Kubbe açılınca yağmur yağması nasıl açıklanabilir?

Tarih: 16.08.2026 - 20:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

Resulullah kabrinden yardım isteyene yağmur yağacağını müjdelemiş mi? Kabirden yardım istemek konusunu araştırıyorum ve Hz. Aişe annemizin Resulullah’ın kabrini semaya açması gibi bir şey okudum bu sahih midir? Ayrıca benim anlamadığım asıl konu şu; Dua ibadettir hadisine göre nasıl kabirlerden yardım istenir? İstiğase nasıl caiz olur? Dua yalnız Allah'a yapılmaz mı? Bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, yağmur duasını eden biz olsak da yağmuru gönderen Allah Teâlâ’dır. Aynı şekilde Allah’ın yağmur veya başka bir rahmetini dilemek için bir şeyi veya bir kimseyi vesile edinmek kuldan; o vesileyi de neticeyi de yaratan ise Allah’tır.

Dünyada bunun birçok örneği vardır. Meyvenin yetişmesi için toprağı, şifa için doktoru ve ilacı, hayatımızı devam ettirmek için yiyecek ve içeceği vesile ediniriz. Halbuki bunların hiçbirinin neticeyi bağımsız olarak meydana getirdiğine inanmayız. Vesileyi de neticeyi de yaratan Allah’tır.

Aynı şekilde, berzah aleminde hayatta olan ve ruhları serbest dolaşan başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere peygamberleri ve Allah’ın salih kullarını Allah’ın rahmetine vesile kılmak da bu çerçevede değerlendirilir. Burada önemli olan, vesileyi de neticeyi de yaratanın Allah olduğuna inanmaktır.

Hz. Aişe validemizin rivayeti

Soruda geçen meseleyle ilgili Darimî’de böyle bir rivayet vardır. Dârimî, bunu “Allah Teâlâ’nın Peygamberine (asm) vefatından sonra ikram ettikleri” başlığı altında zikretmiştir.

Medine halkı şiddetli bir kuraklığa maruz kalmış ve Hz. Aişe validemize müracaat ederek durumlarını anlatmışlardı. Bunun üzerine Hz. Aişe şöyle buyurdu:

“Resulullah’ın (asm) kabrine bakın ve kabirden gökyüzüne doğru, kabir ile gökyüzü arasında kubbede herhangi bir tavan kalmayacak şekilde bir açıklık açın.”

Onlar da Hz. Aişe’nin söylediğini yaptılar. Bunun üzerine öyle bir yağmur yağdı ki otlar yetişti, develer yağdan dolayı semizleşti ve neredeyse çatlayacak hale geldi. Bu sebeple o yıla “Âmü’l-Fetk” adı verildi. (Dârimî, Mukaddime, 92)

İbn Hacer de bu rivayeti hasen olarak değerlendirmiştir. (İbn Hacer, Hidâyetü’r-Ruvât, 5/362)

Hz. Aişe validemizin, Resulullah (asm) ile Hz. Ebû Bekir’in defnedildiği odaya ilişkin şu sözü de nakledilmiştir:

“Resulullah’ın ve babam Ebû Bekir’in defnedildiği evime girdiğimde, biri eşim, diğeri babam olduğu için örtümü rahatça çıkarırdım. Fakat Ömer oraya defnedilince, Allah’a yemin ederim ki ondan utandığım için evime her girdiğimde örtümü üzerimden çıkarmadım.” (Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 7/26; Hâkim, el-Müstedrek, 4/7)

Bu söz, Hz. Aişe validemizin kabirde bulunanların kendisini gördüğüne veya en azından hâlinden haberdar olduğuna dair bir anlayış taşıdığını göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında, kıtlık zamanında kendisine müracaat eden Medinelileri Resulullah’ın (asm) kabrine yönlendirmesi ayrıca dikkat çekmektedir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus şudur: Hz. Aişe, fıkıh ve hadis ilminde önde gelen bir sahabîdir. Kendisine müracaat eden Medineliler de onun tavsiyesini yerine getirmişlerdir. Bu sebeple rivayet, sahabe dönemindeki tevessül uygulaması açısından dikkate değer bir delil mahiyetindedir.

Medineliler yağmuru kimden bekliyorlardı?

Elbette Allah Teâlâ’dan.

Hz. Aişe validemizin tavsiyesi, onları Allah’tan başkasına yöneltmek değildi. Bilakis Allah’ın rahmetinin gelmesine bir vesile ve sebebe başvurmalarını tavsiye etmişti. Onlar da Resulullah’ın (asm) mübarek kabrinin bulunduğu hücrenin semaya açılmasını Allah’ın rahmetine bir vesile olarak gördüler.

Nitekim yağmuru yağdıranın kabir değil, Allah Teâlâ olduğuna inanıyorlardı.

Bu durumda şu soru da ortaya çıkmaktadır:

Sıkıntıya düştüklerinde kabre yöneldikleri için kimi suçlayacaksınız: Hz. Aişe validemizi mi, yoksa Medineli sahabileri mi?

Rivayetin zahirine göre Hz. Aişe böyle bir uygulamayı tavsiye etmiş, Medineliler de bu tavsiyeyi yerine getirmişlerdir. Onların Allah’ı bırakıp kabre yöneldiklerini söylemek yerine, Allah’ın rahmetini celbetmek için Resulullah (asm) Efendimizi vesile edindiklerini söylemek, rivayetin zahirine daha uygundur.

Sonuç olarak: Darimî’deki bu rivayet, Hz. Aişe validemizin Resulullah’ın (asm) kabrine yönelik bir uygulamayı tavsiye ettiğini ve bunun ardından yağmur yağdığını bildiren önemli bir sahâbe rivayetidir.

Burada yağmuru gönderen Allah’tır; Resulullah (asm) ise Allah’ın rahmetine vesile kılınmıştır. Dolayısıyla mesele, Allah’tan bağımsız bir güç ve tasarruf isnat etmek değil, Allah’ın rahmetini bir vesile ile talep etmek şeklinde anlaşılmalıdır.

Detaylı deliller ve açıklamalar için tıklayınız:

Tevessül, ayet ve hadislere göre caiz midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun