Ramazan ayının davacı olduğu genç rivayeti hadis mi?

Tarih: 15.02.2026 - 20:18 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir genç Hz. Muhammed’e sığınıyor mizanda sonra Hz. Muhammed şefaatçi olmak istiyor ama Ramazan ayı davacıymış o yüzden Hz. Muhammed Ramazan ayının davacı olana ben uzağım diyor. Özetle böyle bir hadis varmış, doğru mu hadiste yer alıyor mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bazı nasihat ve öğüt kitaplarında, “rivayet edilir ki..” kalıbıyla zayıflığına işaret edilerek, senetsiz ve kaynaksız olarak şöyle bir hadis nakledilmektedir:

Kıyamet günü olduğunda, ben mizanın yanında durmuşken ümmetimden bir genç getirilir. Melekler onu yüzüne ve arkasına vura vura sürüklerler. O da bana tutunur ve:

“Ya Muhammed! Yardım istenen sensin, medet senden!” der.

Ben de: “Ey Rabbimin melekleri! Bunun günahı nedir?” derim.

Onlar: “Ramazan ayına erişti; fakat o ayda Allah’a isyan etti ve tövbe etmedi. Bunun üzerine Allah onu ansızın yakaladı (eceliyle aldı)” derler.

Ben: “Kuran okudun mu?” diye sorarım.

O da: “Öğrendim; fakat unuttum” der.

Bunun üzerine ben: “Ne kötü bir gençmişsin!” derim.

Ne o beni bırakır ne de melekler onu bırakır.

Sonra onun için Allah Teâlâ’ya şefaat eder ve: “İlahi! Ümmetimden bir genç…” derim.

Allah Teâlâ: “Ey Ahmed! Onun güçlü bir hasmı var.” buyurur.

Ben: “Ey Rabbim! Hasmı kimdir ki onu razı edeyim?” derim.

Allah Teâlâ: “Onun hasmı Ramazan ayıdır” buyurur.

Bunun üzerine ben: “Hasmı Ramazan olan kimseden ben beriyim. Ramazan’ın hürmetini bilmeyen kimseye kim şefaat edebilir?” derim.

Allah Teâlâ da: “Senin berî olduğun kimseden Ben de beriyim” buyurur.

Ardından o kimse cehenneme götürülür. (İbnü’l-Cevzî, Bustânü’l-vaizin, s. 320, no 370)

Safûrî, bu rivayeti hadis olarak değil, bir öğüt şeklinde nakleder. (bk. Nüzhetü’l-mecâlis, 1/165-166)

Allah’ın hürmetini yücelttiği ve hakkını yerine getirmeyi farz kıldığı bu ayı asla hafife almamak gerekir. Ramazan Ayı, Allah’ın bize bir hediyesi ve lütfettiği bir ikramıdır.

Oruç tutarak, oruca uygun davranarak, Kuran okuyup onunla amel ederek, tövbe-istiğfarda bulunarak, Ramazan Ayına gereken hürmeti göstermemiz gerekir.

Böylece Allah’ın bizi bağışlayacağını, bizi ateşten koruyup ayıplarımızı örteceğini ümit ederiz. Zira Ramazan ayı, rahmet ayıdır.

Elbette bu rahmetten mahrum kalmak büyük kayıptır, dikkatli olmalıyız. Ancak bu rivayeti hadis kaynaklarında bulamadığımız, nasihat kitaplarında da senet ve kaynak verilmediği gibi zayıflığına işaret edecek tarzda aktarıldığını ifade edelim.

Peki neden bazı alimler böyle rivayetleri kitaplarına alır?

Vaaz kitaplarında tarih boyunca zayıf rivayetler, İsrailiyat, temsili kıssalar, ibret hikayeleri yer alabilmiştir.

Bazı alimler, akaid (inanç) konusunda olmayan, helal-haram hükmü koymayan, sahih asıllara aykırı olmayan, insanları ibadete teşvik etme veya günahtan sakındırma mahiyetinde olan zayıf rivayetlerle amel edilebileceğini ifade etmişlerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun