"Öyle kimseler vardır ki, cennetlik ameller işler kendisi cehennemliktir; öyle kimseler de vardır ki cehennemlik ameller işler kendisi cennetliktir." hadisini açıklar mısınız?

Tarih: 07.08.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadisin tercümesi şöyledir: Abdullah b. Mesud anlatıyor: Peygamberimiz (a.s.m), şöyle buyurdu: 

“Sizden bir kimse cennet ehlinin amellerini öyle işler ki,  kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse bu sefer cehennem ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cehenneme girer. Yine bir kimse cehennem ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cehennem arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken  kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse cennet ehlinin amellerini  işlemeye başlar ve cennete girer.”(Bu hadis, Nesaî hariç bütün kütübü sittede geçmektedir. bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 576).

Hadisin açıklaması:

- Bu hadis her şeyden önce kaderin varlığını ispat etmektedir. Buradaki "kitap" kavramı ilahî kaderin bir unvanıdır. Kader ise, Allah’ın ilminin bir nevidir. İlim ise, özelliği itibariyle yaptırım gücü olmayan bir sıfattır. Yani Allah’ın -olmuş ve olacak- her şeyin bilgisini ihtiva eden ve sonsuz ilminin bir nevi olan kader, insanları hayır ve şer işlemeye zorlamaz. Allah bildiği için kul günah işlemez, bilakis kul nasıl bir günah işleyecekse Allah onu bilir. Bu husus -imtihanın âdil yapılması için- Allah’ın değişmez bir prensibidir.

- Hadiste ifade edilen önce cennet sonra da cehennem ehlinin amellerini işleyenler, insanların kendi amellerine güvenip gösterişe, riyaya ve yaptıklarına güvenmeye girmemeleri, rahavete kapılmamaları için verilmiştir. Bu husus çok nadir olan uç bir misaldir.

- Önce cehennem ehlinin sonra da cennet ehlinin amellerini işleyenlerle ilgili misal ise, günahkâr olan kimselerin ümitsizliklerine bir ümit kapısını açan, Allah’ın lütuf ve merhametinin genişliğini gösteren bir örnektir. Bu husus çokça vuku bulan bir hadisedir.(bk. Nevbevî; İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

- Genel olarak hadiste şu husus vurgulanmaktadır: Allah’ın ilmi şaşmaz, şaşırmaz. Kâinatta hiçbir hareket, hiçbir olay Allah’ın ezelî ilmine aykırı bir şekilde vuku bulmaz, bulamaz. Buna göre hadis diyor ki; Allah’ın ilmi, ezelden ebede kadar olan her şeyi kuşatmıştır. Cennetlik ve cehennemlikler de bunun dışında değildir. Allah ezelî ilminde, kimin özgür iradesini yanlış yolda kullanarak cennet yolundan sapacağını ve sonuçta hak ettiği cezayı çekeceğini bilmektedir ve ilahî bilgi asla yanlış çıkmayacaktır.

- Hadiste yer alan “Kitabın hükmü ön plana çıkar.” mealindeki ifadeden şunu anlayabiliriz: Bir kimse, hayatının değişik safhalarında farklı bir çizgiyi takip etse bile, sonuçta Allah’ın ezelî ilminde var olan çizgiye dönecektir. Bu dönme işi, ezelî ilmin zorlaması sonucu değil, sadece onu doğrulayıcı bir mahiyet arz edecektir. Çünkü, bu dönüş -olumlu veya olumsuz  olsun- tamamen ilgili şahsın kendi özgür iradesinin bir sonucudur. Bunun böyle olması, Allah’ın âdil vasfının bir gereğidir. Nitekim, hadiste insanların rızkının da belirlendiği ifade edilmektedir. Halbuki, çok iyi biliyoruz ki, rızkın yolu, kazancın yolu, insanların özgür iradeleri doğrultusunda akıllarını ve becerilerini kullanarak yapılan bir çalışmaktan geçer. “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) mealindeki ayette de bu husus vurgulanmaktadır.

Demek ki, maddî rızkımızı özgür irademiz ve aklımızla kazanmaya çalıştığımız gibi, manevî rızkımız olan salih ameller / ibadetleri de aynı formüle bağlı olarak yapmalıyız ve yapmaktayız. Tabii ki bu hususa inanmak, tamamen Allah’ı doğru olarak tanımaya ve iman etmeye bağlı olarak kendini gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun