Kıyamet anına kadar İslam, açıktan ve galip olarak devam edecek midir?

Tarih: 28.05.2014 - 13:22 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde kıyamet anına kadar islamı açıktan ve galib olarak yayan bir guruptan bahsediyor. Ancak Bediüzzaman Said Nursi ise İslamın bir dönem üstünlük yaşayacağını daha sonra gizliden ve mağlup olarak icraatına devam edeceğini söylüyor. Sebebi sizce nedir?

- Bir de mehdiyet döneminin 300 yıl süreceğini Bediüzzamanın bir sözüne dayandırıp söyleyenler varmış. 300 yıllık süreç doğru mu?

"Ey paşalar, zabitler! Bütün kuvvetimle derim ki: Gazetelerde neşrettiğim umum makalâtımdaki (yazılarımı) umum hakaikde nihayet derecede musırrım (doğruluklarını ispatlarım). Şayet zaman-ı mâzi cânibinden Asr-ı Saadet mahkemesinden adaletnâme-i şeriatla dâvet olunsam, neşrettiğim hakaiki aynen ibraz edeceğim. Olsa olsa, o zamanın ilcaatının modasına göre bir libas giydireceğim. Şayet müstakbel tarafından ÜÇYÜZ SENE sonraki tenkidat-ı ukalâ mahkemesinden tarih celbnamesiyle celbolunsam; yine bu hakikatları, tevessü ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber taze olarak orada da göstereceğim. Demek hakikat tahavvül etmez. Hakikat hakdır. "Hak daima üstün gelir; hakka galebe edilmez." (Keşfü'l-Hafa, 1/127, Hadis No: 362.) Millet uyanmış; mugalâta ve cerbeze ile iğfal olunsa, devam etmiyecektir. Hakikat telâkki olunan hayâlin, ömrü kısadır. Feveran eden efkâr-ı umumiye ile o aldatmalar ve muğalâtalar dağılacak ve hakikat meydana çıkacaktır, İnşallah." (Tarihçe-i Hayat, s. 76)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Hadis-i şerifte İslam ümmetinden, her asırda bir mücahid taifenin hak üzerinde, özellikle manevi cihadına devam edeceğine vurgu yapılmış ve kıyamet gelinceye kadar bu hareketin devam edeceğine işaret edilmiştir.

- Hadiste yer alan “Allah emrini / kıyameti getirinceye kadar…” manasındaki ifadeden “kıyametin kopacağı son ana kadar” şeklinde bir ihtimali anlamak caiz olduğu gibi, “kıyametin yakın olduğu zamana kadar” manasını anlamak da mümkündür. Bediüzzaman Hazretleri hadisi bu ikinci manada değerlendirmiş ve bu değerlendirmeyi ebced hesabıyla şöyle desteklemiştir:

حَتَّى يَاْتِىَ اللّٰهُ بِاَمْرِهِ (Allah emrini / kıyameti getirinceye kadar) fıkrası dahi (şedde sayılır); makam-ı cifrîsi bin beş yüz kırk beş (1545) olup, kâfirin başında kıyamet kopmasına îma eder. لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّٰهُ

Cây-ı dikkat ve hayrettir ki, üç fıkra bil'ittifak bin beşyüz (1500) tarihini göstermeleriyle beraber, tam tamına manidar, makul ve hikmetli bir surette bin beş yüz altı'dan tâ kırk iki'ye, tâ kırk beş'e kadar üç inkılab-ı azîmin ayrı ayrı zamanlarına tetabuk ve tevafuklarıdır. Bu îmalar gerçi yalnız birer tevafuk olduğundan delil olmaz ve kuvvetli değil, fakat birden ihtar edilmesi bana kanaat verdi. Hem kıyametin vaktini kat'î tarzda kimse bilmez; fakat böyle îmalar ile bir nevi kanaat, bir galib ihtimal gelebilir.” (Kastamonu Lahikası, s. 28)

- Bediüzzaman Hazretlerinin “mehdiyet döneminin 300 yıl süreceğine” dair bir ifadesinin olduğunu düşünmüyoruz. Soruda yer alan “300 yıllık tarihin gerisi veya ilerisinden gelen ilim heyetine -farklı üsluplarla da olsa- aynı hakikatleri savunacağına” dair ifadesinden bunu anlamak mümkün değildir.

Kaldı ki yukarıda ilgili hadisi açıklarken, bu zaman dilimini açıkça ortaya koymuştur. Oysa 300 yıllık zaman dilimi farazi bir süreçtir...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun