Peygamberimizin ağladığı olayı anlatır mısınız?

Tarih: 21.03.2017 - 02:18 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Cahiliye devrinde bir sahabe kızını gömmüş ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve selleme)'de bu olayı anlatmış Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem de dinlerken çok ağlamıs bu olayı anlatır mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuyla ilgili rivayetlerden biri şöyledir:

Bir adam Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselama gelip şöyle dedi:

“Ya Resülellah! Bizler, cahiliye insanları ve putlara tapan kişiler idik. Bu sebeple çocukları öldürüyorduk.

Yanımda bir kızım vardı. Büyüyüp, kendisini çağırdığımda, çağırmamdan dolayı sevinecek (bir yaşa geldiği) zaman bir gün onu çağırdım, o da peşimden geldi. Ben de ailemin uzak olmayan bir kuyusuna kadar gittim. (Kuyunun ya­nına varınca) elini tutup onu kuyunun içine attım. Ondan hatırımda kalan son şey; “Babacağım! Babacağım!” demesidir."

Bunun üzerine Resûlullah (asm) Efendimiz göz yaşları boşalıncaya kadar ağladı. Resûlallah (asm)’ın yanında otu­ranlardan bunu gören bir adam, olayı anlatana;

"Resülullah aleyhissalatü vesselamı hüzünlendirdin!" dedi.

(Resûlullah) bu adama; "Bırak onu, buyurdu, çünkü o, kendisini ilgilendiren, endişeye sevkeden bir şeyi sormaktadır."

Sonra olayı anlatan zata: "Haberini bana tekrar anlat!" buyurdu. O da tekrar anlattı. (Resûlullah da) gözyaşları sakalına ininceye kadar ağladı. Müteakiben şöyle buyurdu:

"Allah cahiliye (dönemi insanların)dan, yapmış oldukları şeyleri kal­dırmıştır. Binaenaleyh ameline yeniden başla." (Darimi, Mukaddime, 1)

Bu haberin senedi çok zayıftır.

Allah Resulü hadiseyi tekrar ettirmekle sanki şunu anlatmak istiyordu:

“İşte siz İslam’dan önce böyleydiniz. İslam öncesi kömür ve demir gibiydiniz. Şimdi ise altın ve elmas gibisiniz. Tekrar tekrar anlattırdım ki, İslam’ın size kazandırdığı insanlığı, güzel özellikleri bir kere daha hatırlayın!”

Cahiliye, İslâm öncesi döneme verilen addır. Ferdî, içtimaî bütün güzellikleri kendisinde toplamış olan İslâm çağının zıddı olan dö­nemdir.

İslâm'ın anladığı manada iman, hayatın tüm yönlerini kap­sadığına göre, cahiliyeye "imansızlık" dönemi diyebiliriz.

Cahiliyenin tezahürleri olan kargaşa, zulüm, ahlaksızlık, puta tapıcılık gibi kötülükler, kaynaklarını bu "imansızlık"tan almaktadırlar. Kar­şısındakine güven telkin etmeyi (îman, mümin), din kardeşine güler yüz göstermeyi, selâm alıp vermeyi, yoldaki eziyet verici şeyleri kaldırmayı... imanın içinde mütâlâa eden bir anlayışın olmadığı za­mana "cahiliye" denmiştir.

Nitekim Hz. Peygamber (asm) de küfrün başına Ebû Cehil adını takmıştı.

Bu cahiliye döneminin insanlık dışı, iman dışı işlerinden biri, burada bir örneği anlatılan, kızların diri diri gö­mülmeleri, öldürülmeleri âdetiydi.

Kur'an-ı Kerim'de bu kötü âdete işaret edilmektedir:

"Ve sorulduğu zaman o diri diri top­rağa gömülen kıza: 'Hangi günâh(ı) yüzünden öldürüldü.' diye." (Tekvîr, 81/8-9)

Kur'an-ı Kerim, münhasıran kızların öldürülme sebepleri hakkında bir açıklama yapmaz. Fakat iki yerde "Fakirlik korkusuyla ço­cuklarınızı '(evlâdeküm)' öldürmeyiniz." buyrulmakta (bk. En'âm, 6/151; İsrâ, 17/31), burada kız erkek ayrımı yapılmamaktadır.

Ancak, nakledildiğine göre, erkeklerin bas­kınlara, yağmalara katılma ve çalışma yollarıyla kazanma imkânlarına mukabil kızlar bu işleri yapamıyorlardı. Üstelik kızların ileride fakirlikleri halinde içtimai yönden dengi erkeklerle evlenme şansları yoktu. Dengi ile evlenmemek de büyük bir utanç sebebi idi. Ayrıca, fakirlik halinde, büyük ölçüde kötü yollara düşme ihtimali vardı.

Binaenaleyh daha ziyade kızlar öldürülüyordu ve bunun temel sebebi, Kur'an-ı Kerim'in işaret buyurduğu gibi "ekonomik"idi. Ahlâki endişeler bunun uzantısıydı.

Şu halde Araplar, fakirlik ve onun yol açtığı utanç verici durumlar sebebiyle kızlarını öl­dürüyorlardı.

İslâmiyet, ilk günden itibaren cahiliye döneminin kötü âdetlerini bertaraf etmeye girişmiş, bu meyanda kızları diri diri gömme, öldürme âdetinin kökünü kazımak için, alınan biatlara, "ço­cukları öldürmeme" maddesini koymuştu. (bk. Mumtehine, 60/12; Buhârî, İman, 11)

Böylece İslâmiyet sa­yesindedir ki kadın insan olma onuruna kavuşmuştur.

Peygamber Efendimizin olayı iki defa anlattırmasının hikmetlerinden bazıları şöyledir:

1. Adamın pişmanlığını ve kırgınlığını tam olarak ortaya koymasına fırsat vermek. Nitekim Resulullah’ın yanındaki biri "Resulullah’ı üzdün" deyince, Peygamberimiz (asm) "Bırak onu, kendisini kederlendiren bir şeyi soruyor." buyurmuştur. Bu, adamın içindeki ağır yükü dökmesine izin verdiğini göstermektedir.

2. Cahiliye dönemindeki vahşetin boyutunu sahabeye göstermek. Kız çocuklarının diri diri gömülmesinin ne kadar büyük bir zulüm olduğunu, olayı tekrar dinleyerek çevresindekilere de hissettirmiş olabilir.

3. Allah'ın rahmetinin büyüklüğünü öğretmek. Böylesine korkunç bir günah işlemiş bir kimsenin bile samimi tövbe ve İslam ile affedilebildiğini göstermek istemiş olabilir. Rivayetin sonunda "Allah cahiliye döneminde işlenen günahları kaldırmıştır." buyurması da bu noktaya işaret eder.

4. Merhametinin etkisiyle duygulanmış olması. Bir babanın öz kızını kuyuya atması, kızın ise son anda "Babacığım!" diye seslenmesi son derece sarsıcı bir hadisedir. Peygamberimizin (asm) olayı tekrar dinlemek istemesi, mazluma olan derin şefkatinin ve merhametinin bir tezahürü olarak da anlaşılmıştır.

5. Cahiliye döneminde öz kızını diri diri gömebilecek kadar katılaşmış bir insanın, İslam'a girdikten sonra yaptığı bu korkunç fiilden dolayı yıllar sonra bile pişmanlık duyması ve affını araması, İslam'ın insanı nasıl değiştirdiğini gösteren çarpıcı bir örnektir.

Nitekim birçok âlim, İslam'ın en büyük mucizelerinden birinin insanların karakterlerinde meydana getirdiği dönüşüm olduğunu vurgulamıştır. Aynı insanlar, kız çocuklarını diri diri gömüyor, kan davaları güdüyor, en basit sebeplerle yıllarca savaşıyorlardı.

Fakat İslam'ın terbiyesiyle merhametli, adaletli ve vicdan sahibi kimseler haline geldiler.

Bu açıdan bakıldığında, Resulullah’ın (asm) olayı tekrar dinlemek istemesinde hem o korkunç cahiliye manzarasını hem de İslam'ın insan ruhunda meydana getirdiği büyük değişimi sahabeye hissettirme hikmeti bulunabilir. Bir zamanlar kızını kuyuya atan bir insanın, daha sonra bir canlıya zarar vermekten veya geçmişteki günahlarından dolayı gözyaşı dökecek bir vicdan seviyesine ulaşması, İslam'ın insanı nereden nereye taşıdığını gösteren güçlü bir örnek olarak görülebilir.

Kısacası, Resulullah’ın (asm) olayı tekrar anlattırması adamı utandırmak veya suçlamak için değil; onun içini dökmesine imkân vermek, cahiliyenin karanlığını göstermek, Allah'ın affının büyüklüğünü öğretmek, İslam’ın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bildirmek ve daha nice hikmetler için olduğu anlaşılabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun