Ayete göre, kadın erkeğin malı veya eşyası mı?

Tarih: 27.06.2026 - 09:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

Al-i İmran 14'te kadınlardan "meta" olarak bahsedilmesini açıklar mısınız?
Burada kadınlar için "eşya, mal, mülk" anlamına gelen meta kelimesinin kullanılmasını nasıl anlamalıyız? Burada kadına dolaylı olarak "erkeğin sahip olduğu malı, eşyası" mı denilmek isteniyor. Hatta bir hadiste de kadınlar için "meta" kelimesi geçiyor.
“Dünya kendisinden geçici olarak faydalanılan bir yerdir, ama onun en güzel geçimliği saliha kadındır.”
Evli eşlerin hayatı ahirette de devam edecekse kadından neden "geçici" olarak bahsediliyor üstelik sahip olunan "mal, eşya" gibi söz ediliyor. Bunu açıklar mısınız lütfen?
Kadın erkek için bir meta ise erkek de kadın için meta olamaz mı, neden ayette sadece kadının meta olduğu ifade edilmiş de erkeğe meta denilmemiş?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soruda geçen mesele, özellikle Âl-i İmrân sûresi 14. ayetindeki “metâ (مَتَاع)” kelimesinin anlamı üzerinden anlaşılmalıdır. Buradaki “metâ” kelimesi, kadınların değersizleştirilmesi değil; insanın dünya nimetlerine karşı aşırı bağlanma eğilimine dikkat çekmektir.

1. Âl-i İmrân 14. ayette ne anlatılmaktadır?

Ayetin meali şöyledir:

“Kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan güçlü arzular insanlara süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçici yararıdır. Asıl varılacak güzel yer ise Allah katındadır.” (Âl-i İmrân, 3/14)

Ayette sayılan şeyler arasında: kadınlar, çocuklar, servet, hayvanlar, tarım ürünleri birlikte zikredilmiştir. Buradaki ortak nokta, bunların “insanın dünyada arzu ettiği ve faydalandığı nimetler olmasıdır.”

Burada “kadınlar maldır, eşyadır” şeklinde bir anlam çıkarılamaz. Çünkü ayette geçen “metâ” (مَتَاع) kelimesi Arapçada sadece “eşya, mal” anlamına gelmez. Daha geniş olarak, faydalanılan şey, geçici yarar, nimet, dünya hayatındaki imkân anlamlarına gelir.

Nitekim Kur’an’da dünya hayatı için de “metâ” kelimesi kullanılmıştır:

“Dünya hayatı ancak aldatıcı bir metadan ibarettir.” (Âl-i İmrân, 3/185)

Buradaki anlam “dünya bir eşya parçasıdır” değil; “dünyanın geçici bir faydalanma alanı olduğudur.”

2. Ayette neden özellikle kadınlardan bahsedilmiştir?

İnsan fıtratında karşı cinse duyulan sevgi ve ilgi, en güçlü yönelimlerden biridir. Aile hayatının temelini oluşturan bu ilgi, kadın ve erkek açısından karşılıklı bir özelliktir.

Bununla birlikte Âl-i İmrân sûresi 14. ayette kadınlardan özellikle söz edilmesi, kadının bir mal veya eşya olarak görüldüğü anlamına gelmez. Bazı müfessirlerin ifade ettiği üzere, bunun sebeplerinden biri, toplum hayatında eşe yönelme ve evlilik arzusu açısından erkeklerin bu yöndeki eğilimlerinin daha görünür olmasıdır.

Kadınların ise yaratılış özellikleri ve duygusal yönelimleri bakımından bu konudaki arzularının farklı bir biçimde tezahür etmesi sebebiyle ayette bu üslup tercih edilmiştir. (bk. Tefsîru’l-Menâr, İbn Âşûr, et-Tahrîr, ilgili ayetin tefsiri)

Dolayısıyla ayette kadınların zikredilmesi, onları bir eşya gibi görmek değil; aksine insan hayatındaki güçlü etkilerine ve aile kurumundaki değerli konumlarına dikkat çekmektir. Bu yönüyle, kadınların değerini azaltan değil; onların insan hayatındaki özel yerini gösteren bir vurgu olarak anlaşılabilir.

3. Kadın erkek için meta ise erkek de kadın için meta olabilir mi?

Evet, ayetin mesajı yalnızca erkeklerin kadınlara bakışıyla sınırlı değildir. İnsan tabiatında bulunan nimetlere yönelme ve onlardan etkilenme konusu kadın ve erkek için geçerlidir.

Kur’an’ın başka ayetlerinde kadınların da mallara, dünya nimetlerine ve süslere ilgi duyabileceği anlatılır. Ancak ayetin bu şekilde ifade edilmesi, erkeklerin sosyal ve kültürel şartlarında daha görünür olan bir yönü öne çıkarmaktadır. Bununla birlikte verilen mesaj kadın ve erkek bütün insanları kapsamaktadır.

Demek ki, bu ayet “erkek sahip olur, kadın sahip olunan şeydir” şeklinde bir hukuk veya değer hükmü koymamaktadır.

Aksine Kur’an başka ayetlerde kadın ve erkeği karşılıklı bir bütün olarak anlatır:

“Onlar sizin için bir elbisedir, siz de onlar için bir elbisesiniz.” (Bakara, 2/187)

Bu ifade, eşler arasındaki yakınlığı, korumayı ve tamamlayıcılığı anlatır.

Dolayısıyla Âl-i İmrân 14. ayette eleştirilen şey “kadının kendisi değil”, insanın herhangi bir nimete aşırı bağlanarak Allah’ı ve ahireti unutmasıdır.

4. Hadiste geçen “metâ” nasıl anlaşılmalıdır?

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz şöyle buyurur:

Dünya bir geçimliktir (metâdır). Dünyanın en hayırlı geçimliği ise saliha kadındır.” (Müslim, Radâ‘, 59)

Buradaki “metâ” kelimesi de “eşya gibi sahip olunan kadın” anlamında değildir. Burada kastedilen, insanın hayatını güzelleştiren nimet, fayda ve huzur vesilesi, dünya hayatındaki güzel imkân anlamıdır.

Aynı kelime, farklı bağlamlarda farklı anlamlarda kullanılabilir. Mesela “şey” kelimesi hem basit bir nesne için hem de çok daha geniş anlamlarda kullanılabildiği gibi, Arapçada da kelimeler bağlama göre anlam kazanır.

Sonuç

Âl-i İmrân 14. ayette: “Kadınlar erkelerin malıdır” denilmemektedir. Kadınlara “eşya” veya “mülk” muamelesi yapılmamaktadır. “Metâ” kelimesi burada “dünya hayatında faydalanılan nimet ve imkân” anlamındadır.

Ayetin eleştirdiği şey kadın sevgisi veya aile kurmak değil; herhangi bir dünya nimetini Allah’ın rızasının önüne geçirecek şekilde aşırı sevmektir.

Ayrıca Hz. Peygamber’in (asm) “saliha kadın”ı dünyanın en değerli nimetlerinden biri olarak ifade etmesi, İslam’ın kadını bir eşya değil; sevgi, merhamet ve hayat arkadaşlığı unsuru olarak gördüğünü göstermektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun