşlerine göre, akşam vakti şafağın kaybolma zamanına kadar uzanır. Dayandığı delil: "Ak­şam vakti şafak kayboluncaya kadardır." hadisidir. (1)

İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile Hanbelî ve Şafiîlere göre, şafak kır­mızı olan şafaktır. Çünkü İbni Ömer şöyle demiştir: "Şafak, ufuktaki kırmızılık­tır."(2) Hanefilerde fetva imameynin görüşüne göredir. İmam-ı Azam da iki imamın görüşüne dönmüştür. Hanefî mezhebininin görüşü de budur.
Ebu Hanife'ye göre, şafak âdette kırmızılıktan sonra ufukta devam eden beyaz­lıktır. Bu beyazlıktan sonra devam eden siyahlık ortaya çıkar. İki şafak arasında üç derecelik bir fark vardır. Bir derece ise dört dakikadır.

İmam Ebu Hanife'nin dayandığı delil Hz. Peygamber (asv)'in şu sözüdür: "Akşam vaktinin sonu ufuk karardığı zamandır."  Bu hadis Hz. Ebu Bekir, Hz. Aişe. Muaz ve İbni Abbas (r.a. ecmain)'tan rivayet edilen hadistir.

Malikilerle, Şafiî'nin azhar (pek zahir, en açık) olmayan ve amel edilen yeni mezhebine göre: Ak­şam vakti, abdest alıp, avret yerini örtecek elbiseyi giyinip, ezan ve kamet okuyup, beş rekât namaz kılıncaya kadar devam eder. Yani, akşam vakti dar bir vakit olup akşam namazını yukarıda anlatılan şekilde kılıncaya kadar devam eder. Çünkü Cebrail (a.s.), Hz. Peygamber (asv)'e namaz vakitlerini öğrettiği iki günde akşam namazını tek bir vakitte kıldırmıştır. Nitekim bu hususu daha önce geçen Cabir ha­disinde açıklamıştık. Eğer akşam namazının başka bir vakti olsaydı Hz. Peygamber (asv) diğer namazları açıkladığı gibi, onu da açıklardı.

Bu görüş şu şekilde redde­dilmiştir: Cebrail (a.s.) sadece tercih edilen vakti açıklamıştır. Buna da fazilet vakti denilmektedir. Caiz olan vakit ise, münakaşa konusudur. Hadiste bu münakaşa ko­nusu olan vakte değinilmemiştir.

1)  Bu hadisi Müslim Abdullah b. Amr'dan rivayet etmiştir. Sübülu's-selam: 1, 106.
2)  Bu hadisi Darekutnî rivayet etmiş olup ibni Huzeyme sahih demiştir, ibn-i Ümer'e mevkuf kılmışlardır. Hadisin tamamı şöyledir. "Şafak kaybolunca yatsı namazının vakti girer." İbni Huzeyme sahihinde ibni Ömer hadisini marfu olarak şöyle tahriç etmiştir. Akşam namazının vakti şafağın kırmızılığı gidinceye kadardır. Sübülü's-Selam, 1, 114. Nevevi "Sahih olan bu had­isin ibni Ömer'e mevkut olduğudur." demiştir.

(Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansikolpedisi, c.1 s.394-395)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun