Menfaat, menfaatçi olmak kötü müdür?

Menfaat, menfaatçi olmak kötü müdür?
Tarih: 17.02.2019 - 20:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

• Müslümanlar da dahil bütün insanlar menfaatçi midir?
• Menfaat hangi zamanlarda ve konularda zararlıdır veya zararsızdır?
• (Eğer varsa) zararlı menfaatten nasıl kurtulabiliriz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evvela, menfaatin tanımını yapmakla başlamakta fayda var.

Menfaat, Arapça fayda, kâr, çıkar manasında olan nef’ kökünden gelmekte ve faydalanmak, çıkar ve kâr sağlamak anlamını taşımaktadır.

İşin makro yani hakikat yani marifet boyutundan bakacak olursak, akli melekeleri yerinde olan her insan asli menfaatini gözetmek durumundadır, hatta mecburiyetindedir; o da sadece ve sadece cehennemden kurtulmaktır, gerisi laf-ı güzaftır.

Oysa biz menfaat dediğimizde ilk etapta aklımıza sadece dünyalık menfaatler gelmektedir. Kur'an buyurur:

“Dünyada az bir menfaatin ardından, dönüşleri bizedir; sonra da inkâr etmekte olduklarından dolayı onlara pek şiddetli azabı tattırırız.” (Yunus, 10/70)

“Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür, aranızda bir övünmedir, mallar ve evlat hususunda bir çokluk yarışından ibarettir. Bir yağmurun misali gibidir ki, bitirdiği bitkisi, ekincilerin hoşuna gider; sonra kurur da onu sararmış görürsün; sonra da kuru bir çöp olur. Ahirette ise kâfirler için şiddetli bir azap ve müminler için Allah’tan bir mağfiret ve O’nun rızası vardır. Dünya hayatı ise, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir!” (Hadid, 57/20)

İşte bizim peşinde olmamız gereken hakiki menfaat, kabrin öbür tarafında hiçbir işimize yaramayacak ve hatta zararımıza dokunacak, dünyada menfaatimizmiş gibi görünen malayani, boş işlerden ve günahlardan uzak durmaktır.

Öte taraftan imtihanımız gereği hepimizin; dünyada yaşamak, aile kurmak, maişetimizi temin etmek, insanlarla iyi geçinmek, büyüklerimize saygılı olmak, küçüklerimizi kollamak, yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, cinayet işlememek, Allah’ın ve Resulünün haram kıldıklarından uzak durmak, ibadetlerimizi aksatmamak, üzerimize farz-ı ayn olan nefsimizle cihad etmek, Allah’ın dinini çekinmeden tebliğ etmek gibi vazifeleri vardır.

Bu vazifelerin tamamı İslam’ın ta kendisidir. Bunları yerine getirmek doğrudan ebedi menfaatimizi ilgilendirmektedir ve biz aslında sadece ebedi menfaatimizi korumak ve kollamakla emrolunduk.

Bunların dışındakiler ise belki üç günlük dünyada menfaatimizeymiş gibi görünse de aslında tamamen aldatıcıdırlar, zararımızadırlar ve bize ahirette büyük sıkıntılar vereceklerdir.

Bizim vazifemiz menfaatimize olan ve bizi yaratan Allah’ın Kur'an ve Resulü (asm) ile bize tebliğ ettiği İslam’a harfiyen uyarak menfaatimizi kollamaktır.

Şeytanın vazifesi ise, bizim rotamızı bunların aksine çevirerek tamamen dünyalık malayani, boş ve haram işlerl, nefsimizi de kullanarak bizi aldatmaktır. Sonra da içimize “Allah affedicidir, beni affeder!” diye düşünmemizi sağlamaktır.

Aman dikkat! Çünkü Cenab-ı Hak mealen der ki:

“Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve öyle bir günden korkun ki, o gün ne baba çocuğuna onun namına bir şey öder, ne de çocuk babasına onun namına bir şey ödeyicidir. Şüphe yok ki Allah’ın vaadi haktır; öyle ise sakın dünya hayatının menfaatleri sizi aldatmasın! Ve sakın o çok aldatıcı şeytan sizi bir taraftan günaha sevk ederek Allah’ın affına güvendirmek ile şaşırtmasın!” (Lokman, 31/33)

Hakiki menfaatin Allah’ın ipine, emir ve nehiylerine sımsıkı tutunmaktan başka hiçbir yerde olmadığından sakın gafil kalmayalım!..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun