Aileden farklı olarak muhafazakar olanlar ne yapmalı?

Tarih: 18.09.2026 - 15:53 | Güncelleme:

Soru Detayı

Ben bir sene önce muhafazakar şekilde tesettüre girdim ve kadın erkek oturma adabı makyaj parfüm giyim her şeyimi değiştirdim ancak çevreme bu değişimim çok abartı geldi bu yüzden akrabalarımla ailemle tek başıma mücadele ediyorum kimseyi kırmadan Allah’ın razı olacağı şekilde yaşamak istiyorum. Ama şöyle ki akrabalar benim karışık oturmaya razı olmayışıma çok tavır yapıyor annem de kız kardeşlerini çok sevdiği için bana çok fazla baskı yapıyor hiç bana benzeyen bir tane bile akrabam yok ara sıra bana laf çarpıtıyorlar şu anda böyle düşünüyorsun biraz daha yaşın büyüyünce bu kadar abartmazsın diyorlar. Ben böyle bir şey Allah muhafaza yapacak olsam bile onların gözünde büyümüş gözükeceğim ve bu baskıdan artık psikolojim bozulmaya başladığını hissediyorum sürekli ağlıyorum hiç gözükmeyen bir baskı var üzerimde ara sıra bu yüzden erkeklerle birlikte oturmak zorunda kaldığım durumlar oldu ben maalesef ki baskılara fazla dayanıklı değilim bu yüzden bazı zamanlar annem gel otur yanımıza derken yapıyorum bazen çizmem gereken sınırın nerede bittiğini nerede başladığını da bilemiyorum dediğim gibi bu yola sadece ben başladım.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle yeni kararınızdan dolayı sizi yürekten tebrik ediyoruz. Allah’ın sevdiği bir kul olarak O’nun hidayetine mazhar olmak her kişiye nasip olmaz. Bu, sizin için kutsi bir hediyedir, nimettir.

Yaşadığınız şey yalnızca “tesettüre girdim, ailem bana karışıyor” meselesi değil. Hayatınızda önemli bir değişiklik yapmışsınız ve bu değişiklikle birlikte değerleriniz, sınırlarınız ve hayat tarzınız değişmiş. Fakat ailenizden ve akrabalarınızdan hiç kimsenin sizinle aynı yerde durmaması, sizi zaman zaman oldukça yalnız bırakmış.

Bu nedenle yaşadığınız, baskı, iç huzursuzluk, ağlamalar ve kararsızlıklar anlaşılabilir şeylerdir ve bu süreci yaşayanların ilk zamanlar karşılaştığı muhtemel sıkıntılardır. Ama zamanla her şeyin normalleşeceğine ve karşılıklı olarak anlayış geliştirileceğine de şahitsiz. Rabbimiz size mutlaka huzura kavuşturacaktır.

Bu zaman zarfında daha az sıkıntılı aşabilmeniz için siz tavsiyelerimiz şunlardır.

1. Amelinizde Allah’ın Rızası Olsun

Allah'ın rızasını kazanmak ile herkese kendini kabul ettirmek aynı şey değildir. Öncelikle amelinizde Allah’ın rızasını esas tutmalısınız. “O razı olduktan sonra isterse ve hikmeti de iktiza ederse halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.”

Herkesin sizi kabul etmesi, beğenmesi, yaşadığınız değişimi anlayışla karşılaması mümkün olmayabilir veya ailenin tercihlerinize alışması zaman alabilir. Onun için hedefiniz ve niyetiniz öncelikle Allah’ın rızası olsun

2. Aileden Kopmayın, Ama Sınırınızı Belirleyin

Bu durumda aileye karşı sınır koymak sizi en çok rahatlatacak bir tutum olacaktır. Merak etmeyin sınır koymak aileden veya sizi kabullenmeyen çevreden kopmak anlamında değildir. Hele onlarla mücadele etmek hiç değildir.

Şu anda ihtiyacınız olan şey belki de ‘her ortamda sonuna kadar direnmek, mücadele etmek, hayır diyerek karşı çıkmak’ değil; daha çok hangi konuda sınırının kesin olduğunu, hangi konuda ise esneklik gösterebileceğini belirlemektir. Mesela, “Ben artık kadın-erkek ilişkilerinde daha dikkatli olmak istiyorum,” demek başka, “Benim gibi düşünmeyenlerle hiçbir şekilde aynı ortamda bulunamam,” demek başkadır.

3. Dini Hassasiyetlerinizi Korurken Ailenizle Sevgi Bağını da Koruyabilirsiniz.

Dini hassasiyetleri korumak ve inandığı gibi yaşamak herkesle kavga etmek, mücadele etmek, sürekli gerilim içinde olmak değildir. İslam dini, aile bağları ile Allah’ın emirlerini yerine getirmeyi denge içinde yürütmeyi esas tutar. Mesela anneniz sizi “Gel yanıma otur.” diye çağırdığında her seferinde kavga etmek yerine sakin bir şekilde örneğin:

“Anne, seni çok seviyorum. Seninle oturmak ve seninle vakit geçirmek benim için çok kıymetli. Ama bazı konularda kendime koyduğum sınırlar var. Bunları sana karşı olduğum için değil, inandığım için uyguluyorum. Lütfen bunu sana karşı yapılmış bir şey gibi görme”, diyebilirsiniz.

Böylece sınırınız ile sevginiz birbirinden ayrılmış olur.

Unutmayın dini hassasiyetlere sahip olmak sürekli çevre ile mücadele halinde olmak ve onları rencide etmek değildir. İnsan bazen dini hassasiyetini korurken ailesine karşı öfkelenebilir. Sonra da “Allah'ın rızasını istiyorum ama annemi kırıyorum” diye suçluluk yaşayabilir. Bu tuzağa düşmemek gerekir.

Anneniz sizinle aynı şekilde yaşamıyor olabilir. Akrabalarınız sizi anlamıyor olabilir. Onlarla her konuda aynı düşünmek zorunda değilsiniz. Ama onları sevmek, onlara iyilik etmek, akrabalık bağını sürdürmek ve onlara güzel davranmak da dini hayatının bir parçasıdır.

Kur'an'ın anne-babaya ilişkin yaklaşımı da burada çok önemlidir: İnsan, inancı konusunda onlara uymasa bile dünya hayatında onlarla güzel geçinmekle yükümlüdür.

Dolayısıyla hedefiniz, onlarla bağınızı koparmadan onların arasında kendiniz olarak kalabilmek olmalıdır.

4. Allah'ın Rızasını Aramak, Kendini Sürekli, Korkutmak ve Ağlatmak Anlamına Gelmez.

Eğer dini hassasiyetleriniz nedeniyle sürekli yoğun kaygı, suçluluk, ağlama, insanlardan uzaklaşma ve “yanlış yaptım mı?” şeklinde zihinsel döngüler yaşamaya başladıysanız, psikolojik yükünüze de artar.

Oysaki İslamiyet barış ve huzur dinidir. Dinimiz bizi daha duyarlı, daha ahlaklı, daha erdemli ve daha da Allah'ın rızasını kazanmaya yönelmiş bir insan yaparken; aynı zamanda daha merhametli, daha dengeli ve daha huzurlu bir insan da yapmalıdır.

Allah’ın emirleri doğrultusunda kendinize yeni ve ebedi saadet sağlayan bir hayat kurmaya çalışırken ailenizi kaybetmek zorunda değilsiniz. Sınır koymakla sevgiyi aynı anda taşıyabilirsiniz.

4. Onların Her Tavrını “Baskı” Olarak Algılamamaya Çalış.

Ailenizin sizi anlamaması, size laf söylemesi veya sizinle aynı düşünmemesi elbette yorucudur. Sürekli muhalif bir tavırla karşı karşıya kalmak kolay değil. Fakat onların her sözünü zihninizde büyütüp sürekli “Beni değiştirmeye çalışıyorlar, benimle mücadele ediyorlar” şeklinde yorumlamak da sizi daha fazla tüketebilir. Teklifleri veya sözleri dini hassasiyetlerinize ters gelse bile, belki de amaçları sizi değiştirmek, eleştirmek değildir. Kendilerince sizin rahatınızı ve psikolojiniz korumaya çalışıyor olabilirler. Onlara teşekkür edip sınırınızı istediğiniz gibi koruyabilirsiniz.

Bazen kişi yeni benimsediği bir kimliği korumaya çalışırken aşırı uyanık hale gelebilir.

Kim ne söyledi? Bana nasıl baktı? Yine laf mı soktu? Şimdi ne diyecekler? Acaba taviz mi verdim?

Böyle bir zihinsel döngü insanı sürekli tetikte tutar. Sizin ihtiyacınız ise sürekli tetikte olmak değil, iç aleminizde neye inandığınızı düşünerek sakinleşmektir.

5. Dinini Yaşamak İsteyenler Başlangıçta Bazı Zorlamalara Maruz Kalabilirler.

Yazınızda “Bazen dayanamıyorum ve annem çağırınca erkeklerle aynı ortamda oturuyorum,” diyorsunuz. Burada kendinizi hemen suçlamayın. Sınır koymayı yeni öğrenen birisinin zaman zaman sınırının dışına çıkması mümkündür. Bir defa zorlandın diye:

“Ben demek ki aslında samimi değilmişim.” diye düşünmemek gerekir. “Zamanla daha da mükemmelleşeceğim, daha iyi olacak, çevrem de bana alışacak, ben de onların bazı söz ve davranışlarına alışacağım, bu bir süreçtir” demek daha doğrudur.

Dini hassasiyetler de bir anda mükemmelleşen bir proje değildir.

Benzer sıkıntılarla tekrar karşılaştığınızda kendinize kızmak veya suçlamak yerine şu soruyu sor:

“Ben bundan sonra bunu daha sağlıklı nasıl yapabilirim?”

Geçmişte zorlandığınız bir durum olduysa tövbe eder, yeniden niyet eder ve yolunuza devam edersiniz.

6. Size Benzeyen Hanımlarla, Kızlarla Bir Araya Gelin

Şu anda çevrenizde size benzeyen kimsenin olmaması gerçekten zor olabilir. Fakat bu, hayatınızın geri kalanında da yalnız kalacağınız anlamına gelmez.

Mesela yeni bir çevre oluşturabilirsiniz. Dini hassasiyetleri olan ama bunu sağlıklı, dengeli bir biçimde yaşayan kadınlarla tanışabilirsin. Geçmişte sizinle aynı kaderi paylaşan, benzer sıkıntılara maruz kalan hanımlarla bir araya gelebilirsiniz. Çünkü size yalnızca dini hassasiyetleri ve fıkhi konuları öğreten bir çevre değil, aynı zamanda merhameti, aile ilişkilerini, farklı insanlarla iletişim kurmayı, psikolojik dengeyi de koruyan bir çevre iyi gelecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun