Bir insanın nasıl 70-90 tane eşi veya cariyesi olabilir?
Şu anki Tevrat ve İncil'de bu sayı 1000'e kadar çıkmakta.. Hadis inkarcıları ve dinsizler, bir insanın nasıl 70-90 tane eşi veya cariyesi olabilir. Bu nasıl bir "sapıklık" diyorlar. Bir gecede nasıl hepsi ile özel güç de olsa yatma "azgınlığında" bulunabilir. Bunu yapan peygamber nasıl olabilir, diyorlar.. Beni de sıkıntıya soktu... Hz. Süleyman stratejik olarak diğer ülkelerin prensliklerin prensesleriyle evlendi diyelim ama kaç tane böyle yer vardır ki en fazla 20 olur bu sayı... Birde bu hadis İsrailiyat kaynaklı bir kıssa mıdır acaba?
Değerli kardeşimiz,
Bu mesele, özellikle Hz. Süleyman hakkında nakledilen rivayetler sebebiyle bazı zihinlerde soru işaretleri oluşturmaktadır. Hatta bugün elde bulunan Tevrat metinlerinde bu sayıların çok daha abartılı şekilde (yüzlerce, hatta bine yakın) verildiği görülür. Bu da bazı kimselerin meseleyi yanlış yorumlayarak peygamberler hakkında uygun olmayan değerlendirmelerde bulunmasına yol açmaktadır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Günümüzdeki Tevrat metinlerinde peygamberlere isnat edilen ve onların makamıyla bağdaşmayan birçok rivayet bulunmaktadır. Bu tür bilgilerin bir kısmı tarih içinde İslam kaynaklarına da “İsrâiliyat” yoluyla girmiş olabilir. Bu sebeple, her nakli olduğu gibi kabul etmek yerine, sıhhat açısından değerlendirmek gerekir.
Hz. Süleyman’ın büyük bir devlet kurduğu ve geniş bir coğrafyaya hükmettiği bilinmektedir. Böyle bir yapının doğal sonucu olarak saray hayatı da oldukça kalabalık ve teşkilatlıdır. Bu noktada “cariye” kavramının yanlış anlaşılmaması önemlidir. Cariyeler sadece cinsel amaçla bulunan kimseler değildir; aksine çoğunluğu sarayın işleyişinde görev alan, hizmet, idare ve çeşitli vazifeleri yerine getiren kişilerden oluşur. Yani mesele, dar bir bakışla sadece “odalık” olarak değerlendirilemez.
Eşlerine gelince; rivayetlerde geçen sayılar çoğu zaman kesin bir rakam vermek için değil, çokluğu ifade etmek için zikredilmiştir. Ayrıca bu evliliklerin önemli bir kısmı, dönemin şartları gereği siyasi ve sosyal hikmetlere dayanır. Farklı bölgelerle akrabalık kurmak, güvenliği sağlamak, diplomatik ilişkileri güçlendirmek ve güçlü bir toplum yapısı oluşturmak bu hikmetler arasında sayılabilir. Bu tür evlilikler o dönemde yaygın ve normal kabul edilen uygulamalardı.
Öte yandan peygamberler, İslam inancına göre “ismet” sıfatına sahiptir. Yani bilinçli olarak günah işlemez, zulüm ve haksızlıktan uzak dururlar. Dolayısıyla onları sıradan insanlar gibi nefsanî arzularla hareket eden kişiler olarak değerlendirmek doğru değildir. Onların hayatı, ilahî hikmet ve sorumluluk çerçevesinde anlaşılmalıdır.
Nitekim Hz. Süleyman’ın kurduğu devletin büyüklüğü ve saray teşkilatının genişliği de bu durumu destekler. Yönetimde çok sayıda görevli bulunmakta, farklı bölgelerden sorumlu valiler sarayın ihtiyaçlarını karşılamaktaydı. Hatta sarayın günlük ihtiyaçlarının binlerce kişiyi kapsadığı ifade edilir. Bu da sarayın sadece bir “aile ortamı” değil, aynı zamanda büyük bir yönetim ve organizasyon merkezi olduğunu gösterir.
Sonuç olarak, bu tür rivayetleri değerlendirirken onları bugünün bakış açısıyla değil, dönemin sosyal, siyasi ve kültürel şartları içinde anlamak gerekir. Aynı zamanda rivayetlerin sıhhatini dikkate almak ve peygamberlerin konumunu doğru kavramak da son derece önemlidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Hırsızlık için el kesme cezası ilk olarak ne zaman verilmiş?
- Ateiste sadece kılıç ya da İslam mı vardır?
- Her namazınızı son namazınız gibi kılın, hadisi sahih mi?
- Yalancı Müseylime, kırk bin taraftarı nasıl bulabiliyor?
- Allah, kleptomani hastalığını bilmiyor mu?
- İslam tarihinde gizli davet dönemi olmuş mu?
- Kevser suresindeki belagattan bahseder misiniz?
- Sâd Suresi 31., 32. ve 33. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Neml Suresi 41., 42., 43., 44. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Cinler gaybı bilirler mi?