Kolajen nedir?

Tarih: 23.04.2026 - 11:41 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

GENÇLİK İKSİRİ KOLAJEN

Prof. Dr. Metin BÜLBÜL, Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,

Biyokimya Bölümü [email protected]

ÖZET

Kolajen molekülleri; mükemmel biyouyumlulukları, kolay sindirilebilirlikleri ve zayıf antijen özellikleri sebebiyle gıda, ilaç ve kozmetik endüstrilerinde yaygın olarak kullanılırlar. Özellikle balık kollajeni, tüketici güvenliği, yan etkilerinin azlığı ve dini kaygıların olmayışı nedeniyle son zamanlarda kendinden çok fazla söz ettirmektedir. Kolajen yapısı, çok çeşitli teknolojiler kullanılarak incelenmiş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Kolajen yapısının, kaynaklara ve mevsimlere göre değişebildiği ve bu da uygulamaları ve optimal ekstraksiyon şartlarını etkileyebildiği araştırıcılar tarafından bildirilmiştir. Çok sayıda in vitro ve in vivo deney modelleri kullanılarak yapılan çalışmalarla; kolajen ve kolajen hidrolizatlarının biyoaktiviteleri ve biyolojik etkileri incelenmiştir.

Bir protein kaynağı olarak; alışılmış besin değerlerine ek olarak kolajen ve kolajenden türetilmiş ürünler kullanıldığında, hücre ve hücrelerarası yapıda çeşitli biyolojik aktiviteler gözlenmiştir. Kolajen ve hidrolizatları; vücudumuzda kolajen ya-pımını arttırması sebebiyle; kemik ve cilt sağlığı için gıdalarda kullanılan popüler bir bileşen haline gelmiştir ve son yıllarda fonksiyonel gıdalar ve gıda takviyeleri üretiminde kullanılmaya başlanmıştır. Kolajen ve hidrolizatlarının kullanılması ile; vücudumuzdaki eklemler yıpranma-lardan korunmakta ve eklem dokusu güçlenmekte ve aynı zamanda osteoartrit ve romatizma gibi rahatsızlıkların azaldığı görülmekte, kemik yapısı önemli düzeyde sağlamlaşmakta ve cilt sağlığı korunmaktadır. Kolajen kullanımının, vücudumuz üzerindeki etkisi; akılsız, şuursuz ve ilimsiz kolajen moleküllerine verilemez. Olsa olsa bu işler, bizi yaratan ve bizim ihtiyacımızı bilen ve her an ihtiyaçlarımıza cevap veren bir yaratıcının plan ve programı ile ve O’nun ilim, irade ve kudretiyle yapılabilir.

Anahtar Kelimeler: kolajen, kollajen hidrolizatları, kemik, kıkırdak ve cilt sağlığı

YOUTH ELIXIR COLLAGEN

ABSTRACT

Collagen molecules; They are widely used in the food, pharmaceutical and cosmetic industries due to their excellent biocompatibility, easy digestibility and poor antigenic properties. Fish collagen, in particular, has been making a lot of talk recently due to consumer safety, low side effects, and lack of religious concerns. Collagen structure has been examined using a wide variety of technologies and the data obtained have been evaluated. It has been reported by researchers that the structure of collagen can vary according to the sources and seasons, which can affect applications and optimal extraction conditions. With studies using many in vitro and in vivo experimental models; Bioactivities and biological effects of collagen and collagen hydrolysates were investigated. As a protein source; Various biological activities have been observed in the cell and intercellular structure when collagen and products derived from collagen are used in addition to the usual nutritional values. Collagen and its hydrolysates; Because it increases collagen production in our body; It has become a popular ingredient used in foods for bone and skin health, and has been used in the production of functional foods and food supplements in recent years. With the use of collagen and hydrolysates; The joints in our body are protected from wear and the joint tissue is strengthened and at the same time, it is seen that diseases such as osteoarthritis and rheumatism are reduced, the bone structure is significantly strengthened and the skin health is protected. The effect of using collagen on our body; it cannot be given to unintelligent, unconscious and ignorant collagen molecules. At most, these works can be done with the plan and program of a creator who created us, knows our needs and responds to our needs at all times, and with His knowledge, will and power.

Keywords: collagen, collagen hydrolysates, bone, cartilage and skin health

GİRİŞ

Gençlik İksiri Kolajen

Fonksiyonel bir bileşen olan kolajen, kolajenin enzimatik olarak küçük parçalara ayrılması ile oluşan ve çoğunlukla kemik ve cilt sağlığını desteklemek amacıyla kullanılan bir maddedir. Kolajen hidrolizatı, vücutta kolajen yapımını arttırması sebebiyle kemik ve cilt sağlığı için gıdalarda kullanılan popüler bir bileşen haline gelmiştir. Son yıllarda gıda katkısı ve besin takviyesi olan gıdaların üretiminde kullanılmaktadır.

Yapılan çalışmalarda kolajen hidrolizatlarının; eklemleri yıpranmalardan koruduğu ve güçlendirdiği, osteoartrit ve romatizma gibi rahatsızlıkları azalttığı, kemik yapısını önemli düzeyde sağlamlaştırdığı ve cilt sağlığını düzenlediği ortaya çıkmıştır.

Kolajen peptit olarak da bilinen kolajen hidrolizatı; sığır, domuz, tavuk ve balık derisinden elde edilmektedir.

Uzun kolajen yapıları enzim hidrolizi ile yıkıma uğratılıp gıda takviyelerinde ve kozmetik uygulamalarında bir protein desteği olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Fonksiyonel Bir Gıda Olarak Kolajen

Günümüz insanları, sağlık ve güzelliklerini korumak, oluşan sorunlarına çözüm bulmak için ilaç yerine doğal ürünlere, fonksiyonel gıdalara ve güvenli gıda takviyelerine yönelmektedirler.

Gıda ve İlaç yönetmeliğine göre fonksiyonel gıdalar; “Önemli düzeyde özel besin katkıları içeren, bu katkıların yapısı ve vücuttaki fonksiyonu bilinen, besin öğelerinin yanı sıra sağlık açısından da faydalı olduğu ispatlanan ve hastalık/diyet ilişkisi bilimsel olarak ispatlanmış gıdalardır”.

Gıda takviyesi sektörü, tüketicilerin diyet/hastalık ilişkisini kavramaları, nüfusun yaşlanması, tedavi giderlerinin artması ile birlikte gıda biliminin gelişmesine paralel olarak hızla büyümektedir.

Fonksiyonel bir gıda takviyesi olan kolajen hidrolizatları, vücutta kolajen yapımını arttırarak kemik ve cilt sağlığını destekleyici ve koruyucu birçok gıdada kullanılan önemli bir bileşen haline gelmiştir.

Vücudumuzdaki Kolajen Oranı ve Görevleri

Hücreler arası matriksi oluşturan yapısal proteinlerden en önemlisi kolajendir. Kolajen, vü-cudumuzdaki proteinlerin yaklaşık %33’lük kısmını oluşturan, derimizin %75’lik kısmını meydana getiren önemli bir proteindir. Kemik dokusunun ağırlığının %70’ini mineraller ve

%30’unu organik bileşenler meydana getirir. Organik bileşenin esas elemanı da tip I kolajen olup, matriksin % 90’ını meydana getirir.

Kolajen, hücrelerin arasında bulunan, hücre aralarını dolduran ve onları destekleyen kompleks bir yapıdır.

Ayrıca su ve mineralleri tutar ve doku gerginliğini sağlar.

Ayrıca Kolajen, genellikle deri, tendonlar (kolon ve kirişler), iç organlar, kemik, kıkırdak ve bağ dokusunda bulunur ve vücut tarafından doğal yollarla üretilir. Kolajen, hücreler arasındaki boşlukları dolduran lifli yapısı ile cildin esnekliğini, parlaklığını ve yumuşaklığını sağlar. Kemik ve kıkırdak dokusunda destek görevini gören bileşen de yine kolajendir.

Vücudumuzda Kolajen Sentezi

Normal bir insanda kemik oluşumu, kemik matriksi, salgılanması ve mineralizasyonu, osteoblast hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

Yaşlanma, sigara ve alkol, vücuttaki oksijen azlığı ve dengesiz beslenme, zararlı güneş ışınları ve diğer dış etkenler nedeniyle 25’li yaşlardan itibaren vücutta kolajen sentezi azalır.

Yaşlanma süreci, genetik programa bağlı olarak ilerlediğinden, gelişiminde ferdi farklılıklar görülür. Bu farklılıklar kolajen ve elastindeki biyokimyasal değişikliklere bağlıdır. Bununla birlikte deri, deri bağlantıları, sinirler ve deri fonksiyonlarını etkiler.

Kolajen kaybı ile cilt esneklik, parlaklık ve yumuşaklığını kaybeder. Sonuçta ciltte donukluk, kırışıklık ve başta kahverengi lekeler olmak üzere renk değişiklikleri görülür. Bu değişimler sonucunda da, ciltte sarkmalar ve kırışıklıklar görülür.

Vücutta kolajen azalmasının bir sonucu da, bağ dokusu ve kıkırdaklarda görülür. Yaşlanma ve diğer nedenlerden dolayı kolajen sentezinin azalmasıyla bağ dokusu ve kıkırdaklar esnekli-ğini kaybeder ve bunun sonucunda da başta kemik erimesi ve romatizma olmak üzere çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Vücudumuz için önemli bir protein olan kolajen yapımının azalması sonucunda, aynı zamanda yaralar geç iyileşir, yorgunluk ve performans düşüklüğü gibi belirtiler de görülür.

Günümüzde Kolajen Kullanımı

Günümüzde yaygın olarak üretilen kolajen hidrolizatı bulunduran Gıda Takviyeleri; bu has-talıkları engelleyici, eklem ağrılarını azaltıcı ve eklem iltihaplarını dağıtıcı etkiye sahiptirler.

Kozmetik, gıda takviyesi, biyomedikal, besin destekli gıdalar, eczacılık ve kozmetik alanlarında kolajen hidrolizatları kullanılmaktadır.

Kolajen hidrolizatları, özellikle kozmetik endüstrisinde yaşlanma karşıtı kremlerde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak molekül hacminin büyük olması nedeniyle, cildin içerisine nüfuz etmesi zordur. Ayrıca çeşitli kliniklerde deri altına kolajen uygulanmaktadır, fakat bu yöntem de kişilere acı vermekte ve bazı hastalıklara yol açabilmektedir.

Kolajen hidrolizatları; balık, domuz ve sığırdan üretilmekle birlikte, Balık kaynaklı olanların biyoyararlılığı, domuz ve sığır kaynaklı kolajen hidrolizatlarına göre daha yüksektir.

Balık kaynaklı kolajen hidrolizatları şu anda gıda sanayinde yaygın olarak kullanılmayan, değerli bir protein kaynağıdır.

Kolajen hidrolizatları, tüm dünyada gıda güvenliği ile ilgili yetkin bir otorite olarak kabul edilen FDA tarafından genel olarak güvenli ürünler sınıfına dahil edilmiştir. Aynı zamanda Türk Gıda Kodeksi takviye edici gıdalar tebliğine uygundur.

Kolajenin Moleküler Yapısı

Kolajen, moleküler yapılarına göre 7 sınıfa ayrılmaktadır. Bu sınıflar da kendi içerisinde dokulardaki fonksiyonlarına göre 29 farklı kolajen tipi gösterirler.

Tip I, II, III, V ve XI kolajenleri, fibriler yapılarından dolayı lifli kolajenler grubunu oluştururlar.

Diğer kolajen tipleri ise, molekül yapılarının tabakalardan oluşmaları nedeniyle genel olarak lifli olmayan kolajenler grubuna dahil edilirler.

Bağ dokusunu oluşturan ve gıda endüstrisinde kullanımı uygun olan kolajen tipleri tip I, tip II ve tip III kolajenlerdir. Bu tip kolajenler, deriye direnç ve esneklik kazandırırlar. Vücudumuzda da daha çok 3 tip Kolajen bulunur.

Tip I Kolajenler; kemik, tendon (kolon ve kiriş), cilt ve ligament yapılarında temel madde olarak yer alırlar.

Tip II Kolajenler; kıkırdak, kemikler arası bağ dokusu, kulak ve burundaki esnek doku ve göz dokusunda bulunurlar.

Tip III Kolajenler; kas ve kan damarları yapımında kullanılır.

Kolajenler, sarmal yapıdaki üç polipeptit zincirinden yapılmışlardır ve yapısal proteinler olarak görev yaparlar. Polipeptit zincirlerinde; gerilmeye ve uzamaya dayanıklılık kazandıran Glisin, Alanin, Prolin ve Hidroksiprolin amino asitleri büyük oranda bulundururlar.

Kolajen hidrolizatlarında, diğer proteinlere kıyasla glisin ve prolin gibi önemli amino asitleri yüksek miktarda bulunur.

Kolajen, vücutta kolajenaz enzimleri tarafından amino asitlere parçalanır. Bu durum, kolajen hidrolizatlarının cilt ve bağ dokusu üzerindeki olumlu etkilerini azaltır. Antioksidanlar ve özellikle C vitamini, kolajenaz enziminlerini inhibe ederek bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırır. Kemik osteoblast hücrelerindeki kolajen sentezi için C Vitamini mutlaka gereklidir. Bu yüzden, antioksidanlar eklenerek kolajen hidrolizatlarının etkinliği artırılır.

Kolajen Hidrolizatları

Kolajen hidrolizatları, hayvan deri ve kemiklerinden elde edilen kolajenin enzimatik veya asidik hidroliz yoluyla parçalanması sonucu oluşan suda çözünen protein türleridir.

Kolajen peptit olarak da bilinen kolajen hidrolizatları, büyük oranda sığır, domuz ve balık derisinden elde edilirler.

Kolajenin molekül ağırlığı çok düşüktür ve ortalama olarak 2000-5000 Dalton, yani yaklaşık 7x10-23 g ağırlığındadır. Bu hafifliği nedeniyle sindirimi ve biyoyararlılığı oldukça yüksektir.

Kolajen peptitler olarak ta bilinen kolajen hidrolizatlar; sığır, domuz ve balık gibi hayvansal kaynakların; kemik, tendon, deri ve ligamentlerinden Tip I, Tip II ve Tip III kolajen olarak üretilirler.

Kolajen hidrolizatları; suda kolay çözülmeleri, yüksek sindirim ve biyoyararlanım avantajları sebebiyle, çeşitli gıda takviyelerinde önemli bir protein katkısı olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Kolajenin Etki Mekanizması

Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda; kolajen hidrolizatlarının emilimi sonrası ilk etkisini antioksidan olarak, ikinci etkisini de protein sentezi olarak gösterir.

Kolajen hidrolizatları; cilt nem içeriğinin artırılması, cilt yaşlanmasının önlenmesi, eklem ve bağ dokularının yenilenmesi gibi mekanizmalara katılırlar.

Kolajen hidrolizatlarının ağızdan alımından hemen sonra; kolajen hidrolizatlarının %90’dan fazlası sindirilmekte ve bağırsaklardan kolaylıkla emilmektedir.

Aynı zamanda bilimsel çalışmalarda; gıda bileşeni olarak kolajen hidrolizatları sindiriminin, güvenilir olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Kolajen Hidrolizatlarının Gıda Ürünlerinde Kullanımı

Kolajen hidrolizatlarından, Gıda Ürünlerinde kullanılması tavsiye edilenleri, 2000 Dalton molekül ağırlığına sahip olanlarıdır.

Düşük molekül ağırlıklı türlerinin önerilmesinin sebebi; molekül boyutunun daha küçük olması ile bağırsak emiliminin ve besin biyoyararlılığının, molekül ağırlığı 5000 Dalton olanlara göre daha yüksek olmasıdır.

Yapılan klinik çalışmalara göre; kolajen hidrolizatlarından tam faydalanabilmek için düzenli ve günlük önerilen kullanım dozu 3 g/gün dür.

Belirlenen miktarda kolajen hidrolizatı alımı; eklem, kemik ve cilt sağlığı üzerinde yararlı olduğu ve kan hidroksipirolin konsantrasyonunu artırması sonucunda kolajen sentezinin de arttığı deneysel olarak tespit edilmiştir Dolayısıyla kolajen hidrolizatı bulunduran gıda maddelerinin kullanımı ile, sağlık açısından faydalı sonuçlar almak mümkün olmaktadır.

Genellikle bu kapsamda geliştirilen ürünlere, kolajen sentezini destekleyici olarak C vitamini eklenmelidir. Özellikle C vitamini ve benzeri antioksidanlar kolajenaz enzimlerini inhibe ederek, kolajen hidrolizatlarının parçalanmasını önlemekte ve biyoyararlılıklarını artırmaktadırlar.

Kolajen Hidrolizatlarının İnsan Sağlığında Alternatif Olarak Kullanımı

Cilt Koruyucu ve Onarıcı Etkisi

Hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada; hastalara günlük diyet yoluyla kolajen hidrolizatı verilerek, ultraviyole (mor ötesi) ışınlarından zarar görmüş deri üzerindeki olumlu etkisi incelenmiştir. Deneyler sonucunda kolajen hidrolizatının beslenme açısından yararlı olduğu, zararlı ışınların hasarı ve güneş sebepli yaşlanmaya bağlı oluşan cilt kusurlarında iyileşme sağladığı ve cildin su tutma kapasitesini arttırdığı ortaya koyulmuştur.

Kemik Koruyucu ve Onarıcı Etkisi

Kemik metabolizmaları üzerine yapılan bir çalışmada ise 60 gün boyunca kolajen hidrolizatı alımı sonucunda; eklem romatizması ve kemik erimesi tedavisinde yarar sağladığı görülmüştür. Başka bir bilimsel bir çalışmada, 90 gün boyunca kolajen hidrolizatı verilen hastaların çoğunda; kemik erimesinde düzelme ve kemik yoğunluğunda önemli düzeyde artma gözlenmiştir.

Kıkırdak Koruyucu Etkisi

Yetişkin atletler üzerinde yapılan bir bilimsel çalışmada da, 12 haftalık çalışma süresinde deney katılımcıları kolajen hidrolizatı kullandı. Kolajen kullanan sporcuların %79’da; eklem oynaklığı ve esnekliği üzerinde olumlu gelişmeler görülmüştür.

Bağ Dokusu Yenileyici Etkisi

Kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada; 62 kadına balıktan elde edilmiş kolajen

hidrolizatı besin yoluyla verilmiş ve sonuçta doku geliştirici (fibroblast) hücrelerin gelişimi incelenmiştir. Kolajen hidrolizat alımı sonrasında fibroblast hücrelerindeki aktivitenin arttığı ve vücudun doğal kolajen sentezinin hızlandığı bulunmuştur.

Eklem Romatizması Tedavi Edici Etkisi

Kolajen Hidrolizatları kullanımı; kıkırdak, kas, tendon ve cilt yapıları üzerinde olumlu bir gelişme ve iyileşme sağladığı için diz eklem romatizması (osteoartrit) ile savaşmada ve kıkırdak matriks sentezinde de önemli olduğu bulunmuştur.

Radikal Oksijen Giderici Etkisi

Bilimsel çalışmalarda, balık derilerden üretilen bazı peptitlerin serbest radikalleri ve reaktif oksijen türlerini temizlediği ve ayrıca metal iyonlarını şelatladığı gösterilmiştir. Birçok ko-lajen peptidinin serbest radikalleri temizlediği ve metal iyonlarını da bağlayıp zararsız hale getirdikleri açıklanmıştır.

Tansiyon Düşürücü Etkisi

Kolajen hidrolizatları, tansiyon düşürücü etkiye sahiptirler. Çünkü Anjiyotensin I dönüştürücü enzim (ACE), kan basıncının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar, hücre dışı sıvı hacmini ve tansiyonu düzenler. ACE çalışmasını yavaşlatıcı maddeler, ACE'nin güçlü bir damar kası büzücü olan anjiyotensin-II' den sentezini engeller ve dolayısıyla hipertansiyonu önler.

Antidiyabetik Etkisi

Atlantik somon balıkları ile yapılan bir çalışmada; bu balıkların derisinden elde edilen kolajen hidrolizatlarının, dipeptidil-peptidaz IV'ün aktivitesini inhibe ettiği ve böylece tip II diyabete karşı etkili olduğu bulunmuştur. Bu özelliklerinden dolayı kolajen hidrolizatları; Tip II diyabete karşı fonksiyonel gıdalarda veya ilaçlarda kullanılma potansiyelini göstermiştir.

Antikanser Etkisi

İnsan meme kanseri ve kötü huylu bir beyin tümörü olan Glioma üzerinde yapılan bir çalışmada; kanser hücresi hatlarına karşı hazırlanan kalamar jelatin hidrolizatlarının etkileri araştırıldı. Kolajen hidrolizatları, uygulandıkları kanser hücreleri üzerinde en yüksek öldürücü etkiyi gösterdiği ve kanser tedavisinde etkili ajan olarak kullanılabilecekleri ortaya çıkarıldı.

Antikolesterol Etkisi

Bir çalışmada; % 10 ila 40 arasında değişen kolajen hidrolizatlar, papaya lateks enzimleri kullanılarak siyah köpekbalığı derilerinden hazırlandı. Bu kolajen hidrolizatlarının; insan LDL kolesterolünü okside ettikleri, esasen serbest radikal temizleme ve metal iyonu şelatlama aktiviteleri yoluyla, kan LDL kolesterol seviyesini % 8.3 ve % 39.2 oranında düşürdüğünü gösterilmiştir.

Sonuç olarak:

Kolajen Hidrolizatları kullanımının:

  • Eklemleri hasarlardan koruduğu,
  • Eklemleri güçlendirdiği,
  • Eklem ağrılarını azalttığı,
  • Kemik yapısını kuvvetlendirdiği,
  • Kemik yoğunluğunu önemli düzeyde arttırdığı,
  • Cilt kusurlarında iyileşme sağladığı,
  • Cildin su tutma kapasitesini artırdığı,
  • Bağ dokusu hücrelerini geliştirdiği,
  • Radikal oksijen yapılarını giderdiği,
  • Yüksek tansiyonu düşürdüğü,
  • Kanseri önlediği ve tedavi ettiği,
  • Kolesterolü düşürdüğü,
  • Kan şekerini düşürdüğü gözlenmiştir.

Bu kadar canlılık fonksiyonlarını gerçekleştirmek ve İnsan Sağlığına katkılar sunmak; basit, hissiz ve şuursuz Kolajen moleküllerinin işi değildir. Bu işler Mutlak İlim, İrade ve Kuvvet sahibi olan ve her şeyin her halini bilen ve her şeyin her ihtiyacına anında cevap verebilen bir yaratıcının işidir.

KAYNAKÇA

Aito-Inoue M, Ohtsuki K, Nakamura Y, Park EY, Iwai K ve diğerleri. 2006. Peptitlerin fenil izotiyosiyanat ile kolon öncesi türevlendirilmesine dayalı olarak insan plazmasında gı-dalardan türetilen peptitlerin izolasyonu ve tanımlanmasında iyileştirme. J. Agric. Food Chem. 54: 5261–66

Alemain A, Gime´nez B, Pe´rez-Santin E, Go´ mez-Guille´n MC, Montero P. 2011a. Leu ve Hyp kalıntılarının kalamar jelatin hidrolizatından izole edilmiş peptit sekanslarının anti-oksidan ve ACE-inhibitör aktivitelerine katkısı. Food Chem. 125: 334-41

Alema´n A, Pe´rez-Sant´ın E, Bordenave-Juchereau S, Arnaudin I, Go´ mez-Guille´n MC, Montero P. 2011b. Kalamar jelatin antihipertansif, antikanser ve antioksidan aktiviteye sahip hidrolizatlar. Gıda Arş. Int. 44: 1044–51

Alves PMA, Carvalho RA, Moraes ICF, Luciano CG, Bittante AMQB, Sobral PJA. 2011. Glutaraldehid ile çapraz bağlanmış jelatin ve poli (vinil alkol) karışımlarına dayanan µmlerin geliştirilmesi. Gıda Hidrokolloidleri, 25: 1751-1757

Himaya SWA, Ngo DH, Ryu B, Kim SK. 2012A. Paci co cod deri jelatinin gastrointestinal enzim hidrolizatından saflaştırılmış aktif bir peptit, anjiyotensin-I dönüştürücü enzim (ACE) aktivitesini ve hücresel oksidatif stresi azaltır. Food Chem. 132: 1872-1882

Himaya SWA, Ryu B, Ngo DH, Kim SK. 2012b. Japon kökenli deri jelatinden izole edilen peptit, hücresel oksidatif hasara karşı korur. J. Agric. Food Chem. 60: 9112-19

Postlethwaite AE, Seyer JM, Kang AH. 1978. İnsan broblastlarının tip I, II ve III kollajenlere ve kollajenden türetilmiş peptitlere kemotaktik cazibesi. Proc. Natl. Acad. Sci. ABD 75: 871– 75

Sağcan, A., Omay, S., Akın, M., 2011. Kronik Sigara İçen Koroner Arter Hastalarında Ago-nistlerle İndüklenmiş İn-Vitro Trombosit Agresyon Yanıtı.

Türk Kardiyoloji Derneği Araştırma Merkezi, 29

Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun