Peygamberimizin, kırmızı çehreliler olarak bahsettiği kavim Türkler midir?

Tarih: 05.10.2015 - 02:47 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Değil ise kimlerdir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Siz ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz yüzleri kılıflı kalkanlar gibi (yuvarlak ve etli), güzleri küçük, burunları yassı olan bir kavimle savaşmadıkça  kıyamet kopmaz.” (Buhari, Cihad, 96; Müslim, Fiten,62).

Muhaddislerin ittifakıyla bu hadisteki kavimden murat Türklerdir.

Nitekim, Buhari’nin diğer bir rivayetinde “Türk” sözcüğü açıkça belirtildiği gibi, “kırmızı yüzlü” ifadesi de kullanılmıştır. Hadisin tamamı şöyledir:

“Siz ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ve siz gözleri küçük, yüzleri kırmızı, burunları yassı, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi (yuvarlak ve etli) olan Türklerle savaşmadıkça  kıyamet kopmaz.” (Buhari, Cihad, 95,  Menakıb, 25)

- İbn Hacer, bu hadislerde iki kavimden söz edildiğini, “kıldan ayakkabı giyenler”in Türk değil, başka bir kavim olduğunu (kuvvetli ihtimalle) bunlar Babek kavmi olduğunu bildirmiştir. (bk. İbn Hacer, 6/104)

Önemli Bir Not:

- İnternette bazı sitelerde Türklerle ilgili bir kısım rivayetlere yer verilmiştir. Hemen hemen hepsi uydurmadır.

- Hadislerde Türklerle Müslümanlar arasında olacağı bildirilen savaş, daha Müslüman olmayan Türklerle ilgilidir.

- Bediüzzaman Hazretleri, başta Türkler olmak üzere, Türkiyeli Müslümanların Kur’an’ın övgüsüne mazhar olduklarını şu sözlerle ifade etmiştir:

"İşte ey ehl-i Kur'an olan şu vatanın evlâdları! Altı yüz sene değil, belki Abbasîler zamanından beri bin senedir Kur'an-ı Hakîm'in bayraktarı olarak, bütün cihana karşı meydan okuyup, Kur'anı ilân etmişsiniz. Milliyetinizi, Kur'ana ve İslâmiyete kal'a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz, müdhiş tehacümatı def'ettiniz, tâ فَسَوْفَ يَاْتِى اللهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِى سَبِيلِ الله 'Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allahı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. Allah yolunda mücahede eder ve bu hususta dil uzatan hiçbir kimsenin ayıplamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın öyle bir lütfudur ki dilediğine verir. Allah vâsi ve alîmdir/ihsanı boldur, her şeyi hakkıyla bilir.' (Maide, 5/54) âyetine güzel bir mâsadak (örnek) oldunuz. Şimdi Avrupa'nın ve firenk-meşreb münafıkların desiselerine uyup, şu âyetin evvelindeki hitaba mâsadak olmaktan çekinmelisiniz ve korkmalısınız!” (Mektubat, s. 324)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun