Plasenta nedir?

Tarih: 23.04.2026 - 11:18 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İKİ CANLI ARASINDAKİ MUHTEŞEM HAYAT KÖPRÜSÜ GÖZ ARDI EDİLEN BİR ORGAN (UNUTULAN HAZİNE)

Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim ERBIYIK, Üsküdar Üniversitesi SMYO [email protected]

Uzm. Dr. R. Merve PALALIOĞLU, SBÜ Ümraniye EAH Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği [email protected]

ÖZET

Her saniye dünya nüfusu 2 kişi artıyor. Saniyede 2 kişi ölüyorken, 4 kişi de gözlerini yeni bir aleme açmaktadır. Yaratılmış en muhteşem tasarım olan insanın hayata gönderiliş hikayesi, bir fetüsün ana rahmine düşmesi ile başlar. Farklı bir bedenden yola çıkan sperm, yumurta ile yumurtayı üreten ev sahibinin tüplerinde buluşturulup, rahim duvarında inşa edilen hususi bir vasatta 100 trilyonluk, harikulade bir organizmaya dönüştürülmektedir. Bu dönüşüm için iki canlı, anne ve yavrusu arasında çok özel bir köprü, (Plasenta) mükemmel vazifeler üstlenmiştir. Türkçe adı ‘eş, son’ olan yabancı literatürde ‘yerleştirilmiş uzuv’ manasına gelen, mucizeler dünyası plasenta kolayca unutulan fakat harikulade özellikleri asla göz ardı edilemeyecek, yaklaşık 1000 gram ağırlığında, disk şeklinde ki bu özel organ fertilizasyonun (ilkah)12. gününden doğuma kadar hayat sürmektedir. Bu yazıda bazı bilim adamlarının ‘Doğumun gerçek kahramanı’ diyerek andığı bu enteresan organı hatırlatmak istedik.

Anahtar kelimeler: Plasenta, hormon, mucize, rahim duvarı, fetus.

THE MAGNIFICENT BRIDGE LBETWEEN MOTHER AND FETUS AN OVERLOOKED ORGAN (FORGOTTEN TREASURE)

ABSTRACT

The world population is increasing by 2 people every second. While 2 people die per second, 4 people open their eyes to a new realm. The story of human being sent to life, the most magnificent design created, begins with a fetus falling into the womb. Sperm starting out from a different body is brought together in the tubes of the egg and the egg-producing host and transformed into a marvelous organism of 100 trillion in a special medium built on the uterine wall. For this transformation, a very special bridge between two living things, mother and her fetus, (Placenta) has undertaken perfect tasks. The placenta, the world of miracles, is easily forgotten but its marvelous features can never be ignored, this special organ in the form of a disc, which is approximately 1000 grams in weight, is the 12th. gestational life continues from day to birth. In this article, we wanted to remind you of this interesting organ that some scientists call "The real hero of birth".

Keywords: Placenta, hormone, miracle, uterine wall, fetus.

GİRİŞ

Plasenta yapısı itibariyle, mütemadiyen gelişmekte olan, an be an değişim geçiren fetüsün bütün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde teçhiz edilmiş çok hususi bir organdır(1). Anneden gelen tüm besin maddelerini, oksijen, demir, kalsiyum gibi elementleri, önce göbek bağına (umblical cord) ve oradan da embriyonun kılcal damarlarına iletir. Yeni dokuların teşkil edilebilmesi için ihtiyaç duyulan bütün malzemeler, bu özel organ vasıtasıyla fetüse nakledilmektedir. Amino asitlerin fetus tarafından her türlü sentez için kullanılması lüzumludur. Plasenta bunun için karbonhidrat, nükleik asit (DNA yapı taşları), yağ ve bütün ihtiyaç maddelerini annenin kan dolaşımından yakalayıp seçmekte ve tam lüzumlu miktarlarıyla temin etmektedir(2). Cenin ve annesi arasındaki bağlantıyı sağlayan göbek kordonundan üç ayrı hat geçmektedir(3). Biri embriyoya oksijen ve tüm besin maddelerini taşır. Böylece fetusün, amnion mayii içinde ya-şadığı halde ciğerlerine sıvı girip boğulmasına mani olunmaktadır. Boğulmadığı gibi, sindirim sistemi henüz faaliyette olmadığı halde hem açlıktan da ölmemektedir. Diğer iki hattan ise fetus organizmasındaki atıklar uzaklaştırılmaktadır.

Plasenta nedir?

Plasenta fetus için çok şey ifade etmektedir. Fevkalade cihazlarla donatılmış bir kimya laboratuvarı (karaciğer), hormon imal eden bir orkestra şefi (hipofiz), metabolizmayı yöneten bir tam teçhizatlı bir enerji santralı (tiroid), hormon imalatı ile hem anne hem de fetüsün hayatını garanti eden harika bir lojistik merkez (yumurtalık), nefes alıp verme işini sağlayan hava deposu (akciğer), atık maddeleri uzaklaştıran arıtıcı (böbrek), sindirimi için mide ve bağırsak, akıllı işleri yöneten bir kumanda merkezi, anne ile iletişim sağlayan onun ruhsal dalgalanmalarından mütemadiyen etkilenen bir olağanüstü beyin, 100. günün sonunda ruh üflenilerek tam bir insanın mikro modeli görünümü vetiresinde hususi vazifeler yapan muhteşem bir ana kaynaktır. Bütün bu harikulade işler, sabit bir düzen içinde değil, bebeğin anlık değişen ihtiyaçlarına cevap veren bir dinamik yapıda gerçekleştirilmektedir.

Birinci haftadan, doğuma ihtiyaç malzemeleri doğmamış bebek için devamlı değişiklik arz etmektedir. Yaklaşık 1000 gram ağırlığında, disk şeklinde mor renkli mucizevi organdaki her türlü detaylı mekanizmalar anne ile embriyoyu kusursuz bir şekilde birbirine bağlamaktadır.

Binlerce yıldır, milyarlarca annenin hamileği süresince her bir annenin kendi plasentası en iyi yere yerleştirilip, en muazzam fonksiyonlar için, en mükemmel beceriler göstermektedir. Fetüs farklılaşıp olgunlaşırken bütün ana organ sistemlerinin faaliyetlerini yerine getirdiği için, plasentayı fonksiyon çeşitliliği açısından hiçbir organ geçememektedir.

Anne ve fetüs damar yatakları arasındaki ara yüzde oturuan plasentanın sağlıklı bir hamilelik için bir yandan kendisi, bir yandan fetus, diğer yandan da anne olmak üzere üç canlı için iş görmesi enteresandır. Bunu plasental hücreleri (trofoblastlar) rahim damar yapısını fıtri bir istila ile yeniden modelleyerek başarmaktadır. Şaşırtıcı bir şekilde, fetüs menşe’li olmasına rağmen, trofoblastlar önemli bir maternal (annede) immün reaksiyonu tetiklemezler(4). Bebe-ğin ana rahminde yabancı bir cisim olmasına rağmen hayatta kalabilmesi için bu koruyuculuk olmazsa olmazdır. Çoğu plasenta doğumdan sonra atılsa da, aslında kök/progenitör hücresi olarak yüksek verimli bir kaynaktır ve rejeneratif tıp açısından çok kıymetlidir. Hücreler, doku mühendisliğinin temelini teşkil ettiğinden atılmaya değil değerlendirilmeye layıktır(5).

Her şey planlandığı gibi giderse sperm ‘Fallop tüpü’nde yumurta hücresi ile buluşturulacaktır. Vücutta ki bütün hücreler tam genoma (46 kromozom) sahipken üreme hücreleri yarı genom (23 kromozomlu)dur. Zira ikisi birleşince 46 sayısına ulaşılır. İki yarı genom da yeni bir in-sanın yaratılması için lüzumlu olan bütün DNA’yı ihtiva eden tam bir gen seti teşikil etmek üzere birleştirilir. Döllenmiş yumurta yani zigot meydana gelir gelmez, tüpten rahime seyahate çıkar. En münasip bir mekana gelip ‘Rahim astarı’ adlı deciduaya tutunur (‘Fi kararın mekin’)

(6). Böyleye büyüleyici bebeğin mucizevi serüveni başlatılacaktır. Bu macera insanoğlunun hayattaki en tehlikeli yolculuğudur. Eğer balastokist (Döllenmiş yumurta) gebeliği takiben 7 günde duvara başarıyla tutunamazsa, rahimde bebeğin oturması için hazırlanmış özel astar yırtılıp, adet adını alarak harice atılacaktır. Bu takdirde hamile kaldığını hiç kimse öğrenemez. Tutunursa (Alak) bağlantı noktasında plasenta teşekkülü için hayat başlatılacaktır.

Embriyonun rahim duvarına tutunurken kullandığı metod son derece dikkat çekici ve kompleks bir sistemdir. En dış tabakasındaki hücreler hyaluronidaz adlı bir enzim ifraz ederler. Rahim duvarındaki hyaluronidik asid bu enzim tarafından tesirsiz hale getirilir. Hamilelik boyunca dokuz ay bu yerleşme yerinden gerekli ihtiyacını karşılayabilmektedir. Embriyo en uygun yerde karar kılmayı (mekan tutma) bilmekte ve kimyasal, hormonal taktikler kullanarak bu zorlu görevi ince bir planlama, programlamayla muvaffakiyele becerebilmektdedir. (Döl yataklarında size dilediği gibi şekil veren O’ dur. O’ndan başka ilah yoktur. Üstün ve güçlü olan O’ dur. Hüküm ve hikmet sahibidir.) (Ali İmran 6).

Trofoblast hücreleri sağlıklı büyüme ve gelişme için müthiş bir lojistik destek temin et-mektedirler. İlerleyen haftalarda trofoblast hücreleri harikulade bir bariyer olan plasentaya dönüştürülecektir.

Rahim duvarına tutunan embriyonun iç hücre kütlesi fetüsü, dış kütle ise plasentanın fetüs tarafını teşkil eder. Dış tabakadaki hücreler koryonik vilus adlı hususi yapılara dönüştürülür. Mercan kayalarına benzeyen bu viluslar, plasentadan süngerimsi rahim duvarına giden kan da-marlarını taşır. Besin ve atık alışverişi işte bu kan damarlarının duvarlarınca temin edilmektedir. Vilusların çevresini ‘kan gölü’ adı da verilen anne kanı havuzu çevreler. Kan basıncı, kanı bu göl vasıtasıyla vilusların çevresine iter. Böylece bebeğe lüzumlu bağışıklık maddeleri, besin ve antikorlar ulaştırılır. Bebeğin atık maddeleri de dolaşım sistemine bu yolla çekilmektedir. Anne ile bebek arasında doğrudan bir kana kan teması yoktıur. Olsa zaten bebeğin rejeksiyonu yani maalesef ölümü söz konusu olacak ve hiç bir yavru canlı doğamayacaktı. (7)

Plasenta teşekkül ettirilirken aynı zamanda hormonlar rahim kan damarlarından yana zaten zengin olan iç tabakayı tenbih ederek bu alışverişin sağlıklı yapılabilmesi için damarları ge-nişletir. Plasenta tam olgun haline kavuşutuğunda (üç ay sonunda) anne tarafıyla fetus tarafı arasında bariz bir fark görülür. Anne tarafı vilüsların basıncıyla kırmızı ve şişkin kalır. Fetus tarafı ise satıhtan çıkan kayak pisti gibi pürüzsüz ve kaygandır.

Plasentanın küçüklüğüne rağmen vilus yüzeylerinin teşkil ettiği saha 700 bin vilus ile alışve-rişe uygun yaklaşık tek odalı bir ev büyüklüğü gibi inanılmaz ebattadır. Fetüs her an oksijene ihtiyaç duymaktadır. Doğumda kasılan rahim içindeki plasental kan takviyesi bir iki dakika süreyle durduğundan, fetus anne arasındaki alışveriş optimal ve sağlıklı doğumu için kritik önemi haizdir.

Plasenta aynı zamanda, anne fizyolojisini de tanzim eden 100'den fazla peptit ve steroid hor-monu salgılayan önemli bir endokrin organdır. Plasental laktojenler, büyüme hormonu, fetüse hayati destek vermektedir. Büyüme hormonunun plasentadan üretimi o kadar güçlüdür ki, anne hipofizinin aşırı faaliyet göstermesine lüzum kalmaz. Eritropoetin ve anjiyotensinojen gibi hormonlar da yine çok önemli iş görürler(8).

Plasenta hormonlarından östrojen, hamilelikte rahim büyümesi için çok mühim bir kaynaktır. Yine bu hormon sayesinde süt bezlerinin gelişimi desteklenir. Doğum gerçekleştiğinde bu hormonal hazırlıkların rolü anlaşılacaktır: Bebeğe servis için anne sütü hazır edilmiştir. Bir başka hormon, progesteron, gelişmekte olan embriyoya destek sağlar, rahim iç tabakasının muhafaza eder, rahim adalesinin kasılıp bebeğe zarar vermesine, ve muhtemel erken doğum-lara mani olur. İnsan plasental laktojen hormonu da, anne sütü imalatında vazife aldığı gibi, anne metabolizmasına sayısız faydalar teminin etmektedir. İnsan koryonik gonadotropin adlı hormone ise, korpus luteum da denilen ‘sarı cisim’ gelişimi için çok değerli hizmet görmek-tedir. Döllenmeden 10. Hamilelik haftasına kadar, sarı cisim plasentanın vazifesini üstlenir.

11. Haftadan itibaren muhteşem hazine plasenta sahneye çıkmaya hazırdır.

Bebeği beslemek ama nasıl? Bebek plasenta vasıtasıyla beslenir. Annenin yediği her şey kan dolaşımına aktarılır. Kan kalp tarafından her organa gereği kadar servis edilirken rahim de kendi ihtiyacını karşılar. Anne kanı plasentanın kendi tarafındaki kan gölüne akar. Fetus kan damarları vasıtasıyla dizilen koryonik vilüs adlı özel yapıları besler. Küçük molekül ve besinler oksijen, glikoz, vitaminler, yağ asitleri, kalsiyum, bazı antikorlar, anneden bebeğe ve atık mahsüller ile karbondioksit anneye aktarılır. Çift taraflı bir filtre gibi çalışan plasenta asla basit bir su filtresi değildir. Belirli ebadın altındaki her şey geçirilir. Bağışıklık reaksiyonuna ve diğer problemlere yol açabilecek insulin, heparin, büyük moleküllere geç izni yoktur. Her türlü toksin, sigara katranı, alkol ve diğer kötü maddelerin fetüse ulaşmaması için annenin beslenmesine azami ehemmiyet göstermesi ve zararlı maddelere karşı uyanık olması çok önemlidir(9).

Tehlikeli blastokist yolculuğu:

Plasenta previa: Rahimin alt bölgelerine, rahim boynu ağzına yerleşme, ilerde ciddi kanamalara, bebek, bazen de anne ölümüne sebeb olabilmektedir. Fi kararın mekin denilen metaforun ehemmiyeti buradadır.

Plasenta dekolmanı: Bebeğin doğumundan önce yerinden ayrılıp ciddi kanamalar neticesinde hayatı tehdit eden ciddi durumlara sebep olabilmektedir(10).

Bahşedilen bağışıklık: Annenin bebeğe ilk hediyesi olan ‘tabi aşılanma’ plasenta ile temin edilen başka bir avantajdır. Annenin plasentadan bebeğin vücuduna geçen bağışıklık hücreleri lenf nodlarında saklanır. Fetus annenin bağışıklık hücrelerine aşırı reaksiyon göstermeyerek plasentadan gelen bağışıklık ikramı ile hayatta kalabilmektedir. Annenin bağışıklık hücreleri varlıklarını tolere etmek için fetal hücrelere talimat vermektedir. Ebeveynin yol göstericiliği gençlerde çok işe yaramasa da rahimde harikalar yaratılmaktdır(11).

Plasenta, fetüsün normal büyümesini ve gelişmesini destekleyen oldukça özelleşmiş bir ha-milelik organıdır. Plasentanın büyümesi ve ifonksiyonu, anne ve fetüs dolaşım sistemleri arasında besin ve atık ürünlerin değişimini maksimum verimlilikle sağlamak için hassas bir şekilde düzenlenir ve koordine edilir.

Plasenta, kısaca fetüsü belirli molekül, enfeksiyon ve anne hastalıklarına karşı korumaya yardımcı olduğu gibi hamilelik, metabolizma, fetal büyüme, doğum ve diğer fonksiyonları gerçekleştirmek için hem anne, hem de fetal dolaşıma hormonlar salgılar. Fetüsün enfeksi-yonlara karşı muhafazası için bir kalkan görevi görür. Gelişmekte olan fetüsün doğuştan gelen bağışıklık savunmaları enfeksiyonlarla savaşmak için henüz kafi derecede geliştirilmemiştir. Aksi halde bakteri, virüs ve protozoa enfeksiyonları kısırlığa, kendiliğinden düşük, ölü doğum, büyüme geriliği, gelişim anormallikleri, erken, ölü doğum ve sakatlıklara yol açabilirdi(12).

SONUÇ

Akıllara durgunluk veren mucizeler silsilesi barındıran çok enteresan bir organ olan ‘Plasenta’ adeta özel bir ‘Kudret kalemi’ ile yazılmaktadır. İnsan doğumuna ilk elden şahit olanlar, her gün meydana gelen yaklaşık 350.000 doğuma rağmen, onun görünürdeki mucizeviliğine sık sık hayret ederler. Atom ve molekülden hücreye, hücreden doku, organ ve sistemlere, 40 hafta sonunda da harikulade bir insan yavrusuna dönüştürülme işi ancak ve ancak insanın mucizevi yaratılışı ile açıklanabilir.

Acaba akıl ve güç, beceri ve bilgelik hücrenin zekasında mevcut bir kabiliyet midir? Plasenta seçme, alma, depolama, yerine getirme, taşıma gibi hayati vazifeleri tek başına nasıl düşünüp tasarlayıp gerçekleştirmektedir? Emirber bir nefer olmasa bütün bu detayları nereden bilip yapacaktır? Hücrelerden müteşekkil 254 günlük ömrü olan mor renkli et-ciğer manzarasındaki bu özel organın ince işleri büyük bir maharetle sergilmesi hayret vericidir. ‘Oku! Yaratan rabbinin adıyla oku. O insanı bir alak’tan yarattı’ (Alak 1-2) ayeti 40 haftalık vetirede muhteşem bir bebeğin doğumunun sıradan bir hadise olmadığını haykırmaktadır. ‘Oku’ manifestosu, insanın bizzat kendisini okumaya başlamasına işaret etmektedir. Doğumun gizli kahramanı plasentayı hatırlamak, harikalar aleminde otantik bir seyahate çıkmak heyecan verici bir keşiftir. Doğumu takiben atık muamelesi gören plasenta, dikkatle dinlediğimizde bize kendi lisanı ile fısıldıyor: ‘Düşünmeye değer’.

KAYNAKÇA

  1. Development of the human placenta. Margherita Y. Turco1 and Ashley Moffett © 2019. Published by The Company of Biologists Ltd. Development (2019) 146, dev163428. doi:10.1242/dev.163428
  2. Biology of Reproduction, 2018, 99, 196–211 doi:10.1093/biolre/ioy049 Review Advance Access Publication Date: 22.Feb.2018, Hemochorialplacentation: Development, function, and adaptations, Michael J. Soares,Kaela M. Varber, and Khursheed Iqbal
  3. What is the placenta? Graham J. Burton, MD, DSc, FMedSci; Eric Jauniaux, MD, PhD
  4. Human placenta and trophoblast development: Key molecular mechanisms and model sys-tems Martin Knöfler. Cellular and Molecular Life Sciences (2019) 76:3479–3496
https:// doi.org/10.1007/s00018-019-03104-6
  5. Sonja E. Lobo. Cells Tissues Organs DOI: 10.1159/000443636 Accepted after revision: December 22, 2015 Published online: April 7, 2016 The Placenta as an Organ and a Source of Stem Cells and Extracellular Matrix: A Review
  6. Diyanet İşleri Başkanlığı. Kur’an-ı Kerim Meali. Müminun 13-16
  7. Wooding FP, Burton GJ. Comparative Placentation. structures, functions and evolution. Berlin (Germany): Springer; 2008.

  8. Burton GJ, Jauniaux E, Charnock-Jones DS.The influence of the intrauterine environment on human placental development. Int J Dev Biol 2010;54:303-12.

  9. Annu. Rev. Cell Dev. Biol. 2015.31. Www.annualreviews.org Lethbridge Üniv.10/08/15 CB31CH33-Maltepe ARI 27 Eylül 2015 11: 3
  10. 2018 APMIS. Published by John Wiley & Sons Ltd. DOI 10.1111/apm.12847 Defense and infection of the human placenta AMY HEEREMA- CKENNEY
Robert J. Tomsich Pathology and Laboratory Medicine Institute, Cleveland Clinic, Cleveland, OH, USA
  11. Emin Maltepe, Review in Advance first posted online on October 5, 2015Placenta: The forgotten organ
  12. What is the placenta? Graham J. Burton, MD, DSc, FMedSci; Eric Jauniaux, MD, PhD ajog.org

Kaynak: Bilimler Işığında Yaratılış Derneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun