Kulak hırsızlığı yapan cinlerin taşlanması ve cinlerin mahiyeti hakkında bilgi verir misiniz? Bu konuda Saffat suresi 8-10. ayetleri açıklar mısınız?

Tarih: 28.10.2006 - 04:13 | Güncelleme:

Soru Detayı
Şeytanlar mele-i alaya neden yaklaşıyorlar ve ateşle kovalanıyorlar? Şeytanlar her mekanda gezebiliyorlar mı? Şeytanlar her kılığa girebilirler mi?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Ve orayı her türlü şeytandan koruduk. Onlar mele-i âlaya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar. Dinlemeye kalksalar kovulup atılırlar. Hem onlar için devamlı bir azap vardır. Ne var ki içlerinden birisi bir söz kırıntısı kapmayı başarırsa, derhal yakıcı ve delici bir ışın onu kovalar. Onlara bir sor bakalım: Kendileri mi yaratılışça daha güçlü kuvvetli, yoksa bizim diğer yarattıklarımız mı? Doğrusu Biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık." (Saffat, 37/7-11)

Cahiliye Arapları arasında kehanet pek yaygın idi. Kâhinlerin cinlerle irtibatlı olarak gaybî haberler getirdiklerine inanırlardı. Hz. Peygamber (asm)’ı da öyle nitelendirdiler. Allah, şeytanların mele-i âlaya yaklaşır yaklaşmaz, delici bir ışın tarafından kovalandıklarını bildirir.

* * *
Cinlerin yapıları nasıldır?

Yeryüzünde gördüğümüz varlıklar, farklılıklarına göre ırklara, cinslere, nev'lere ayrılır. Bunun gibi, ırklara, nev'lere, ayrıldığı gibi, cinler de kendi bünye ve yapılarına göre, nev, cins ve ırklara ayrılır. Bu izahı zor meselenin anlaşılması için ehl-i hakikat tarafından yapılan istiare ve teşbihler bazen yanlış idrak edilip, hatalara düşülmektedir.

İnsanlar derilerinin renklerine, gözlerinin şekline göre farklılık arz eder. Beyaz ve siyah ırk vs. gibi ırklara ayrılır. Yeryüzünün insandan önceki yaşayan canlılarından olan cinler de böyle ırklara ayrılır. Manyetik enerjilerine, akımların frekanslarına göre, şua ve dalga boylarına göre çeşitli cinslere ayrılırlar. Sürat ve hızları, ırklarına göre farklıdır.

Cinlerin hepsi temessül edip, görüntü veremez. Metafizik alemden bizim alemimize hepsi geçemez, ancak bazı cins ve ırklar geçebilir. Kimi eşyayı bir yerden bir yere nakledebilir, kimisi maddeyi geçici bir süre kaybedebilir, kimisi yanına geldiği insanı çeşitli şekillerde hastalandırır, kimisi rahatlatır. Kimi cinsler korku ve ürperti verir, kimi ırklar ise insanın şehvetini, behimi arzularını arttırır.

Cinlerin yaşadıkları yerler de ırklarıyla, cinsleriyle ilgilidir. Kimisi karanlıklarda, kimisi tuvaletlerde, kimisi ateşte, kimisi suda yaşar. Elbette ki bu fizik alemdeki bölgelerin, kendi alemlerindeki yansımalarında bulunurlar. Çünkü, maddi alemdeki cismani her şeyin, gayb aleminde manyetik bir dublesi, bir yansıması vardır.

Bazı hikaye ve masalların temel unsurlarında kullanılan cadı, peri, hortlak, ifrit, gulyabani, dev vs. gibi isimler aslında birer cin ırkıdır. Hepsinin kabiliyetleri farklıdır. Irk olarak en güçlüleri, ifrit denilen cin grubudur. Her bir nev' muhtelif görüntüler verir. İnsana korku ve ürperti veren cin grubu cadılardır.

Şeytan da ırki yönden cinler gibi dumansız ateş denilen bir ışın türünden yaratılmıştır. Fakat, cinler şeytanı göremez ve onun ifsad ve iğfal emellerine alet olabilirler. İnsan ve hayvanlar topraktan yaratılmış olmalarına rağmen şu an toprak değil, et ve kemikten müteşekkil mahluklardır. İnsan, et ve kemikten yapısına rağmen, birçok duygu ve hissiyat ile donatılmıştır. Bunun gibi cinler de bir enerji kütlesi olmalarına rağmen, onlara da Allah (c.c.) tarafından yapılarına uygun kabiliyet ve duygular verilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'deki meşhur kıssada Hz. Süleyman (a.s.), “Saba melikesi belkis'ın tahtını kim getirecek?” diye sual ettiğinde, cinler ve ifritler (ifrit; cinlerin bir nev'i, bir ırkıdır.) hemen getirebileceklerini söylediler. Halbuki Araf ismindeki veziri, göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir anda tahtı bütün mahiyeti ile beraber getiriyor. Ayrıca Hz. Süleyman (a.s.) asasına dayanmış vaziyette vefat etmesine rağmen cinler o'nun vaziyetini bilemediler. Bugün yeryüzündeki medeniyet, teknik keşifler, terakki ve yükselişler, elektronik beyin ve bilgisayarlar, ışınlama cihazları vs. bütün ilerlemeler insanların üstünlük tarafıdır. Peygamberlerin mucizeleri, insanlara üstünlük ve terakki için yol göstericidir.

Cinlerin verdikleri bilgiler doğru mu, güvenilir mi?

ispritizma denilen bu hadise ve seans düzenlemeleri, bize avrupalılardan ve gayri ciddi şarlatanlardan geldiğinden yalan ile doğru birbirine karışır. Transa girmiş medyumu konuşturan cinler, bunu, beynin konuşma merkezine belli frekansta enerji akımı göndermek suretiyle yapar. Her lisanda, her ses tonuyla şahıs konuşturulur. Özellikle geçmiş ile ilgili konulara cinler, kabiliyetleri ve yapıları sayesinde doğru cevap verebilir. Boyutları farklı olduğundan ve onların aleminde zaman çok yavaş geçtiğinden, normal bir cin, bir anda yüzlerce sene önceki bilgilere kolayca ulaşabilir.

Zaten reenkarnasyon denilen sapık inanış olan ruhların beden değişmesi safsatasının arkasında da süfli ve habis ruhlar, kafir cinler vardır. Onlar bunu şeytanın hile ve vesvesesi ile yapmakta, bir çok insanın inanç ve akidesini sarsmaktadır. Çoğu insan, bu aldanmanın cinlerin tesiriyle olduğunu bilmez, ancak bu ilimle meşgul insanlar bunu tespit edebilir.

Trans, yani derin uyku seansında davete icabet edip gelen cinler, kendilerini “ruh, evliya, büyük zat” diye tanıtmıştır. Kendilerinin cin olduğunu kabul etmez ve insanı küçük düşürücü bir kimliğe bürünürler. Kendilerine “efendi”, “büyük zat” denilince konuşacaklarını söylerler. Ağzınıza bir parmak bal koymak nevinden birkaç acayip haber verdikten sonra, şeytanın kandırmasıyla, insanları hak ve hakikat yolundan çevirmeye çalışırlar. Orada bulunan insanların eriştiklerini, makamlarının yüksek olduğunu, fazla ibadete gerekleri olmadığı telkinini yaparlar.

Yine, tespit edilmiştir ki eğer transa giren medyumluk vasfına sahip şahıs inançlı bir insan ise, genellikle üzerine inançlı cinler gelir. Fakat onların söyleyeceği sözlere de dikkat etmek gerekir. Cinler alemindeki kavram ve ifadeler, bizim alemimizle farklılık arzettiğinden, her haberi incelemek ve araştırmak gerekir. Misk ve güzel kokular ulvi ruhları, kötü kokular süfli, alçak ruhları, kafir cinleri celbeder. Şunu bilelim ki, insanın içi ve çevresi nasıl olursa, oraya gelecek olan cinler, ona göre değişecektir. Kafirlerin cami ve cami cemaatinden, mü'minlerin fısk ve dalalet yuvalarından rahatsızlık duyması bünye meselesidir ve bu hadise cinler için de geçerlidir.

Seans ne demek?

Şehadet aleminde yaşayan insanlar ile gayb aleminde yaşayan cinler arasında en belirgin yakınlaşma, İslam alimlerinin “istiğrak”, batılıların “trans” dedikleri, medyumların derin uykusu esnasında olur. Cinler, iki alem arasında vasıta olan medyumların transı (derin uykusu) anında, insanın beynine ilim ve teknolojinin tespit edemediği bazı enerji akımları gönderir. Bu enerji akımı, direkt olarak derin uyku pozisyonundaki medyumun sinirlerine tesir eder. Cinin gücü ve kuvvetine göre, trans durumundaki medyum, kendinde olmadan, uzaktan kumandalı bir robot gibi hareket ettirilir. O esnada çevrede bulunan insanlar, sordukları sorulara doğru - yanlış birçok cevap alırlar. Cinler, gerek insanın kendi ses tonuyla, gerekse kalın ve ince sesler çıkararak her dilde konuşabilirler. Geçmişten, gelecekten, şimdiki halden bazı yalan haberler verebilirler.

Bu durum cazibedar bir haldir. Aslında kontrol edilmezse, cinleri tanıyan ve bilen bir uzmanın dışında yapılırsa, insanların iğfal ve aldatılmasıyla neticelenebilir.

Cin ve şeytanın farkları nelerdir?

Cinler, insanın doğrudan beynine, aklına, düşünce sistemine nüfuz edebilir (korku, endişe, ürperti, hayal kurma gibi olaylarda olduğu gibi), o bölgeleri tesir altına alabilir. Şeytan ise farklıdır, o yaratılış gereği kalbe, inanç ve itikat merkezine nüfuz eder. Devamlı surette insana vesvese verir, onu ifsat ve iğfal etmeye çalışır. Şeytan, en büyük düşman olduğu halde, gerektiğinde cinleri, gerektiğinde habis ruhları, gerektiğinde ise insi şeytanları kullanarak, kötülüklerini bunlar vasıtasıyla sergileyerek varlığını insanlara unutturmaya çalışır. Bu gaflet halinden kurtulmak için, insanın inancı kuvvetli, düşünce ufku berrak, temiz kalpli, duru gönüllü, tahkiki imanı elde etmiş olması ve hakikat derslerinin yapıldığı sohbetlere sık sık giderek dünyayı bir misafirhane olarak görmesi gerekir.

Özellikle sosyete kesiminde, lüks hayat içinde olup da, sırf merak ve macera olsun diye böyle seans düzenleyenler “Mevlana'nın ruhu geldi, falan zatın ruhu gitti,..” diyerek, cinler tarafından aldatıldıklarının farkına varmaz ve inançlarında, itikatlarında çoğu zaman bir şek ve şüphe tezahür eder. Birçokları cinlerin iğfal edip aldatmasıyla ibadeti de bırakır. Allah muhafaza etsin, bu hal, insan için en büyük felakettir. İnsan için en büyük zarar, en müthiş hastalık, Allah'tan (c.c.) uzaklaşmaktır ve şeytan, bu konuda tuzağına düşen hiçbir insana acımaz.

İnsanlar bu cazibedar cin oyunları, cin çağırma, ruh daveti, seans gibi şeylerle meşgul olup, cinlerle görüşmek cinleri görmek sevdası yerine, temiz bir kalple, ihlaslı bir niyetle, iman hakikatleri dersini aldıktan sonra, nefis terbiyesi neticesinde manen terakki ederek ulvi ruhlarla, büyük zatlarla Allah'ın izniyle görüşmeyi arzulamalıdır.

Belli bir makama gelen insan, cinlerle görüşmeyi, perilerle sohbeti, cinlere soru sormayı, bilgi öğrenmeyi neylesin?

Önümüzde, boyutları bizce tam belli olmayan bir metafizik alem vardır ve cinler bu alemin sakinlerinden ancak bir çeşididir. Kur'an-ı Kerim'in tılsımatıyla, hakikati görebilen gözlerle, bu alemi keşfetmeye ve Allah'ın izni ile fethetmeye çalışmalıyız. Bu sahada ilim ve bilgilerimiz arttıkça, cinleri birçok sahada istihdam edeceğimize inanıyoruz. Yeryüzünün ilk sakinlerini, teknolojinin ilerlemesiyle daha iyi tanıyacağız.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kulak hırsızlığı yapan cinlerin taşlanması ne demektir?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun