Neden hep kadınlar?
Erkekler yaptıkları onca eziyete rağmen kadınlar konusunda bir kere lanetlenmemiştir. Ama kadınlar en ufak bir şey yapsa hemen lanetler, günahlar, cehennemdeki işkenceler önlerine koyuluyor. Örneğin huriler, kocasını üzen kadın için Allah canını aslın dermiş.
Şimdi soruyorum:
Bütün bunlar olurken bir kadın nasıl İslam’ın kadınları yücelttiğini düşünebilir?
Neden hep kadınlar?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, Hz. Peygamber (asm) Efendimiz hem karı hem de kocanın birbirine iyi davranmalarını tavsiye ve emretmiştir. Maksat huzur içinde mutlu bir aile yapısının korunmasıdır.
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur:
"Dünyada bir kadın kocasını üzerse, o kimsenin hurilerden olan hanımı o kadına şöyle seslenir: Allah canını alsın! Üzme onu! O senin yanında şimdilik misafirdir. Yakında senden ayrılıp bize kavuşacaktır." (Tirmizî, Rada 19).
Hadeste geçen “Allah canını alsın” ifadesi Arap diline mahsus bir uyarı, yerine göre teşviktir, beddua değildir.
“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınına karşı hayırlı olanlardır.” (Tirmizî, Radâ 11; İbni Mâce, Nikâh 50)
Veda Hutbesinde Efendimiz (asm), kadınların haklarına riayet edilmesini, onlara şefkat ve adaletle davranılmasını, onların Allah'ın bir emaneti olduğunu vurgulayarak, "Kadınlar hususunda Allah'tan korkun ve onlara en iyi şekilde davranın" buyurmuştur.
Demek ki hem koca hem de karı için, uyarıla ve teşvikler olmuştur.
Dinimiz, her bireyin, kadın ya da erkek, davranışlarıyla değerlendirileceğini belirtir. Hz. Muhammed (asm) Efendimiz, kadınlara karşı her zaman merhametli ve adil bir tutum sergilemiştir. Kadınların ve erkeklerin hakları arasında denge sağlanması önemlidir. Hadislerde geçen ifadeler, genellikle belirli davranışların sonuçlarını açıklamakta ve bu davranışların toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekmektedir.
İslam, kadınları yüceltmektedir. Kuran-ı Kerim'de kadınların hakları, onurları ve değeri vurgulanmıştır. Bu tür hadislerin bazen yanlış yorumlanması ve suistimale açık bir şekilde aktarılması, kadınların İslam'daki yerinin anlaşılmasını zorlaştırabilir. Her birey, cinsiyetine bakılmaksızın, iyi amellerle değerlendirilmektedir.
Yanlış anlaşılmalara neden olmamak adına, İslam’ın özünde adalet, merhamet ve sevgi esaslarının yattığını unutmamak gerekir. Erkekler de kadınlar gibi sorumluluk taşımaktadır ve her iki cins de Allah katında eşittir.
“Neden hep kadınlar?” sorusu çok önemli
Bu rahatsızlığın çok anlaşılır. Çünkü, bazı yerlerde dinî metinler erkek egemen bakış açısıyla yorumlanmış, zayıf veya uydurma rivayetler özellikle kadınları kontrol etmek için araçsallaştırılmış, bazı nasihat ve vaaz kültüründe “korkutma” dili daha çok kadınlar üzerinden kurulmuş olabilir.
Ama bu durum, dinin özünden ziyade insan yorumlarıyla ilgili bir problem.
İslam’ın ana kaynaklarında durum ne?
Kuran’a baktığında tablo çok daha dengelidir:
“Kim iyi iş yaparsa, erkek veya kadın, mükâfatını alır.” (Nahl 97)
“Erkeklerin kazandıkları kendilerine, kadınların kazandıkları kendilerinedir.” (Nisa 32)
Yani sorumluluk bireyseldir, cinsiyete göre değil.
Erkeklerin sorumluluğu yok mu?
Tam tersine, çok ağır sorumluluklar vardır. Sahih hadislerde:
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” buyurulur. (Tirmizî, Menakıb, 63)
Zulüm, şiddet, aldatma, büyük günahtır. Kul hakkı, affı en zor günahlardandır
Peygamberimizin erkeklere özellikle şunu vurgular:
Kadına şiddeti onaylayan tek bir sahih örnek yoktur
Eşlerine karşı son derece nazik davranmıştır
Peki neden halkta ters bir algı var?
Bunun birkaç nedeni olabilir:
Zayıf hadislerin hatta uydurma rivayetlerin yayılması.
Kültürel geleneklerin dine karıştırılması.
Vaazlarda “kadın üzerinden ahlak anlatma” alışkanlığı.
Erkeklerin hatalarının daha az konuşulması.
Bu yüzden birçok insanın zihninde, “Din kadınları daha çok cezalandırıyor” gibi bir algı oluşuyor.
Ama bu algı, kaynakların bütünüyle örtüşmez.
“Bir kadın nasıl İslam’ın yücelttiğini düşünsün?”
Bu çok samimi ve önemli bir soru. Cevap şu noktada düğümleniyor:
Eğer İslam’ı uydurma rivayetler ve kötü örnekler üzerinden tanırsak, elbette adaletsizmiş gibi görünebilir.
Ama Kuran ve sahih sünnet üzerinden bakarsan, temel ilke şudur: Adalet, merhamet ve bireysel sorumluluktur
Sonuç:
İslam’da hem erkek hem kadın eşit ahlaki sorumluluğa sahiptir.
Erkeklerin zulmü de en az (hatta çoğu zaman daha ağır şekilde) kınanır.
Sorun çoğu zaman din değil, dinin yanlış aktarımıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Kadının okuması, çalışması ve nüfus meselesinde ölçü nedir?
- Feminizmin İslam’daki hükmü ve yeri nedir?
- İslam neden kadın düşmanı bir din olarak algılanıyor?
- Ailem örtünmeme karşı çıkıyorsa ne yapmam gerekir?
- Bütün erkekleri sapık olarak görüyorum, ne önerirsiniz?
- Açık saçık giyinmek ile tacize ve tecavüze uğramanın bir ilişkisi var mı?
- Eşine belli etmemek mi daha doğru yoksa konuşmak mı?
- Evlenmekten korkuyorum, ne yapayım?
- Elbise örtmüyorsa, sahibi çıplak sayılır mı?
- Örtünmek için evli mi olmak gerekir?