Mutaffifin Suresi, siccin ve illiyyin adında yazılmış kitaplardan bahsediyor. Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Tarih: 06.07.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Mutaffifin Suresi'nde yer alan  “siccîn” ve “illiyyûn” kitapları, alimler tarafından “yazılmış  veya insanların işlediği amellerin içinde yazıldığı kitaplar” olarak anlaşılmıştır.

“Hayır! Hileye sapmayın, âhireti inkâr etmeyin! Doğrusu, yoldan sapan kâfirlerin hesap defterleri Siccîn’dedir. Siccîn nedir bilir misin?  Siccîn kâfirlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir. Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!”(Mutaffifîn, 83/18-21) mealindeki ayetlerde “Siccîn” üzerinde durulmuş,

“Şüphesiz iyilerin kitabı “İlliyyûn” dadır. İliyyûn’un ne olduğunu sen nereden bileceksin? O, yazılmış bir kitaptır.” (Mutaffifîn, 83/18-21) mealindeki ayetlerde ise, “illiyyûn”a yer verilmiştir.

Siccîn kelimesi, “Sicn” kökünden gelir ki, daracık yer, zindan, hapis anlamındadır.(krş. Taberî, İbn Kesir, Razî, ilgili ayetlerin tefsiri). Bu anlamıyla, Siccîn, kâfirlerin ruhlarının bulunduğu yer kürenin yedi kat aşağısında bulunan bir zindandır.(a.g.y).

Abdullah b. Abbas, Kâb. B. Ahbar, Üsame b. Zeyd ve Mücahid’e göre, “İlliyyun”, yedinci  göktür ve cennetlik olanların ruhları da oradadır. (bk. Taberî, İbn Kesir, Râzî, ilgili ayetlerin tefsiri). Yine  Kâb ve İbn Abbas’tan gelen diğer bir rivayete göre, müminlerin ruhu Arşın yanındadır.  Başka bir rivayette cennettedir.(a.g.y).

Konuyla ilgili Dahhak’ın görüşü de manidardır: Mümin kimsenin ruhu alındığında, onu alıp dünya semasına götürürler. Her gökte bulunan Mukarreb melekler, onu oradan alıp sırayla ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci semaya çıkarırlar, oradan da Sidretu’l-Muntahaya götürürler ve “Ya Rabb! Bu senin filanca kulundur” derler. Allah o kulunun kim ve nasıl biri olduğunu en iyi bilen olarak, onu azaptan emin kıldığına dair mühürlü bir tezkereyi onlara gönderir. “Şüphesiz iyilerin kitabı “İlliyyûn” dadır. İliyyûn’un ne olduğunu sen nereden bileceksin? O, yazılmış bir kitaptır.” ayetleri bu gerçeğe işaret etmektedir. (a.g.y.)

Bazı alimlere göre, “yazılmış bir kitap”tan maksat kişinin amel defteridir. Hafaza melekleri onları semada mukarreb meleklere teslim ederler. Mümin olan Kitabın sahibi güzel amellerini gördüğünde çok sevinecektir.(Razî, a.g.y).

Bir hadis rivayetine göre Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Melekler Allah’ın kullarından bir kulun amellerini yukarıya çıkarırken, onu çok fazla bulup överler. Nihayet Allah’ın dilediği yere vardıklarında, Allah onlara şu mesajı gönderir; ‘Siz kulumun amellerini muhafaza ettiniz, ben de onun içini kontrol ettim, bu kulumun amelleri halis değildir (içinde Allah’ın rızası dışında başka maksatlar vardır), bu sebeple onları alıp aşağıların aşağısına (Siccin’e) götürün.” Diğer taraftan bir kulun amellerini yukarıya çıkarırken onu azımsar ve küçümserler. Allah yine onlara şu mesajı gönderir: ‘Siz kulumun amellerini muhafaza ettiniz, ben de onun içini kontrol ettim, bu kulumun amelleri halisdir, onları en yüksek yere götürün.” (Zemahşeri, el-Keşşaf; Suyutî, ed-Durru’l-Mensur, ilgili ayetlerin tefsiri).

Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, herkesin kitabı ruhunun bulunduğu yerdedir. Buna göre “Siccîn” ve “İlliyyûn” hem kötü veya iyi ruhların bulunduğu bir mekân, hem de o mekânlara girmeye vesile olan iyi veya kötü amellerin bulacağı birer amel defteridir ki, oradaki görevli meleklere teslim edilir.

İlave bilgiler için tıklayınız:  
İLLİYYÛN

SİCCÎN

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun