Nisa Suresi 14. Ayette geçen, "Allah'a ve Peygamberine isyan edenin, sınırları aşanın cehennemde kalacağı;" aynı surenin 17. Ayetinde geçen "bilmeyerek günah işlemek" ne demektir? Bilerek günah işleyen affedilmez mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

“Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar." (Nisa, 4/14) mealindeki ayette geçen  “isyan”dan maksat, Allah’ın miras hukuku ile alakalı olarak koyduğu hükümlere karşı çıkmaktır.

“Sınırları aşmak” ise, Allah’ın miras hukukuyla ilgili koyduğu hükümlerdir. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, kırmızı çizgilerdir. Bunları aşan kimse, hak ettiği cezaya çarpılır. Ancak, buradaki sınırları aşmak ve yapılan isyan, Allah’ın bu hükümlerini yanlış bularak, kabul etmeyerek karşı çıkmak anlamındadır. Bu sebeple, cezası ebedî cehennem olmuştur ki, bu ceza bir küfür ve inkârın karşılığıdı.r(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

Cevap 2:

“Allah’ın kabulünü vaad buyurduğu tövbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle  işleyip, sonra da çabucak vazgeçerek günahtan dönüş yapacak olanların tövbesidir. İşte Allah’ın tövbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır.  Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
(Nisa, 4/17) mealindeki ayette yer alan “cehalet” kavramı, bir kötülüğü günah olduğunu bilmeden yapmak anlamında değildir. Bilakis bu kavram, bilerek de olsa, yapılan bütün günahların aslında bir cahilliğin eseri olduğunu vurgulamak için Kur’an’da kullanılmıştır.(bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

Kanaatimizce, buradaki cehalet kavramı, iki hususa dikkat çekmektedir:

Birincisi: Mümin olan bir kimse, hiç bir zaman, Allah’a inat olsun diye -bilerek- bir günah işlemez. Bilakis, o sadece nefsinin esiri olarak, şeytana ve nefsine aldanarak -cahilliğin kurbanı olarak- günah işler. Çünkü, Allah’a karşı isyan olsun diye, işlenen suçların yolu inkârcılığa ve küfre çıkar. Müminin maksadı ise, Allah’a isyan değil, nefsinin arzusunu yerine getirmektir. Nefsini Rabbine tercih eden kimsenin cahilliğinde şüphe yoktur.

İkincisi: Allah’a karşı gelmek, gerçek anlamda mümin olup, tahkikî bir imana sahip olanların yapacağı bir iş değildir. Fakat, pratikte, müminlerin hemen hemen hepsi günah işleyebilir. Demek ki, iman şuuruna rağmen, şeytanın telkinleri ve nefsin istekleri, aklın dediğini kulak ardı eden duyguların varlığı gibi suç işlemeyi kolaylaştıran bir mekanizma vardır. İşte Kur’an’da mümin olarak günah işleyen herkese “cahil” damgası vurularak, tevbesinin kabulü için bir nevi mazeret yolu gösterilmiştir. Bu da Rabbimizin sonsuz rahmetinin bir göstergesidir.

“Sonra da çabucak günahtan vazgeçmek” ifadesinden maksat, ölüm anı gelip çatmadan önce anlamına gelir. Bu husus, tefsir ve hadis kaynaklarında belirtilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun