Namazda Türkçe dua etmenin bir sakıncası var mıdır?

Tarih: 03.11.2013 - 00:58 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir arkadaşım namazda, Kur'an okunması konusunda diyor ki: 

- "Haydi Allah kelamı diye orijinaline sadık kalınarak okunması isteniyor (ki burada bence yağmurdan kaçalım derken doluya tutulunuyor) dualar böyle değil ki. Dua kelime anlamı olarak kul ile Allah'ın sohbeti; sonsuz güçten sınırlı gücün istek ve taleplerini dile getirmesi; bir anlamda Allah ile kulun yüzleşmesidir. O nedenle özellikle Fatiha neden Türkçe okunmuyor diye sormadım. 'Süphaneke neden Türkçe okunmuyor?' diye sordum." 

- "Biraz uç bir yorum olacak ama, Süphaneke'nin Arapça okunması müminlerin kafasında kendilerinin bile farkında olmadığı biçimde 'Allah'ın dili Arapça; bizim gibi hakir kulların ayağına Allah'ı davet etmek yakışık almaz. O nedenle duamızı Arapça yapalım.' kaygısından mı kaynaklanıyor?

- "Eğer öyle ise daha da çıkıntı bir yorumla 'Allah bizim dilimizden anlamaz, biz onun diliyle konuşalım.' demek olmuyor mu?"

- Bununla beraber Ettahiyyatü, salli-barik, Rabbena dualarını da Türkçe mealinden okunmasında bir sakınca var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Namaz, Fatihasıyla, tekbirleriyle, tahmidleriyle, tesbihleriyle, teşehhüdüyle ve sonundaki dualarıyla Arapça bir ibadettir. Hz. Peygamber (asm):

“Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın.” (Buhari, Ezan, 18)

buyurmuştur. Onun Arapça kıldığında şüphe yoktur.

- Allah’ın ve Resulu'nun namazlarla ilgili kullandığı ifadeleri göz önünde bulundurmak iman şuurunun bir gereğidir.

"Artık Kur’ân’dan kolayınıza gelen miktarı okuyun.” (Müzzemmil, 73/20)

mealindeki ayette yer alan ifadenin namazla ilgili olduğu hususu en önde gelen yorumlar arasındadır. (bk. Taberi, Maverdi, Razi, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

- Bu ayete dayanarak alimler namazda Kur’an’dan bazı ayetlerin okunmasını farz görmüşlerdir. “Fatihasız namaz olmaz.” manasına gelen bir hadis rivayetine dayanarak, namaz kılarken Kur’an’dan Fatiha suresinin farz olduğunu söyleyenlerin yanında, bunun vacip olduğunu söyleyenler de olmuştur. (krş. İbn Aşur, a.y.)

- Bunun konumuzla ilgili yönü şudur: Allah, namaz kılarken, “Kur’an'dan okuyun.” buyuruyor. Kur’an ise Arapça’dır. Öyleyse, namazda Türkçe okunacak bir ayet meali Kur’an olmadığına göre, onunla namaz da olmaz.

- Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi,

“Elfaz-ı Kur'aniye (Kur’an’ın lafızları) ve tesbihat-ı Nebeviyenin lafızları (Hz. Peygamber'den rivayet edilen tesbihlerin, duaların) lafızları camid libas değil; cesedin hayatdar cildi gibidir, belki mürur-u zamanla (zaman içinde) cild olmuştur. Libas değiştirilir; fakat cild değişse, vücuda zarardır. Belki namazda ve ezandaki gibi elfaz-ı mübarekeler, mana-yı örfîlerine alem ve nam olmuşlar. Alem ve isim ise, değiştirilmez...”

“Evet nasıl İmam-ı A'zam demiş: 'Lâ ilahe illallah, tevhide alem ve isimdir.' Biz de deriz: Kelimat-ı tesbihiye ve zikriyenin, hususan ezanda ve namazda olanların ekseriyet-i mutlakası, alem ve isim (alamet ve özel isim) hükmüne geçmişler. Alem (özel isim) gibi, mana-yı lügavîsinden ziyade, mana-yı örfî-i şer'îsine bakılır. Öyle ise, değişmeleri şer'an mümkün değildir.” (Mektubat, s. 340, 341)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun