Ölenlerden kimse yoktur ki, sözü ile ameli (ayrı ayrı) tartılmasın. Sözü amelinden ağır gelenin ameli kabul olmaz. Eğer ameli sözünden ağır gelirse, ameli kabul edilir." Bu hadisi açıklar mısınız?

Tarih: 22.06.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu hadis rivayeti şöyle açıklanabilir: İnsanların, bir konuda söylediği sözleri ile yaptığı işleri birbirini tamamlamalıdır. Eğer kişinin sözleri amelinden ağır gelirse, yani sözleri güzel fakat amelleri kötü ise, söz konusu adamın amelinde ihlas ve samimiyetin olmadığı anlaşılır.

Örneğin, bir kimse, “namazın kılınmasından, hatta tadil-i erkanla, huşu ile kılmanın gereğinden bahseder durur”, fakat kendisi aynı tutumu sergilememişse, bu adamın “güzel” sözüne itibar edilmez, “hafife aldığı ameli”ne itibar edilir, ona göre değerlendirilir ve bu adam kötü kabul edilir.

Aksine, bir kimse sözlü olarak amelin ahım-şahım tarafından fazla söz etmediği halde, ama oldukça güzel davranışlar sergilemişse, onun bu güzel ameline itibar edilir.

Bu hadisin vermek istediği mesajı şu mealdeki ayetten de almak mümkündür:

“Siz insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz yoksa? Halbuki siz kitabı/Tevrat’ı okuyup duruyorsunuz. Hiç mi aklınızı kullanmıyorsunuz?.”(Bakara, 2/44)

Burada, bir kısım Yahudi alimlerin halka güzel sözler söyleyip onları doğru yola yönlendirmeye çalıştıkları halde, kendileri başka -kötü- yollarda gitmekten çekinmediklerine dair çelişkiye dikkat çekilmiştir.

Yine denilebilir ki, söz konusu hadisin verdiği ders, kalbin samimi olmasıyla ilgilidir. İnsanlar, dillerinin laklakasıyla değil, yaptıklarıyla; hatta yaptıklarıyla da değil, samimiyetleriyle değerlendirilirler. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Allah sizin şekillerinize, mallarınıza bakmaz, bilakis sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim, Bir, 32,33)

“Ameller niyetlere göredir.” mealindeki hadis-i şerif, ilahî değerlendirmenin sadece kişinin işi veya sözüyle ilgili değil, aynı zamanda kalbin samimiyetle devreye girip girmemesiyle de yakından ilgili olduğunu göstermektedir.

Bu ve benzeri rivayetler, yapılan tavsiyelerin öncelikle bunları yapanlar tarafından yerine getirilmesine dikkat çekmek içindir. Her konuşup hiç yapmayanın sadece konuşmakla kurtulamayacağını bildirmektir. Ancak kendisi de yapmaya çalıştığı halde zaman zaman yapamadığından dolayı bazı güzellikleri anlatanın hiçbir sevabının olmayacağı da düşünülmemelidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Yapmadığınız şeyleri niçin anlatıyorsunuz, anlamındaki ayete göre, kişinin yapmadığı şeyleri emretmesinin mesuliyeti var mıdır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun